İkinci İletişim Kongresi

Prof. Dr. Asaf Varol
avarol@firat.edu.tr
avarol@elaziz.net

23-25 Mayıs 2001 tarihleri arasında İstanbul’da İkinci İletişim Kongresi yapıldı. Bu kongre Aria sponsorluğunda gerçekleştirildi ve Türkiye’de İletişim Fakültesi bulunan üniversitelerden öğretim elemanlarının katılması yanında, medyadan tanınmış kişilerle daha da renklendi.

Bir tarafta bilim adamları diğer tarafta ise örneğin sinema ve televizyonlardan tanınmış isimlerin konuşmacı olarak toplantılara katılmaları ve görüşlerini tüm çıplaklıkları ile ortaya koymaları, bu kongreyi daha da ilginç kıldı. İletişim teknolojilerindeki yeni gelişmeler ile ilgili üç ayrı oturum düzenlenirken, sinema, diziler, iletişim etiği, iletişim hukuku alanlarında da uzmanlar görüşlerini açıkladılar. Üç gün süren toplantıda birinci gün tüm oturumlar tek salonda yapılırken, ikinci ve üçüncü günlerde oturumların ayrı salonlarda yapılması, katılımcıların tüm konuşmaları dinlemelerine engel teşkil ediyordu.

Paralel oturumların diğer bir dezavantajı ise bazı salonlarda sinema, görsel ve işitsel medyanın şöhretlerinin yer almış olması, diğer salonlara olan ilgiyi azaltıyordu. Reha Muhtar, Savaş Ay, Nilüfer Koçyiğit, Cem Davran, Berna Laçin, Gülgün Feyman, Sulhi Dölek gibi şöhretlerin bulunduğu salonlarda seyirci rekorları kırdı. Diğer bir salonda İletişim etiği konusunda konuşma yapan bilim adamına kim rağbet eder ki!

Televolleşen medyayı seyretme rekorları kırarak kendimiz yarattık. O nedenle de yakınmamıza hakkımız yok. Ünlenen sanatçılar, sunucular ve oyuncular da reyting ve işlerini koruma uğuruna, bu akıntıya kapılıp gittiklerini itiraf ettiler.

Konuşmalarda ortaya çıkan bir gerçek, eğitim ile uygulamanın uyuşmadığı birçok durumun ortaya çıkabildiğidir. İletişim Fakültelerinde okurken, nasıl yorum yapılacağı, yayıncılıkta nelere dikkat edileceği, mahremiyet kavramının ne olduğu öğretilmesinin yeterli olmadığı ve daha fazla kazanç sağlamak ve ünlenmek için her yolun mübah olabileceği, bu amaçla da kişinin hak ve özgürlüklerine dahi hakaret edilebileceği gibi bir deformasyon içine girilebilmektedir.

Toplantılarda iki ayrı iletişim elemanı görüşü ortaya çıktı. Eski kuşak yeni teknolojilere ürkek ve belki de korkak yaklaşan bir durum sergilerken, diğer yeni kuşak ise sosyal ve teknolojinin bir arakesitinin olması gerekliliğini dile getirdi. Örneğin CNN Türk, bir haberi merkeze ileten eleman profilini çizerken, teknolojiyi kullanabilen, hızlı kurgulanmış haber gönderebilen ve bu gelişmeleri artık birkaç işi aynı anda yapabilen elemanlara iş alanlarının açıldığını belirtti.

İletişim kongresinde yeni teknolojiler konusunda verdiğim bildiri ve Fırat Üniversitesi’ndeki çalışmalar ilgiyle izlendi ve oturum sonrasında birçok genç iletişimci üniversitemiz hakkında bilgi edinmek için benimle görüşmeler yaptılar. Sonuçta henüz öğrencisi olmamasına karşın, İletişim Fakültemiz bu kongrede kendinden çok söz ettirdi ve yeterli tanıtımı yapıldı.

YAZIYI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir