15 Nisan 2018 (Pazar)

İLDEK KONSEYİ FARKINDALIK YARATTI


Prof. Dr. Asaf Varol
varol.asaf@gmail.com

İLDEK Konseyi 12-14 Nisan 2018 tarihleri arasında Çukurova Üniversitesi İletişim Fakültesi ev sahipliğinde Adana’da toplandı. Bu etkinlik ile İLDEK Konseyinin 26. Toplantısını gerçekleştirmiş olduk. 2000 yılından beri yılda en az bir kez bir araya gelen iletişim fakültesi dekanları, gittikçe güçlenmekte ve aldıkları kararlarla ses getirmektedir.
Kanımca bu yılki toplantının en önemli özelliği İLDEK sayesinde kurulması gerçekleşen İLAD/İLEDAK Akreditasyon Kuruluşunun Ocak 2018 ayından beri YÖK Kalite Kurulu tarafından tescil edilmesidir. Diğer bir deyimle, artık Türkiye’deki iletişim fakültelerini de akredite edecek bir kuruluş oluşturuldu. Bundan böyle akredite edilen iletişim fakültelerinin isimleri ÖSYS kılavuzunda yer almış olacak. Böylece öğrenciler tercih yaparken, akredite edilmiş fakülteleri kılavuzda görebilecek.
Bu yıl yapılan toplantıya katılan çağrılı konuşmacılar, verdikleri bilgiler ile iletişim fakültesi” dekanlarının merak ettikleri konulara açıklık getirmiş oldular. YÖK Kalite Kurulu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Tuncay Döğeroğlu, Yükseköğretimde Kalite Güvencesinin Önemini anlatan bir sunu yaptı. Bu kapsamda yeterlilikler çerçevesi, yaşam boyu öğrenme, kalite güvencesi yaklaşımı, kurumsal dış değerlendirme ve akreditasyon, ülkemizdeki akreditasyon kuruluşları ve kendilerinden beklenenler ve Türkiye’de akredite edilen lisans programları hakkında bilgiler verdi. Dekanların bu sunuyu takip etmeleri, akredite sürecinde karşılaşılabilecek sorunların giderilmesi bağlamında önemli katkılar sağlayacağı kuşkusuzdur.
RTÜK Başkanı Prof. Dr. İlhan Yerlikaya hocamız da davetimize icabet etmişti. Kendileri iletişim camiasından gelmektedir. Erciyes Üniversitesinde İletişim Fakültesi dekanı olarak görev yapmıştı. İLDEK’in ilk yıllarda yapılan toplantılarına da sürekli katılmış ve katkı sağlamıştır. Sayın Yerlikaya, RTÜK’ün sansür uygulamadığını, kapatılan radyo ve televizyonların toplumun örf ve adetlerine aykırı yayınlar yaptığını ve para kazanmak amaçlı kuruluşlar oldukları için kapatıldıklarını vurguladı. Bazı kanalların adeta kadın pazarlama için kullanıldığını, bazılarının şans oyunları adı altında halkı dolandırdıkları için kapatıldıklarını söyledi.
Üstat Alpaslan Durmuş, MEB Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı olarak çok değerli bilgiler sundu. Bilindiği üzere iletişim fakültesi mezunlarının en çok peşinde oldukları konulardan biri, ortaöğretim kurumlarında okutulmakta olan iletişim alanı ile ilgili derslere neden iletişim mezunlarının atanmadığı konusu idi. Açıklamalar sonrasında iletişim fakültesi mezunları şayet pedagojik formasyon almış ise atanmalarında sorun bulunmadığı, mevzuat gereği neyse onu işlettiklerini anlatınca, iletişim fakültesi dekanları konu hakkında mevzuat nedeniyle ortaya çıkan engelleri daha iyi anlamış oldular. İletişim derslerinin zorunlu okutulması için de başlıca sorunun her branşın seçmeli dersleri zorunlu okutmanın peşinde olduğunu, bir seçmeli dersi zorunlu koymak içinhaftada 5 saat okutulan örneğin bir matematik dersin bir saatini kısmaları gerektiğini, bunun sonucunda da aniden 3000’nin üzerinde öğretmenin norm kadroya takılacağını söyledi. Öğrenciler tercih etmeleri halinde, çok daha fazla iletişim mezununa istihdam imkânının doğacağını belirtti ve dekanların PR yapmalarını önerdi.
İletişim alanında İLAD/İLEDAK kuruluşunun devreye alınması sonucunda, 30’un üzerinde iletişim fakültesinin akredite olmak için İLAD’a başvurmuş olması, fakültelerimizin akredite olması için yarışa girdikleri intibaını bende uyandırdı. Geçen yıl (2017) YÖK Kalite Kurulu tarafından Abant İzzet Baysal Üniversitesini değerlendiren takım içerisinde görev almıştım. Amerika’da da ABET kriterlerine göre 2004-2005 yıllarında dersler vermiş ve ABET eğitimlerine katılmıştım. Bu nedenle iletişim fakültelerinin neden bir an önce akredite olmak istediklerini çok daha iyi değerlendirebiliyorum.
İLDEK’inmisyonu ve hedefleri için aşağıdaki tanımlama yapıldı:
“Fakültelerin mevcut durumlarının analizlerini yaparak, stratejik yeniden yapılanmalarının esaslarını belirlemek, yeni teknolojilerin iletişim eğitimine adaptasyonunu sağlamak, mezunlarını rekabet edebilir ve sürdürülebilir bilgi ve becerilerle donatmak amacıyla, öneri mahiyetinde kararlar alarak ilgili kurum ve kuruluşlara göndermek, İLDEK’inmisyonunu oluşturmaktadır.
İletişimcilerin tarafsız yayın yapmalarını, yanlışların ve haksızlıkların üzerine cesurca gidebilmelerini, güçlüden yana değil, doğru ve haklıdan yana mücadele edebilecek etik kuralları özümsemiş iletişimcilerin yetişmelerini sağlamak için öneriler üretmek, İLDEK’in hedefleri arasındadır.
Mezunlarının dünya ölçeğinde iletişim alanında rekabet edebilir düzeye çıkabilmelerini sağlamak için İLDEK, söz konusu fakültelerin akredite edilmesini önemsemektedir. Akreditasyonu sağlamak için ilgili yetkili kurulların onayını alarak İLEDAK’ı (İletişim Eğitimi Akreditasyon Kurulunu) 2018 yılı Ocak ayında devreye sokan İLDEK, iletişim eğitiminin modernleştirilmesini, güncellenmesini, sürdürülebilir olmasını ve ülkenin gelişmesine katkı sağlayacak düzeye çıkarılmasını kendisine birincil görev addetmektedir.”
Bu yıl İLDEK Konseyi tarafından alınan kararları aşağıda bilgilerinize sunuyorum.

26. İLDEK DEKANLAR TOPLANTISI SONUÇ BİLDİRGESİ
İletişim Fakülteleri Dekanlarının katılımıyla 12-14 Nisan 2018 tarihlerinde Çukurova Üniversitesi İletişim Fakültesi ev sahipliğinde Adana’da gerçekleştirilen 26. İletişim Fakülteleri Dekanları toplantısında;
İletişim Fakültelerine ÖSYS sınavı ile yerleştirilecek öğrencilerde aranacak puan türü konusu görüşüldü. Puan türünde önemli değişikliklerin yapıldığı göz önüne alınarak hangi puan türü ile öğrenci alınmasının daha uygun olacağı hususunda Prof. Dr. Hatice Çubukçu tarafından daha önce hazırlanıp YÖK Başkanlığına sunulmuş olan raporun gözden geçirilmesine karar verildi. Hazırlanacak nihai raporun Prof. Dr. Peyami Çelikcan ve Prof. Dr. Ergun Yolcu’dan oluşan bir komisyon tarafından ilgili kurum ve kuruluşlar nezdinde takip edilmesine,
İletişim Fakültelerinde öğretim görevlilerinin istihdamı konusunda bir belirsizliğin ve farklı uygulamaların hüküm sürdüğü gündeme getirildi. İletişim fakültelerinde öğretim görevlilerinin istihdamı konusunda ilgili kurumlar nezdinde girişimlerde bulunmak üzere, Prof. Dr. Ergun Yolcu ile Prof. Dr. Peyami Çelikcan’ın görevlendirilmesine,
Ortaöğretim kurumlarında okutulmakta olan iletişim alanları ile ilgili derslerinin durumlarının görüşülmesi ve iletişim derslerinin iletişim mezunları tarafından verilmesini sağlamak amacıyla, Milli Eğitim Bakanlığının ilgili birimleri ile temaslara geçilmesi ve bu konuda bir rapor hazırlamaları konusunda İLDEK Konseyi yeni Yürütme Kuruluna yetki verilmesine,
İlki 18-19 Ekim 2018 tarihleri arasında Mersin Üniversitesi ev sahipliğinde yapılacak olan Uluslararası bir sempozyumun bundan böyle her iki yılda bir periyodik olarak yapılmasına, bu konuda yetkinin İLDEK Yürütme Kuruluna verilmesine,
İLDEK’in akademik ödüller vermesinin uygun olacağına ve bu konuda çalışma yapmak üzere Yürütme Kuruluna yetki verilmesine,
İletişim fakültelerinde öğrencilerin dil becerilerini artırmak için dil-dilbilim/sosyo-bilim gibi derslerin niteliklerinin belirlenmesi amacıyla Giresun Üniversitesi Tirebolu İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nazım Elmas’ın bir rapor hazırlayarak Yürütme Kuruluna sunmasına ve Kurulun bu konuda öneri niteliğinde bir görüşü ortaya koymasının uygun olacağına,
İletişim Fakültelerinin ara.-gereç-arşiv ve fiziki mekânlar gibi imkânlarının iletişim fakülteleri öğrencileri ve öğretim elemanları tarafından ortak kullanımının olabilmesi için bir raporun Giresun Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nazım Elmas tarafından hazırlanarak Yürütme Kuruluna sunulmasına ve bir görüş ortaya çıkması için çalışma yapmasının uygun olacağına,
İletişim mezunlarının istihdam alanlarının artırılması amacıyla, mezunlarının almış oldukları farklı unvanların tescil ve kadro ihdas edilmesi amacıyla, Başbakanlık Personel Daire Başkanlığına yazı yazılması ve bu konuda yetkinin Yürütme Kuruluna verilmesine,
2019 İLDEK Konseyi toplantısının Giresun Üniversitesi Tirebolu İletişim Fakültesi Dekanlığı ev sahipliğinde gerçekleştirilmesine, 2020’de İzmir Ekonomi Üniversitesi ve 2021 yılında ise Kıbrıs Yakındoğu Üniversitesi ev sahipliğinde yapılmasının benimsenmesine, ancak 2020 ile 2021 yılları ile ilgili nihai kararın o dönemlerde yapılacak İLDEK Konsey toplantılarda yeniden gündeme alınmasına,
Yeni Yürütme Kurulu Üyelerinin aşağıdaki üyelerden oluşmasına
Prof. Dr. Aysel Aziz (Yeni Yüzyıl Üniversitesi)
Prof. Dr. Asaf Varol (Fırat Üniversitesi, Daimi Üye)
Prof. Dr. Nazım Elmas (Giresun Üniversitesi)
Prof. Dr. Ergun Yolcu (İstanbul Üniversitesi)
Prof. Dr. AbdülrezakAltun (Ankara Üniversitesi)
Prof. Dr. Hatice Çubukçu (Çukurova Üniversitesi)
oybirliği ile karar verildi.

YAZIYI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

16 Şubat 2017 (Perşembe)

İLDEK YÜRÜTME KURULU YÖK’TE


Prof. Dr. Asaf Varol
varol.asaf@gmail.com

İletişim fakültesi Dekanları Yürütme Kurulu (İLDEK), 14 Şubat 2017 tarihinde YÖK Başkan Vekili Sayın Prof. Dr. Hasan Mandal’ı makamında ziyaret ederek, iletişim fakültelerinin bazı sorunlarını kendilerine anlatmıştır. İLDEK Başkanı Prof. Dr. Aysel Aziz hocamızın başkanlığında, bu toplantıya Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekan V. Prof. Dr. Abdülrezak Altun, önceki Dekanı Prof. Dr. Ruken Öztürk, Gazi Üniversitesi Dekan V. Prof. Dr. Ersin Özarslan, Başkent Üniversitesi Halkla İlişikler veTanıtım Bölümü Başkanı Prof. Dr. Recep Tayfun, Sakarya Üniversitesi İleitşim Fakültesi Dekan V. Prof. Dr. Aytekin İşman, İstanbul Aydın Üniversitesi Dekan V. Prof. Dr. Hülya Yengin ve Fırat Üniversitesinden Prof. Dr. Asaf Varol katıldı.

Başkanımız Sayın Prof. Dr. Aysel Aziz tarafından sunulan dosya içerisinde yer alan ve son zamanlarda kamuoyunun gündeminde olan Medya Okuryazarlığı dersi ile ilgili raporu aşağıda sunuyorum.

İLETİŞİM EĞİTİMİ VE ÖĞRETİMİ İLE İLGİLİ RAPOR
Kısa Tarihçe

Ülkemizde 4 yıllık iletişim eğitimi 1965 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksekokulu’nun açılması ile başladı (1). Ankara Üniversitesinden sonra İstanbul ve Ege Üniversitelerinde açılan yüksekokulların sayısı, özel eğitim veren 3 yıllık gazetecilik okullarının Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılmasından sonra 6’ya çıktı ve bu sayı, vakıf üniversitelerinin açılmasına kadar fazla gelişme göstermedi.

Basın Yayın Yüksekokullarında “Gazetecilik”, “Radyo Televizyon ve Sinema” ile “Halkla İlişkiler ve Tanıtım” olmak üzere 3 bölüm adı altında öğretim yapılıyordu.

1992 yılında iletişim eğitimi veren basın – yayın yüksekokullarının statüsü değiştirildi ve iletişim fakülteleri olarak yeniden düzenlendi. Bu tarihten sonra devlet üniversiteleri olarak “Selçuk” (Konya), “Atatürk” (Erzurum), “Erciyes” (Kayseri), “Kocaeli” (İzmit) gibi üniversitelerde iletişim eğitimi veren fakülteler açıldı.

1996 yılından sonra hemen hemen her vakıf üniversitesi bünyesinde iletişim fakültesi açılmaya başlandı ve iletişim eğitimine ilgi büyük oldu. Vakıf üniversiteleri yanında yeni açılan devlet üniversitelerinde de iletişim fakültelerine ilgi arttı. İletişim fakültesi olmayan üniversiteler de iletişimle ilgili programlar açmaya başladı.

İletişim Eğitiminin Günümüzdeki Durumu

• ÖSYM kitapçığında yer alan iletişim fakültesi sayısı 56’dır. Yalnızca Türkiye’de eğitim yapan iletişim fakültesi sayısı ise 47’dir (2). Bu fakültelerden 31’i devlet, 16’sı ise vakıf üniversitesidir.
• İletişim fakültelerinde 112’si devlette, 61’i vakıf iletişim fakültelerinde olmak üzere toplam 173 bölümde iletişim eğitimi yapılmaktadır.
• Güzel Sanatlar, Fen ve Edebiyat, İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler ve İşletme Fakülteleri gibi fakültelerde iletişim eğitimi veren programlar bulunmaktadır.
• Devlet Üniversitelerinde 22 farklı fakültede 29 iletişim programı bulunmaktadır.
Vakıf Üniversitelerinde 25 farklı fakültede 47 iletişim programı bulunmaktadır.
Her iki tür üniversitede iletişim fakülteleri dışında toplam 76 programda iletişim öğretimi yapılmaktadır.
• Türk üniversitelerinde iletişim fakülteleri ve iletişim dışı farklı fakültelerde iletişim öğretimi yapan program sayısı 249’dur (3).
• Bazı üniversitelerde (devlet ve vakıf) hem doğrudan iletişim fakültesi hem de başka fakülte içerisinde aynı ya da benzer adlar altında iletişim öğretimi yapan programlar bulunmaktadır. Bu konuda en yaygın uygulamalar Güzel Sanatlar Fakülteleri ile Sosyal Bilimler Fakültesi ya da benzeri adlarla açılan fakülteler içinde verilen iletişim eğitimleridir.
• İletişim eğitimiyle ilgili olarak, iletişim fakültelerinde giderek artan sayı ve içerikte, iletişim teknolojisindeki gelişmeye ve sektöre olan etkisine bağlı olarak ortaya çıkan yeni iş alanlarına eleman yetiştirmek amacıyla “Yeni Medya”, “Dijital Medya”, “İletişim Tasarımı Yönetimi”, “İletişim Ta

06 Şubat 2017 (Pazartesi)

MEDYA OKURYAZARLIK DERSİNİ KİMLER VERMELİ?


Prof. Dr. Asaf Varol
varol.asaf@gmail.com

İletişim Fakülteleri Dekanları her yıl bir üniversitenin ev sahipliğinde toplanarak iletişim alanındaki sorunları tartışmakta ve geleceğe yönelik öneriler hazırlamaktadır. İletişim Fakülteleri dekanları toplantı organizasyonunu 2006 yılından beri İLDEK Yürütme Kurulu üstlenmektedir. İLDEK, İletişim Fakülteleri Dekanları Yürütme Kurulunun adıdır.

İLDEK Yürütme Kurulu 7 kişiden oluşmakta ve her yıl İletişim Fakülteleri Dekanları Genel Kurulunun oyları ile belirlenmektedir. İLDEK Yürütme Kurulunda başından beri daimi üye ve raportör olarak görev aldığım için, geçmişten günümüze kadar toplantılarda ele alınan konuları dolayısıyla yakından bilmekteyim. 2017 yılı İLDEK Yürütme Kurulu üyeleri aşağıdaki isimlerden oluşturulmuştu.

Prof. Dr. Aysel Aziz (İstanbul Yeni Yüzyıl Üniv., Başkan)
Prof. Dr. Nilüfer Sezer (İstanbul Üniversitesi)
Prof. Dr. Abdülrezak Altun (Ankara Üniversitesi)
Prof. Dr. Hatice Çubukçu (Çukurova Üniversitesi)
Prof. Dr. Senem Duruel Erkılıç (Mersin Üniversitesi)
Prof. Dr. Atila Yüksel (Adnan Menderes Üniversitesi)
Prof. Dr. Asaf Varol (Fırat Üniversitesi, Daimi Üye/Raportör)

Uzun yıllardır İLDEK Yürütme Kurulunun gündeminde Ortaöğretim kurumlarında programda yer alan Medya Okuryazarlığı dersinin kimler tarafından okutulması gerektiği konusu tartışılmakta ve İLDEK sonuç bildirgelerinde bu

23 Haziran 2016 (Perşembe)

İLETİŞİM FAKÜLTELERİNİN PUAN TÜRÜ MÜCADELESİ

Prof. Dr. Asaf Varol
varol.asaf@gmail.com

Haziran ayı, üniversite öğrencileri için sınavların yoğun yapıldığı bir aydır. Öğrenciler bu ay içerisinde 5 ayrı kategoride sınava girmektedir. Lisans yerleştirme sınavı adı altında yapılan bu sınavların adı aşağıda verilmiştir:

LYS-1: Lisans Yerleştirme Sınavı-1 (Matematik), LYS-2: Lisans yerleştirme Sınavı-2 (Fen-Bilimleri), LYS-3: Lisans Yerleştirme Sınavı-3 (Edebiyat-Coğrafya), LYS-4: Lisans Yerleştirme Sınavı-4 (Sosyal Bilimler) ve LYS-5: Lisans Yerleştirme Sınavı-5 (Yabancı Dil). 2016 yılında bu sınavlar 18-19 ve 25-26 Haziran tarihlerinde yapılmaktadır.

İletişim Fakültelerine hangi puan türü ile öğrenci alınması gerektiği, İletişim Fakültesi Dekanı olarak göreve başladığım 2000 yılından beri tartışılan bir konudur. Yurtdışına gideceğimden ötürü, 2004 yılında İletişim Fakültesi Dekanlığı görevinden ayrılmıştım. Ancak, iletişim fakülteleri dekanları ile birlikteliğimiz hala etkin bir biçimde sürmektedir. Çünkü İletişim Fakülteleri Dekanlarının kendi aralarında İLDEK adıyla oluşturdukları Yürütme Kurulunun daimi üyesiyim. Dolayısıyla bu alandaki tüm gelişmeleri yakından biliyorum.

İletişim Fakültelerini tercih eden öğrencilerin analitik düşünce becerisine sahip olması, bu alandaki teknolojinin hızla gelişmesi nedeniyle arzu edilen bir durumdur. Artık 1950-60lı yıllardaki iletişimciler ile günümüz iletişimcileri arasında, bu alandan mezun olanlardan beklenen özellikler çok farklılaşmıştır. Görsel iletişim alanı hızla gelişmektedir. Çünkü bu alandaki teknolojiler öyle hızlı değişiyor ki, artık cep telefonu ile canlı yayın kolaylıkla yapılabilmektedir. Örneğin, Facebook üzerinden bir etkinlik anında canlı yayınlanabilmekte, o canlı yayına bağlanan herkes o etkinliği izleyebilmektedir.

İletişim Fakülteleri mezunlarının hangi puan türü ile öğrenci alması gerektiği konusu nedense iletişim fakülteleri dekanlarına sorulmuyor. Çünkü sorulmuş olsaydı, iletişim fakülteleri dekanlarını temsil eden İLDEK’in bu konudan haberi olurdu.

İLDEK her yıl bir üniversitenin ev sahipliğinde toplanıyor ve iletişim fakültelerinin sorunlarını tartışıyor. 5 Mayıs 2016 tarihinde İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi ev sahipliğinde toplandık. Gündem maddelerinden birisi de hangi puan türü ile iletişim fakültelerine öğrenci alınmasının uygun olacağı konusu idi. Toplantıya katılan dekan ya da temsilcilerinin tümü oybirliği ile TM-3 puan türü ile öğrenci alınmasının uygun olacağı konusunda öneri niteliğinde karar aldılar. İLDEK toplantılarının sonuç bildirgeleri basında yer alıyor ve İLDEK’in web sayfasında da yayımlanıyor. Ayrıca bu toplantıların sonuçları mutlaka ilgili kuruluş ve kurumlara gönderiliyor. Bu kurum ve kuruluşlar: Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Başkanlığı, Basın İlan Kurumu, Anadolu Ajansı, TRT, Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü’dür.

Hangi bölümlerin hangi puan türü ile öğrenci alacağına Yükseköğretim Kurulu karar veriyor. Komisyonlar kuruluyor ve komisyonların aldığı kararlar doğrultusunda puan türleri değiştiriliyor. İletişim fakülteleri, 2016 yılı öncesinde TS-1 puan türü ile öğrenci alıyordu. TS-1 ne demektir? YGS ve LYS (LYS-3+LYS-4) sınavlarında hangi alandan soruların geldiğini aşağıdaki tablodan görebiliriz.

 

YGS LYS (LYS-3+LYS-4)
Puan türü Türkçe Sosyal Bilimler Temel Matematik Fen Bilimleri Türk Dili ve Edebiyatı Coğrafya-1 Tarih Coğrafya-2 Felsefe grubu (Din Kül. Ve Ahlak Bil)
TS-1 13 12 10 5 15 8 15 7 15
TS-2 18 11 6 5 25 5 15 5 10

 

Analitik düşünce beceri fazla olan öğrenciden kastımız matematik sorularının daha fazla sorulduğu puan türüdür. İletişim fakülteleri TS-1 puan türü ile öğrenci alırken, derslerdeki başarıları zaten arzu edilenin çok altındaydı. İLDEK olarak başarıyı artırmak için bizler TM-3 puan türü üzerinde ısrar ediyorduk. YÖK ise 2016 yılında aksine TS-2 puan türüne geçerek, temel matematik alanının soru sayısını daha da düşürdüğü bir tablo sundu. Bu tasarrufun sonucu, iletişim fakültesine analitik düşünce becerileri daha düşük öğrenci gurubunun tercih edeceği şeklinde yorumlanabilir. Peki, İLDEK neden TM-3 puan türünde ısrar ediyor? Bunu anlamak için de aşağıdaki tabloya bakmak gerekiyor.

 

YGS LYS (LYS-3+LYS-4)
Puan türü Türkçe Sosyal Bilimler Temel Matematik Fen Bilimleri Matematik Geometri Türk Dili ve Edebiyatı Coğrafya-1
TM-3 15 10 10 5 18 5 28 9

 

TM-3 puan türü için soruların geldikleri alanlar göz önünde bulundurulursa, bu guruba giren öğrencilerin analitik düşünce becerilerinin daha fazla olduğu öğrencileri kapsadığı anlaşılır. İletişim fakültelerini tercih eden öğrencilerin, bu beceriye sahip olmaları gerekir ki teknolojik gelişmelere adaptasyonları kolay olabilsin.

Acaba neden iletişim fakültelerine özellikle analitik düşünme becerileri zayıf olan öğrencilere hitap eden puan türü ile öğrenci alınmasında ısrar ediliyor diye sorularsa, benim kafamdaki cevaplar şunlardır.

1. Liselerde TS (Türkçe-Sosyal) sözel ağırlıklı derslerin yer aldığı bölümler bulunmaktadır. Liselerde 9. Sınıfların alan seçerken TS bölümünü tercih etmeleri halinde, bu öğrenciler çok az matematik dersi alırlar. Hatta bazı okullarda hiç matematik dersi okumayabilirler. Bu bölümler, TM’lerle (Türkçe-Matematik) eşit sayıda Türkçe dersi almaktadır. Aynı zamanda daha fazla sayıda sosyal derslerle muhatap olurlar. Bu bölümdeki öğrenciler fizik, kimya, biyoloji, geometri tür dersler almazlar. Liselerin bu bölümlerinden mezun öğrencilerin üniversitelerde seçebilecekleri en önemli fakülte, iletişim fakülteleridir. Bu puan türü (TS) ile öğrenci alan bölümler ÖSYS kılavuzundan kaldırılırsa, liselerin TS bölümlerden mezun öğrencilerin tercih edebilecekleri üniversite programlarının az olacağı kaygısı yaşanmaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı bünyesindeki TS bölümleri kapanma tehlikesi ile karşı karşıya kalabilir. TS puan türünde ısrar edilmesinin bence temel nedenlerinden biri bu durumdur.

2. Yükseköğretim Kurulu bünyesinde puan türleri ile ilgili karar veren komisyon içerisinde muhtemelen İletişim alanından gelen birileri bulunmamaktadır. Bu nedenle komisyon çalışmalarında iletişim fakültelerinin öğrenci profili hakkında fikir yürütülememektedir ve bu fakülteleri ilgilendiren kararlar da diğer alanlardan gelen üyelerin görüşleri doğrultusunda şekillenmektedir.

3. Son yıllarda radyo ve televizyon alanında meslek kursları, sertifika programları açan ve bu yöntemle gelir sağlayan meslek birlikleri ve kuruluşlar bulunmaktadır. Bazı meslek kuruluşlarının iddiası, iletişim fakültelerinin alanın istediği seviyede eğitim veremedikleri, mezunlarının iletişim alanındaki becerisizlikleri nedeniyle kendilerinin bu eksikliği kapattıkları görüşündedir. Bu guruba giren oluşumların bazıları; mesleki yeterlilik sınavları, radyo televizyon sektöründe çalışan ya da çalışmak isteyen adayları Kurgu Yönetmeni, Televizyon Teknik Yönetmeni vb. alanlarda ücretli eğitime tuttuklarını biliyoruz. Bu birlikler için mesleki yeterlilik sertifika programlarına kayıt yaptırıp aldıkları eğitim sonrasında medya kuruluşlarına yerleştirilebilmektedir. İletişim fakülteleri için bu tasarrufun adı, “İletişim Fakülteleri arzu edilen düzeyde kaliteli bir eğitim verememekte, bu eksikliği biz tamamlıyoruz” anlamını taşımaktadır. Bu durum iletişim fakültelerini kanımca itibarsızlaştırmaktadır. Eğitim Fakültesinden mezun bir öğretmene bir meslek kuruluşunun pedagoji eğitimi vermesi ve sonrasında istihdam edilmesi nasıl kabul edilecek bir durum değilse, iletişim fakülteleri mezunlarının da meslek birlikleri tarafından sertifika programına tabi tutulması sonrasında istihdam edilebilmesi, bence kabul edilemez bir tasarruftur.

İlgililere aşağıdaki soruyu sormak istiyorum. Kamu Yönetimi, Küresel Siyaset ve Uluslararası İlişkiler, Siyaset Bilimi, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler, Uluslararası İlişkiler ve Yerel Yönetimler programları dahi, YÖK’te alınan bir karar sonucunda TM-3 puan türüne geçirildiler. Bu programların iletişim fakültelerinden daha fazla analitik düşünceye sahip öğrencilerin okuması gerektiğine karar veren mekanizmanın, iletişim fakültelerini TS puan türlerinde dolaştırması kabul edilemez…

Sonuç olarak iletişim fakülteleri dekanlarının oluşturdukları ve her yıl bir araya gelip bu fakültelerin sorunları tartıştıkları bir oluşumun, öneri niteliğinde almış oldukları puan değişimi kararını görmezden gelenlerin, gerçek niyetlerinin yukarıda açıkladığım nedenlerden kaynaklanabileceği endişesini taşımaktayım. Umarım yanılıyorumdur.

Kaynak: http://www.gunisigigazetesi.net/y-8670-b-ILETISIM-FAKULTELERININ-PUAN-TURU-MUCADELESI.html

YAZIYI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

10 Mayıs 2016 (Salı)

İLDEK İSTANBUL’DA TOPLANDI


Prof. Dr. Asaf Varol
varol.asaf@gmail.com

Uluslararası Adli Bilişim ve Güvenlik Sempozyumu (4th International İletişim Fakülteleri dekanlarının her yıl bir iletişim fakültesinin ev sahipliğinde bir araya gelmesi süreci devam ediyor. Bu bağlamda 24. İletişim Fakülteleri Dekanları Genel Kurulu İstanbul Üniversitesi ev sahipliğinde 5 Mayıs 2016 Perşembe günü İstanbul’da gerçekleşti.

Türkiye’de ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde yer alan İletişim Fakülteleri Dekanları ya da temsilcileri bir araya gelerek iletişim eğitiminin sorunlarını tartıştılar. Toplam 42 iletişim fakültesi dekanı ya da temsilcisinin hazır bulunduğu toplantıda ev sahibi olarak Prof. Dr. Nülüfer Sezer bir hoş geldiniz konuşması yaptı. Akabinde İLDEK (İletişim Fakülteleri Dekanları Yürütme Kurulu) Dönem Başkanı Prof. Dr. Ruken Öztürk bir yıl süresince İLDEK’in faaliyetleri hakkında bilgiler sundu. Stage İletişim Danışmanlığı Ajans Başkanı, 2014 Dünya Başkanı Dr. Zehra Güngör İletişim Eğitiminde sektörün fakültelerden beklentisi ve taleplerinin neler olduğu konusunda bir konuşma yaptı. Radyo televizyon yayıncıları Meslek Birliği Başkanı Yusuf Gürsoy, “Aklıma Bir Fikir Geldi” yarışması hakkında genel bilgiler sundu. Bendeniz İLDEK belgeselini sundum. 2000 yılından bugüne kadar İletişim Fakültesi Dekanları toplantılarına en çok katılan üye olarak, geçmişe görsel ve işitsel bir yolculuk yaptık. Prof. Dr. Aysel Aziz, İletişim eğitimi ile akreditasyon konusunda bir süreden beri komisyon olarak yaptıkları çalışmaları anlattı. Prof. Dr. Hatice Çubukçu, İletişim Fakültelerine eşit ağırlıklı puanla öğrenci alınmasının sağlayacağı faydaları dillendirdi. Bendeniz bilahare Türkiye’deki İletişim Öğretiminde Yaşanan Çelişkileri örnekleri ile anlattım.
İletişim fakülteleri dekanlarının almış oldukları kararları aşağıda takdirlerinize sunuyorum.

24. İLETİŞİM FAKÜLTESİ DEKANLARI TOPLANTISI SONUÇ BİLDİRGESİ

2000 yılından beri her yıl düzenli olarak yapılan İletişim Fakülteleri Dekanları Toplantısının yirmi dördüncüsü İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanlığı ev sahipliğinde 5 Mayıs 2016 tarihinde İstanbul’da yapıldı. Ekte listesi sunulan dekanların veya temsilcilerinin katılımıyla yapılan toplantı sonucunda aşağıdaki kararların alınmasına ve alınan kararlara işlerlik kazandırılması amacıyla İLDEK Yürütme Kuruluna yetki verilmesine oybirliği ile karar verildi.

1. Türkiye’de iletişim fakültelerinin ve programlarının akredite edilebilmesi amacıyla, çalışma yapan komisyon üyelerinin aşağıdaki şekilde güncellenmesine, Prof. Dr. Aysel Aziz Başkanlığında çalışmaların yürütülmesine, hazırlanacak raporun İLDEK Yürütme Kuruluna gereği için sunulmasına ve İLDEK Yürütme kuruluna işlemleri takip etme yetkisinin verilmesine;

İLEDAK Komisyon üyeleri:
Prof. Dr. Aysel Aziz (İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi, Başkan)
Prof. Dr. Belma Akşit (Maltepe Üniversitesi)
Prof. Dr. Abdulrezak Altun (Ankara Üniversitesi)
Prof. Dr. Aytekin İşman (Sakarya Üniversitesi)
Doç. Dr. Berrin Yanıkkaya (Yeditepe Üniversitesi)
Yrd. Doç. Dr. Nalan Büker (Işık Üniversitesi)
Yrd. Doç. Dr. Didem Sezen (İstanbul Üniversitesi)

2. Analitik muhakeme gücü ağırlıklı öğrencilerin İletişim Fakültelerini tercih etmelerini sağlamak amacıyla, ÖSYS yerleştirmelerinde TS-1 puan türü yerine, TM-3 puan türüne geçilebilmesi için Prof. Dr. Hatice Çubukçu tarafından gerekçeli bir raporun hazırlanmasına ve bu raporun YÖK’e iletilebilmesi amacıyla İLDEK Yürütme kuruluna yetki verilmesine,
3. İletişim fakülteleri bölüm adları ve içerisinde yer aldıkları fakülteler göz önüne alındığında; Türkiye’de karmaşık bir yapının mevcut olduğu, aynı müfredata sahip olmasına karşın bölüm adlarının değişik olduğu ve aynı bölümlerin farklı fakülte bünyelerinde kurulduğu belirlendiğinden; bu konuda Prof. Dr. Asaf Varol tarafından bir rapor hazırlanmasına ve durumun Yükseköğretim Kuruluna bildirilmesi için İLDEK Yürütme Kuruluna yetki verilmesine;
4. İlköğretimde okutulmakta olan Medya Okuryazarlığı dersine alan dışından öğretmenlerin atandığı, oysa bu alana iletişim fakülteleri mezunu olup pedagojik formasyonu olan öğretmenlerin atamalarının yapılması gerektiği hususunun İLDEK Yürütme Kurulunca takip edilemensine ve Milli Eğitim Bakanlığı nezdinde girişimlerde bulunulmasına;
5. Kamu kurum kuruluşlarında iletişim danışmanı ya da iletişim uzmanı olarak istihdam edilen elemanların genelde alan dışından atandığı, bu tür pozisyonlara iletişim fakülteleri mezunlarının istihdam edilebilmesi için kamuoyu oluşturulması ve İLDEK’in ilgili kurumlarla görüşmeler yapmasına;
6. ILDEK ile ilgili her türlü içeriğinin saklanıp sürdürülebilmesi için http://www.ildek.org uzantılı web sayfasının yayın hayatını sürdürmesine, bu site ile ilgili nasıl bir tasarrufun yapılacağı konusunda İLDEK Yürütme Kuruluna yetki verilmesine,
7. Yeni açılan ve öğretim elemanı eksikliği yüzünden öğrenci alamayan İletişim Fakültelerinin bir an önce öğretime geçmelerini sağlamak amacıyla, gelişmiş

18 Haziran 2015 (Perşembe)

İLDEK TOPLANTISININ ARDINDAN


Prof. Dr. Asaf Varol
varol.asaf@gmail.com

Türkiye’de, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde ve Kırgızistan’da bulunan iletişim fakültelerinin eğitim ve öğretim sorunlarını ele alarak çözüm önerileri üreten, iletişim fakültelerinin görev ve sorumluluklarından yola çıkarak bu fakültelerin gelecek dönemlerdeki vizyonunu belirleyen ve iletişim fakültesi dekanlarının 2000 yılından beri yılda en az bir kez bir üniversitenin ev sahipliğinde bir araya gelerek yaptıkları etkinler; İletişim Fakülteleri Dekanları Toplantıları olarak adlandırılmaktadır. 2006 yılından itibaren bu etkinlikler, dekanların oluşturdukları İletişim Fakülteleri Dekanları Yürütme Kurulu (İLDEK) tarafından düzenlenmektedir.

İLDEK; Mersin Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin ev sahipliğinde 6-8 Nisan 2006 tarihlerinde 25 fakülte dekanının katılımı ile gerçekleştirilen 14. İletişim Fakülteleri Dekanlar Toplantısı’nın 2 numaralı kararıyla oluşturulmuştu. Amaç, iletişim fakülteleri dekanlar toplantısında alınan kararların hayata geçirilmesi, iletişim fakültelerinin sorunlarının çözümü için ilgili kurumlarla iletişim içerisinde bulunulması, İletişim fakülteleri dekanlarına sunulmak üzere gelişme stratejilerinin hazırlanması ve dekanlar toplantılarının arşivlenmesinin sağlanmasıdır.

İletişim Fakülteleri Dekanları Toplantısının yirmi üçüncüsü, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanlığı ev sahipliğinde 11-12 Haziran 2015 tarihleri arasında yapıldı. İLDEK Dönem Başkanı ve Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ruken Öztürk yapmış olduğu açılış konuşmasında; İletişim fakültelerindeki eğitim ve öğretimin kalitesinin yükseltilmesi, iletişim fakülteleri arasında rekabet edilebilir ve sürdürülebilir bir eğitim-öğretim ortamının yaratılabilmesi, Türkiye’de iletişim fakültelerinin eğitimlerinin değerlendirilebilmesi ve geliştirilebilmesi, mezunlarının ulusal ve uluslararası platformlarda tercih edilen elemanlar olarak istihdamlarının yolunun açılabilmesi için her yıl İLDEK Yürütme Kurulu aracılığı ile toplantılarının yapıldığını söyledi. Türkiye’de, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde ve Kırgızistan’daki Türkiye-Manas Ünivesitesi de dahil edildiğinde 90’ın üzerinde iletişim fakültesinin olduğunu, bunlardan 63 tanesinin fiilen öğrencisi bulunduğunu ve bu seneki toplantıya 37 dekan ya da temsilcisinin katıldığını açıkladı. İLDEK toplantısının Ankara Üniversitesinin 50. Yıl kutlamalarına denk getirilmesinin de ayrı bir anlam taşıdığını ve dekanlara ev sahipliği yapmaktan büyük memnuniyet duyduğunu söyledi.

İLDEK toplantısında bir konuşma yapan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkan Vekili Prof. Dr. Hasan Tahsin Fendoğlu, RTÜK ile İLDEK arasında ortak ne tür çalışmalar yapabileceğini açıkladı. Prof. Dr. Fendoğlu; Üniversitelerimiz ve akademisyenler tarafından iletişim sektörü ile ilgili yapılan bilimsel araştırma ve çalışmaların RTÜK tarafından yayınlanması amacıyla 2009 yılında İLDEK ile RTÜK arasında bir protokolün imzalandığını ancak, bu protokolden beklenen ortak çalışmanın arzu edilen düzeyde olmadığını ve bu protokole mutlaka işlerlik kazandırması gerektiğini belirti. Prof. Dr. Hasan Tahsin Fendoğlu, iletişim fakülteleri öğrencilerine RTÜK’te staj yapma imkanlarının sağlandığını, bu yılki kontenjanlarının 24 olduğunu ve iletişim fakülteleri öğrencilerinin bu imkandan yararlanmaları gerektiğini vurguladı.

Radyo Televizyon Yayıncıları Meslek Birliği (RATEM) Akademi Başkanı Yusuf Gürsoy ise yaptığı konuşmada RATEM ile İLDEK’in hangi konularda işbirliği yapabileceğini açıkladı ve RATEM Mesleki Yeterlilik Sertifika Merkezi’nin sınav ve belgelendirme yapmak üzere yetkilendirilmesi hakkında Genel Kurula bilgiler verdi.

İLDEK Yürütme Kurulu Daimi üyesi olarak bendeniz “İLDEK Tarihi” başlıklı bir sunu yaptım. İletişim fakültesi dekanlarının 2000 yılından beri her yıl en az bir defa olmak üzere bir araya geldiklerini, bu hareketi Gazi Üniversitesinden Prof. Dr. Alemdar Yalçın ile birlikte başlattığımızı ve bu yıl 23. Toplantıyı gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadığımızı söyledim. Başından beri bu toplantılara katıldığımı, dolayısıyla bu toplantıların canlı belleği durumunda olduğumu, bu toplantılarla ilgili terabayt’lara ulaşmış bir arşive sahip bulunduğumu belirttim. Yaptığım nostaljik görsel sunuda hangi yıllarda ne tür çalışmaları yaptığımızı, oluşturduğumuz birliktelik sayesinde 2001 yılında 3984 Sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkındaki Kanunda değişiklik dahi yapılmasını sağladığımızı açıkladım. Elimdeki arşivin İLDEK tarihinin analizi açısından bir yüksek lisans tezi yapılabilecek bilgiler içerdiğini söyledim. İletişim Fakültesi dekanlarının oybirliği ile İLDEK Yürütme Kurulu’na daimi üye olarak seçilmiş olmamın benim açımdan büyük bir onur olduğunu ve dekanların bana tevdi ettiği bu teveccühün karşılığını yerine getirmek için canla başla çalışmalarımı sürdüreceğimi belirttim.

İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı ve aynı zamanda İletişim Araştırmaları Derneği Başkanı olan Prof. Dr. Aysel Aziz İLDEK Genel Kurulunda “İletişim Fakültelerinin Akreditasyonu” başlıklı bir sunu yaptı. İletişim fakültelerinin akreditasyondan geçmeleri halinde ne tür kazançların sağlanabileceğini örnekleri ile açıkladı ve akreditasyon konusunda çalışmalar yapmak üzere kurulan komisyonun başkanlığına getirildi.

Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nezih Orhon ise ÖYP Araştırma Görevlilerinin üniversitelerde yaşadıkları sıkıntıları örneklerle açıkladı. Prof. Dr. Nezih Orhon yapmış olduğu diğer bir konuşmada ise medya okuryazarlığı konusundaki görüşlerini katılımcılarla paylaştı.

Genel Kurulun oybirliği ile almış olduğu kararlar:

23. İLETİŞİM FAKÜLTESİ DEKANLARI TOPLANTI KARARLARI
11-12 Haziran 2015, Ankara Üniversitesi

İletişim Fakülteleri Dekanları Toplantısının yirmi üçüncüsü, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanlığı ev sahipliğinde 11-12 Haziran 2015 tarihleri arasında yapıldı. Bu toplantıda öncelikli olarak aşağıdaki açıklamanın yapılmasına karar verildi:

“İletişim Fakülteleri Dekanları olarak iletişim, düşünce ve ifade özgürlüğünün vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklerden olduğunu beyan ederiz. Basın özgürlüğüne yönelik ihlallere, gazetecilere yönelik tehdit ve baskılara, film, fikir ve sanat eserlerine yönelik sansüre karşıyız.”

Alınan diğer kararlar:

Türkiye’de iletişim fakülteleri mezunlarının mesleki eğitimlerinin değerlendirilebilmesi ve geliştirilebilmesi amacıyla bir “İletişim Eğitimi ve Akreditasyon Kurulunun” (İLEDAK) kurulmasına; akreditasyon kurulu sürecinin oluşturulması ve yürütülmesi sorumluluğunun İletişim Araştırmaları Derneği (İLAD) tarafından üstlenilmesinin tavsiyesine;

İLEDAK Komisyon üyeleri:

• Prof. Dr. Aysel Aziz (İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi, Başkan)
• Prof. Dr. Abdulrezak Altun (Ankara Üniversitesi)
• Prof. Dr. Nezih Orhon (Anadolu Üniversitesi)
• Prof. Dr. Süleyman İrvan (Doğu Akdeniz Üniversitesi)
• Doç. Dr. Berrin Yanıkkaya (Yeditepe Üniversitesi)
• Yrd. Doç. Dr. Nalan Büker (Işık Üniversitesi)
• Yrd. Doç. Dr. Didem Sezen (İstanbul Üniversitesi)

Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı (ÖYP) ile ilgili olarak,

a. Alan sınavı sorularının YÖK/ÖYP Komisyonu tarafından ÖYP puanı ile öğrenci kabul eden ilgili akademik birimlerden istenmesine
b. ÖYP kontenjanları ilan edilirken “yedek kontenjan” istenmesine
c. ÖYP Araştırma Görevlilerinin yurtdışı akademik seyahat bütçelerinin iyileştirilmesine İletişim Fakülteleri bünyesinde bulunan ve özel yetenek ile öğrenci seçimi uygun olan lisans programlarına öğrenci kabulü yönteminin ilgili Fakülte Akademik Kurulu tarafından belirlenmesinin YÖK’ün ilgili kurullarına önerilmesine;
Öğretmenlik formasyonu sahibi iletişim fakültesi mezunlarının ilköğretimde medya okuryazarlığı dersini zorunlu olarak okutabilmesi ve öğretmen-öğrenci başta olmak üzere onların çevreleriyle iletişim kurmak, halkla ilişkiler çalışması yapmak, iç ve dış paydaşlarla iletişimi sağlamak, eğitim kurumunun tüm iletişim süreçlerine danışmanlık yapmak ve her türlü iletişim faaliyetini yönetmek üzere okullarda “kurumsal iletişim uzmanları”nın istihdam edilmesinin Milli Eğitim Bakanlığına önerilmesine;
24. İLDEK toplantısının 2016 yılında İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde yapılmasına;
İLDEK Yürütme Kurulunun üye sayısının 6’dan 7’e çıkarılmasına ve aşağıdaki üyelerden oluşturulmasına karar verildi:

Prof. Dr. Ruken Öztürk (Ankara Üniversitesi, Başkan)
Prof. Dr. Hatice Çubukçu (Çukurova Üniversitesi, Başkan Yrd.)
Prof. Dr. Asaf Varol (Fırat Üniversitesi, Daimi Üye)
Prof. Dr. Nilüfer Sezer (İstanbul Üniversitesi)
Prof. Dr. Aysel Aziz (İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi)
Prof. Dr. Selma Karatepe (İnönü Üniversitesi)
Doç. Dr. Ümit İnatçı (Doğu Akdeniz Üniversitesi-KKTC)

Yürütme Kurulu kendi aralarında yaptığı seçim sonrasında Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ruken Öztürk’ü bir kez daha İLDEK Başkanlığa seçti.
Kaynak: http://gunisigigazetesi.net/y-7876-b-ILDEK-TOPLANTISININ-ARDINDAN.html

YAZIYI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

11 Haziran 2015 (Perşembe)

İLETİŞİM DEKANLARI ANKARA ÜNİVERSİTESİNDE


Prof. Dr. Asaf Varol
varol.asaf@gmail.com

Dile kolay tam 15 yıldır (2000 yılından beri) Türkiye’deki, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetindeki ve Kırgızistan’daki (Türkiye-Manas Üniversitesi) İletişim Fakültesi Dekanlarının büyük bir bölümü bir araya geliyorlar. İlk yıllarda toplantılar daha sık yapılırken, 2003 yılından itibaren her yıl bir üniversitenin ev sahipliğinde dekanların büyük bir çoğunluğunun katılımıyla iletişimin geleceğini şekillendirmeye çalışıyorlar. İşte bu yıl da Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi ev sahipliğinde 11-12 Haziran 2015 tarihleri arasında gene bir aradayız.

Peki böyle bir organizasyon nasıl başladı? Kimler bu işe ön ayak oldu? Toplanıtlara katılmakla neler elde ediliyor? Ve ben bu toplantılara neden katılıyorum? Bu tür sorulara cevap bulacağınız bir yazıyı kaleme alıyorum bu hafta.
Bendeniz 2000 yılında Fırat Üniversitesi İletişim Fakültesi kurucu dekanlığı görevine getirilmiştim. Tabi bu göreve getirilmemin altında yatan gerçek, 1991 yılında benim planladığım bir proje ile kurduğum Fırat TV’nin ilk yerel üniversite televizyonu olarak yayınlarını sürdürmüş olmasıydı. Fırat Üniversitesi televizyonu öyle kendiliğinden ortaya çıkmadı. Sürdürülen ısrarlı bir mücadele sonrasında hala yayınlarını sürdüren bir birim. Elbette ki bu işi sürdürmek bir ekip işi, bir kişi ile başarıyı yakalamak mümkün mü? Ama gözden kaçırılan en önemli bir husus, yoktan bir televizyon yaratma fikrinin kimin eseri olduğudur. Fırat İletişim Fakültesi kuruluş raporunu da 1997 de gene ben hazırlamıştım. O zamanlarda böyle bir proje fikrini ortaya atıp projelendirmemiş olsaydım, şimdi ne Fırat TV olacaktı belki de ne de Fırat İletişim Fakültesi 2000 yılında kurulabilecekti.

Yoktan ortaya çıkarılan bir eserde “Ben” kelimesini kullanmak gerçekten de hoş değil. “Biz” demek elbette ki mütevazilik örneğidir. Ancak, “biz” kelimesi kullandığınızda da o “biz” içerisine sonradan lütfedip projeye dahil ettiğiniz bazı kişiler; sizin yarattığınız bir esere, pervasızca, edepsizce kolayca sahip çıkabiliyor. Bu tür insanlarda emeğe saygı yok. Çünkü hep bedavaya konarak bir şeyleri elde etmişlerdir.

Prof. Dr. Alemdar Yalçın, 2000’li yıllarda Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi dekanlığı görevini sürdürüyordu. O dönemlerde sayıları çok az olan iletişim fakültesi dekanlarını Ankara’da bir toplantıya çağırmıştı. İşbirliği yapalım, güçlenelim teklifi yapmıştı. Ben de o dönemlerde Fırat Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı olarak bu toplantılara icabet ediyordum. Ama bu düşünceye, birlikteliğe gerçekten katkı sağlamak, elini değil gövdemi taşın altına koyarak katkı sağlıyordum.

İlk yıllardaki toplantıların herbirine koşarak gittim. Üstelik birçok organizasyona fiilen katkı sağladım. Yani dekanım deyip kenarda durmadım. Sadece misafir gibi toplantılarda boy göstermedim. 2004 yılında da Elazığ’da hala dillere destan İletişim Fakültesi Dekanları toplantısını yapmıştık. Gerçekten bu toplantı hala unutulmuyor. O toplantıya katılan dekanlar düzenlenen mükemel organizasyonu sitayişle hala anlatıyor. Bir elin parmakları kadar elemanla bu işleri yapmıştık. Dönemin rektörünün tam desteğini almıştık.

İletişim Fakültesi dekanları Elazığ’a gelerek ortamı bizzat görmüşlerdi. Ortada 1991 yılından beri yerel yayın yapan bir televizyon gerçeği vardı. Oysa hiçbir üniversitede o dönemlerde yerel televziyon yoktu. Ellerine Fırat Üniversitesinin gazetesi tutuşturulmuştu. Büyük bir kısmı orduevinin lüks misafirhanesinde konuk edilmişti. 13 iletişim fakültesinin katılımıyla ortak bir anket düzenlenmiş ve medya ödülleri dağıtılmıştı. Bu ödüller sayesinde alanlarında ün yapmış basın camiasından önemli kişiler Fırat Üniversitesine ilk defa gelmişti. CNN Türk Fırat Televizyonu stüdyosundan canlı yayın yapmıştı. İşte bu organizasyon sayesinde Fırat Üniversitesi İletişim Fakültesinin nitelikleri fark edilmişti.

Elazığ’da gelip ortamı gören dekanların Fırat Üniversitesi İletişim Fakültesine bakış açıları olumlu yönde değişmişti. Bir sonraki dekanlar toplantısı Kocaeli Üniversitesinde 2005 yılında yapılmıştı. Ama o yıl ben Amerika’da olduğum için katılamamıştım (Başından beri katılamadığım bir tek bu toplantı olmuştur). 2006 yılında Mersin Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanlığı ev sahipliğinde yapılan toplantıya, İletişim Fakültesi Dekanı olmamama rağmen gene de davet edilmiştim. O toplantıda bir yürütme kurulu oluşturalım fikri gelişti ve İLDEK adında 5 kişiden oluşan bir yürütme kurulu teşkil edildi. Şimdi şu noktaya dikkatinizi çekmek istiyorum. Benim İletişim Fakültesi dekanlığım, 2004 yılı Ağustos ayında uzun süreli Amerika’ya ders vermek için gitmiş olmam nedeniyle son bulmuştu. Yani Mersin Üniversitesindeki İletişim Fakültesi Dekanları toplantısına dekan olarak katılmamıştım. Ama Mersin Üniversitesi yaptığı bu organizasyona beni davet etmişti. Üstelik eski dekanlardan çağrılan tek kişi idim. İletişim fakültesi lisans mezunu değildim, ama çağrılmıştım. Çünkü Fırat TV ve 1997 yılından beri sürekli bazı gazetelerde köşe yazarlığı sürdürmüş olmamın gerçeği ortadaydı. Toplantılardaki koşuturmalarım fark ediliyordu. Toplatıların arşivlenmesi konusundaki gayretimi herkes görüyordu.

2006 yılında oluşturulan İLDEK ile birlikte İletişim Fakültesi Dekanları Yürütme Kurulunun değişmeyen daimi üyeliğim söz konusu olmuştu. Her yıl yapılan dekanlar toplantısına mutlaka davet ediliyordum ve hatta organizasyonların tümünde görevler üstleniyordum. Bu süreklilik sayesinde birçok iletişim fakültesi dekanı ile işbirliği içerisinde olduk. İLDEK’in kuruluş yapısı kuralı gereği her yıl yeni yürütme kurulu üyeleri seçimle görev alırken, ben hep oybirliği ile daimi üye olarak seçildim. Hatta öyle ki Genel Kurulda seçimlere girilmeden benim daimi tek üye olduğum katılımcılara takdim ediliyordu.

Böyle bir manevi duygu karşısında toplantılara katkı sağlamak için elimden gelen maksimum gayreti göstermek zorundayım. İletişim fakültesi dekanların teveccühüne layık olmanın ağır yükünü omuzlarımda taşıdığımın farkındayım. Yürütme Kurulundaki süreklilik arz eden bu görevim sayesinde İLDEK’in tarihini en iyi bilen kişi durumundayım. İLDEK’in canlı hafızası görevini üstlenmişim. İletişim eğitimine yön veren dekanlar bana en büyük ödülü vererek her toplantıya mutlaka çağırıyorlar ve bana “daimi üye” statüsü bahşetmişler. Bundan daha büyük bir onur olur mu? Birilerinin-beni alan dışı deyip- farklı algı oluşturmaya çalışmalarının ne kıymeti var ki? Beni benimseyen, yaptıklarımı görmezden gelmeyen ve dolayısıyla katkılarıma değer veren iletişim fakültesi dekanlarıyla birlikteliğimi devam ettireceğim. Sağolun gönül dostu iletişim fakültesi dekanları, sizler istediğiniz sürece aranızda olmayı sürdüreceğimden emin olabilirsiniz.

Kaynak: http://www.gunisigigazetesi.net/y-7860-b-ILETISIM-DEKANLARI-ANKARA-UNIVERSITESINDE.html

YAZIYI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

11 Haziran 2014 (Çarşamba)

İLETİŞİM FAKÜLTELERİ DEKANLARI BİŞKEK’TE TOPLANDI


Prof. Dr. Asaf Varol
varol.asaf@gmail.com

Sevgili okurlarım, İLDEK Yürütme Kurulunun basına dağıtılmak üzere hazırladığı yazıyı köşemde yayınlıyorum. Saygılarımla.

2000 yılından beri düzenli olarak yılda en az bir kez bir araya gelip iletişim fakültelerinin sorunlarının ele alındığı İLDEK toplantısı, bu yıl Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi ev sahipliğinde 5-7 Haziran 2014 tarihleri arasında Bişkek’te yapıldı. Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Kırgızistan’da faaliyet gösteren üniversitelerin ileti

4 Haziran 2014 (Çarşamba)

BİŞKEK YOLUNDA


Prof. Dr. Asaf Varol
varol.asaf@gmail.com

Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi ev sahipliğinde 3. Uluslararası İletişim Sempozyumu Stratejik İletişim Yönetimi adıyla 5-7 Haziran 2014 tarihleri arasında Bişkek’te yapılacak etkinlik için yollardayım. Bu sempozyuma Kırgızca, Türkçe, Rusça ve İngilizce bildiriler sunulabilmektedir. Katılımcı listesine bakıldığında farklı ülkelerden ilginç bildirilerin sunulacağı görülüyor. Ben de bu sempozyuma, Sosyal Medyada Yayımlanan Tapelerin Toplumsal Etkileri başlıklı bir bildiri sunmak üzere katılıyorum.

Bilindiği üzere 17 Aralık 2013 rüşvet ve yolsuzluk soruşturması olarak gündeme bomba gibi düşen ses kasetleri, kamuoyunu günlerce meşgul etmişti. Üstelik bu ses kayıtlarının 30 Mart 2014 yerel seçimler öncesi yayımlanmış olması, kamuoyunu oldukça etkileyeceğini gösteriyordu. Sosyal medyaya her gün yeni bomba tesiri yapan ses kayıtları düşüyordu. Taraflar karşılıklı birbirlerini suçlarken, sade vatandaş kime inanacağını şaşırmıştı.

Tabi adli bilişim alanında ABD’de geçen sonbaharda Sam Houston State Üniversitesinde bir yarıyıl ders verince, dersin konuları arasında ses analizi ile kişinin kimliğinin nasıl tespit edilebileceği konusunda da uygulamalar yapmıştım. Aralık ayı içerisinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen konuşmalar Youtube’da yayınlanıyordu. Hemen ilgili ses dosyasını bilgisayarıma indirmiş ve analizini yapmıştım.

Ses analizinde kullandığım yazılım Audacity idi. Bu yazılım açık kodlu olup herkes tarafından ücretsiz kullanılabilmektedir. Günlerce ses konuşmaları ile ilgili analiz yapıp gerçekten de söz konusu konuşmaların Başbakan ile oğluna ait olup olmadığını araştırdım. Bunu yapabilmek için de daha önceden gene sosyal medyada yayınlanmış önceki seslerin de analizine ihtiyaç vardı. Bunları da gene kolayca Youtube’tan indirdim.

Wilmington Üniversitesinden Joshua Marpet isimli öğretim elemanı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile oğlu Bilal Erdoğan arasında geçen konuşmaların montaj olup olmadığı konusunda bir rapor yayımlamıştı. Aslında Marpet bu raporu kendisine gelen bir talep üzerine yapmıştı. Birileri kendisine konuşmaları servis etmiş ve kaydın montaj olup olmadığı konusunda bir rapor düzenlemesini talep etmişti. Joshua Marpet büyük bir ustalıkla öyle bir rapor hazırlamıştı ki ne şiş yansın ne kebap misali bir görüş bildirmişti. Sonuçta kendisine iletilen ses kayıtlarında “bir montajın olmadığı bir kayda benziyor” diyor. Bu cümleyi yazarak, söz konusu konuşmanın montajlanmadığını, Başbakan Erdoğan ile oğlu Bilal Erdoğan arasında gerçek bir konuşma olduğunu ima etmeye çalışırken, hemen akabinde de ses kaydının orijinalinin üzerinde bir analiz yapılmadığı sürece, montajlanıp montajlanmadığının söylemeyeceğini belirterek, topu taca atmış oluyordu.

Bu rapor taraflarca kendi leylerine yorumlanmıştı. Ama kafalarda soru işaretleri bitmemişti. Bu konuşmalar montaj mı değil mi? Türkiye’den de çeşitli görüşler ortaya atıldı. Sonuçta kimse net bir sonuç üretemedi diyebilirim.
Biliyorum şimdi sizler merak ediyorsunuzdur. Acaba benim yaptığım analizler neyi işaret ediyor. İşte ben bu konuda Bişkek’te bir bildiri sunacağım ama ben de bildiride Joshua Marpet’in raporu ile Devlet Bahçeli hakkında ATV’de yayımlanan görüntülü konuşmalarda Abdullah Öcalan ile ilgili söylediği iddia edilen sözlerin temeline ineceğim ve bu ses tapelerinin toplumu nasıl etkilediğini anlatacağım.

Ama şu kadarını açıkça söyleyebilirim. Ülkemizde bu ses analizini yapabilecek kişiler var. Ama eminim ki Joshua Marpet’in talebi gibi onlar da konuşmaların kaydedildiği ilk orijinal versiyonunun kendilerine ulaştırılmasını isteyeceklerdir. Bu da mümkün olmayacağına göre, bu muamma devam edip gidecektir.

Kaynak: http://www.gunisigigazetesi.net/y-7126-b-BISKEK-YOLUNDA.html

YAZIYI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

26 Şubat 2014 (Çarşamba)

FIRAT HAVZASI GAZETECİLER CEMİYETİ VE BEKLENTİLER


Prof. Dr. Asaf Varol
varol.asaf@gmail.com

Sivil toplum kuruluşlarından; vatandaşın, toplumun ve ülkenin sorunlarına katkı sağlamaları, ürettiği fikirler ve çözüm önerileriyle yol gösterici olmaları beklenir. Sivil toplum örgütleri, faaliyetlerde bulunabilmek ve çalışmalarını yasal bir zeminde sürdürebilmek için Dernekler Kanununa bağlı olarak bir yapılanma gerçekleştirir. Osmanlı toplumunda dernek kurma tasarrufu, 1908 yılında gündeme gelen siyasal, ekonomik, toplumsal ve kültürel dönüşümlerin doğal sonucu olarak ortaya çıkmıştır. “Hürriyet’in İlanının” ardından ülkenin dört bir yanında cemiyetlerin kurulduğu, bu birimlerin yaşamın bir parçası haline dönüştüğü ve nihayet 16 Ağustos 1909 günlü Cemiyetler Kanunu ile yasal bir zemine oturtulduğu görülmektedir.

Adı ister cemiyet ister dernek olsun, netice itibariyle bu kuruluşlar sivil toplum örgütleridir. Elazığ’da dernek sayıları çok olmakla birlikte bunlar içerisinde birkaçı faaliyetlerini yoğun biçimde sürdürmektedir. Kamuoyu önünde bazı dernekler, üstlendikleri misyon gereği ciddi gözetim altında tutulurlar.

Medya alanında faaliyetlere 1991 yılında kurmuş olduğum Fırat Televizyonu ile başladım. Bu tarihten itibaren medya ile ilişkilerim hiç kesintiye uğramadan süregelmiştir. Bazı örnekler vermem gerekirse, 8-9 Ekim 1998 tarihleri arasında Türkiye Gazeteciler Cemiyetinin sorumluluğunda gerçekleştirilen “Yerel Gazetecilik, Televizyonculuk ve Radyoculuk Meslek İçi Eğitime” Fırat Televizyonu olarak ev sahipliği yapmıştık.

Bedrettin Keleştimur’un Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı yaptığı dönemde “1999 Rahmi Akman Başarılı Gazeteciler Ödülü” faaliyetlerine katılmıştım. Fırat Üniversitesinin 25. kuruluş yıldönümü münasebetiyle Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyeti ile Fırat Üniversitesinin ortaklaşa düzenledikleri “Anadolu’da Medya Panelinde” aktif rol üstlenmiştim. Bedrettin Keleştimur’un Cemiyet Başkanı olarak görev yaptığı dönemde Elazığ Emniyet Müdürü Feyzullah Arslan ile birlikte “Bıçağı Bırak, Kalemi Al” sloganı ile düzenlediği etkinliğe, dönemin İletişim Fakültesi Dekanı olarak katkılar sağlamıştım.

26 Ocak 2002 tarihinde Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyetinin olağanüstü yapılan Genel Kurulunda Şükrü Kacar hocamız Cemiyet Başkanlığına seçilmişti. Şükrü Hocam döneminde yapılan Yönetim Kurullarının önemli bir bölümüne davet edilmiştim. Hatta kurum ve kuruluşlara birlikte ziyaretler yapıyorduk. O dönemlerde “Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyetinin Ödül Verme ve Ödüle Aday Gösterme Yönergesi” tarafımdan hazırlanmıştı ve 3 Şubat 2002 tarihinde yapılan Yönetim Kurulunda bu yönerge oy birliği ile kabul edilmişti.

Gene Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyetinin (Bedrettin Keleştimur dönemi) “Türk’çe Konuşacaksak Türkçe Konuşalım” faaliyetlerine katkı sağlamıştım. 08.11.2003 Tarihinde Gazeteciler Federasyonunun Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Celal Şener ile birlikte organize ettikleri “6. Yerel Medya Seminerinde” aktif görevler almıştım. Bir dönemler yayında olan Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyeti web sayfasını da gene ben hazırlamıştım.

Yukarıda belirttiğim olaylar, Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyeti ile sıkı ilişkilerimin olduğunu teyit etmektedir. Bu cemiyet kurucusu olan Mehmet Topal’ı, kendisine yeniden başkan seçmiştir. Dolayısıyla bu cemiyetten beklentilerimiz de çok fazladır.

Cemiyet, faaliyetleri ile Elazığ ve Türkiye kamuoyuna sesini duyuracak etkinliklere süratle girmelidir. Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyetinin geçmişinde etkinlik yoğunluklarının üst düzeylere çıktığı dönemler olmuştur. Üye olarak beklentimiz, etkinliklerin çoğaltılması, Elazığ yazılı ve görsel medyasına katkı sağlayacak faaliyetlere girişilmesidir. Başkan Mehmet Topal’ın bu tür girişimleri yakında başlatacağına inanıyorum. Bu faaliyetlerde biz üyelere tevdi edilecek her türlü görevi yerine getirmek için hazır olduğumuzu da bu vesile ile bildirmek istiyorum.

YAZIYI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ