İletişim Etiği

Prof. Dr. Asaf Varol
avarol@firat.edu.tr

Fırat Üniversitesi İletişim Fakültesi ile Elazığ Fırat Gazeteciler Cemiyeti işbirliği yaparak 29 Mayıs’ta “İletişim Panelini” düzenliyorlar. İletişim Fakültesi’nin eğitim-öğretime başlaması çalışmalarının sürdürüldüğü bu dönemde bu panel daha da anlam taşıyor.

İlimizde İletişim Fakültesi’nin açılması ile birlikte, yerel düzeyde faaliyetlerini sürdüren görsel ve yazılı basında önemli bir hareketliliğin yaşanacağı düşüncesindeyim. İletişim Fakültesi, düzenleyeceği eğitim ağırlıklı etkinlikleri ile yerel medyada lokomotif görevi üstlenmeli diye düşünüyorum. Çünkü özellikle görsel medyada bazen iletişim etiği açısından kabul edilemeyecek seviyelerde sözde televizyon programların yapıldığına ve zaman zaman yerel televizyonlarda güzel Türkçe’mizin katledildiğine şahit olabiliyoruz.

Hazmedilmeden ulaşılan veya hak edilmeden elde edilen görevleri yürüten bazı sözde basın mensupları, ellerine aldıkları bir kamera veya fotoğraf makinesinin şişirilmiş devasa görüntüsüne sığınarak, insan hak ve özgürlüklerini ve basın ahlakını çiğneyerek hakaretlere varan davranışlar içerisine girebiliyorlar. Merak ettiğim, bu kişiler bir an için rollerini değiştirip haklarına tecavüz ettikleri kişilerin yerlerini alsalardı, acaba acımasız ve de haksız davranışları nasıl karşılarlardı?

29 Mayıstaki İletişim Paneline Hulki Cevizoğlu, Ertürk Yöndem, Tayfun Talipoğlu, Mehmet Soysal, Selim Budak, Engin Noyan, Sadık Kemal Tural, Namık Kemal Zeybek, Recep Bilginer, Yavuz Bülent Bakiler, Alemdar Yalçın yanında, görsel medyanın bazı sürpriz isimleri de katılacaklar. Aynı günün akşamı Elazığ Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyeti ve Fırat Üniversitesi Rektörlüğünün vereceği ödüller dağıtılacak. Bu panelin en önemli yönü Elazığ’daki yazılı ve görsel basının ve İletişim Fakültesi’nin birlikte hareket etmeleridir.

Elazığ’da basın açısından yeni bir döneme girilmektedir. Eski yıllarda basında yaşanan bazı olumsuz direnişlere son vermenin zaman gelmiş bulunuyor. Elazığ’da faaliyetlerini sürdüren yazılı ve görsel basın ve İletişim Fakültesi bir araya gelerek, çok güzel faaliyetleri sürekli yaşatabilirler. 29 Mayıs İstanbul’un fethi törenleriyle aynı günde yapılması, İletişim Paneline bir başka güzellik katmıyor mu?

YAZIYI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

İletişim Fakültesi Dekanları Toplanıyor

Prof. Dr. Asaf Varol
avarol@firat.edu.tr

Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yer alan ondokuz üniversitenin İletişim Fakülteleri Dekanları 6 Mayıs 2000 tarihinde Ankara’da bir araya gelerek, görsel ve yazılı basını yakından ilgilendirilecek önemli kararlar almayı planlıyorlar. İletişim Fakültelerinin Dekanları ve mensubu bulundukları üniversitelerin isimleri aşağıdaki tabloda verilmiştir.

Üniversitesi ve Dekanı
Akdeniz Üniversitesi -> Prof. Dr. Hikmet Seçim
Galatasaray Üniversitesi -> Prof. Dr. Süheyl Batum
Anadolu Üniversitesi -> Prof. Dr. Sezen Ünlü
Gazi Üniversitesi -> Prof. Dr. Alemdar Yalçın
Ankara Üniversitesi -> Prof. Dr. Oğuz Onaran
İstanbul Üniversitesi -> Prof. Dr. Nükhet Güz
Atatürk Üniversitesi -> Prof. Dr. Abdülkuddüs Bingöl
Kocaeli Üniversitesi -> Prof. Dr. Hamdi Yılmaz
Bahçeşehir Üniversitesi -> Prof. Dr. Zafer Doğan
Maltepe Üniversitesi -> Prof. Dr. Ersan İlal
Başkent Üniversitesi -> Prof. Dr. Belma Akşit
Marmara Üniversitesi -> Prof. Dr. Ünsal Oskay
Bilgi Üniversitesi -> Prof. Dr. Aydın Uğur
Mersin Üniversitesi -> Prof. Dr. Dursun Gökdağ
Doğu Akdeniz Üniversitesi -> Prof. Dr. Aysel Aziz
Selçuk Üniversitesi -> Prof. Dr. Dursun Ali Dinç
Ege Üniversitesi -> Prof. Dr. Işık Özkan
Yeditepe Üniversitesi -> Prof. Dr. Haluk Ülman
Fırat Üniversitesi -> Prof. Dr. Asaf Varol

Toplantıda iletişim eğitimi ile ilgili gelişmeler gözden geçirilecek ve iletişim eğitimi programlarının değerlendirilmesi için 1. İletişim Kongresi’nde kurulan komisyonun çalışmaları değerlendirilecektir. Ayrıca 1. İletişim Kongresi’nin sonuç bildirgesinde yer alan “İletişim Yüksek Konseyi” için yapılacak çalışmalarla “Türk Sinema Kurumu” kurulması konusu ele alınacaktır.

Toplantıda iletişim konulu sempozyum ve kongrelerin düzenlenmesinde işbirliği konusu ele alınacak ve bölgesel ve mahalli düzeyde yayın yapan özel radyo ve televizyonlarının sıkıntıları, eğitim amaçlı radyo ve televizyonların kurulmasını engelleyen 3984 Sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluşları Hakkındaki Kanun üzerinde tespitler yapılarak, ilgili makamlara teklifler götürülecektir.

Bu toplantıya Fırat Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı olarak, İletişim Fakültelerinin sıkıntıları ve çözüm önerileri konusunda bazı görüşlerimi dile getireceğim.

YAZIYI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Fırat Üniversitesi’nde İletişim Fakültesi Kuruldu

Prof. Dr. Asaf Varol
avarol@firat.edu.tr

Fırat Üniversitesi kuruluşundan günümüze kadar hizmetlerine yenilerini eklemeye devam ediyor. Doğu’da Malazgirt, batıda Keban, kuzeyde Kemaliye güneyde Maden ilçelerimizin oluşturduğu mekansal sınırlar içerisinde birçok il ve ilçede Meslek Yüksekokulları ile Fırat Üniversitesi, Bölge Üniversitesi kimliğine ulaşmış bulunuyor. Muş, Bingöl, Tunceli, Elazığ ve Erzincan illeri Fırat Üniversitesi’nin eğitim ve öğretimini sürdürdüğü hinterland içerisinde yer alıyor. Bu iller içerisinde fakülteler, meslek yüksek okulları ve üniversitenin değişik amaçlı kurulmuş birimleri hizmetlerini başarı ile sürdürüyor.

2000 yılı ile birlikte Üniversite Rektörümüz Sayın Prof. Dr. Eyüp G. İsbir, İletişim Fakültesi’ne devreye alarak önemli bir gelişmeye daha imzasını atmış oldu. Çünkü bu fakülte, faaliyetleri gereği Elazığ halkı ile bütünleşmek zorunda. İletişim Fakültesi taşıdığı misyon gereği, Elazığ’daki sosyal ve kültürel faaliyetlerin düzenlenmesi, yürütülmesi ve bu alanda sorumluluk taşıyan oluşumlar içerisinde yer almak zorundadır. Bir taraftan ileride açacağı “Radyo Televizyon ve Sinema”, “Halkla İlişkiler ve Tanıtım” ve “Gazetecilik” alanlarında ülkemize eleman yetiştirirken, diğer taraftan Elazığ’daki Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyeti, diğer sivil toplum örgütleri, kamu kurum ve kuruluşları ile birlikte el ele vererek düzenleyeceği etkinlikler ile de hizmetlerini sürdürmek durumundadır.

1992’li yıllarda FIRAT RTV’nin yayına geçmesi ile Fırat Üniversitesi görsel medyanın Elazığ’a taşınmasının öncülüğünü yapmıştı. Kısıtlı imkanlarla başlattığı televizyon yayıncılığı günden güne gelişme göstermiş ve bugün günde yedi saat yayın yapan bir eğitim televizyonu konumuna gelmiştir. 1997’de Fırat Üniversitesi Senatosu, FIRAT RTV’nin sahip olduğu alt yapı imkanlarını göz önüne alarak İletişim Fakültesi’nin kurulmasını kararlaştırmış ve bu karar aynı yıl Yükseköğretim Kurulu’nca onaylanmıştı. Fırat Üniversitesi İletişim Fakültesi 19.09.1997 tarih ve 23115 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Bakanlar Kurulu’nun 97/9930 sayılı kararı ile de kuruluşunun ilk basamağını tamamlamıştı.

24 Mart 2000 tarihinde Rektörümüz Sayın Prof. Dr. Eyüp G. İsbir’in teklifleri ve Yükseköğretim Kurulu’nun ataması sonucunda bendeniz İletişim Fakültesi Dekanı olarak göreve başlamış bulunuyorum. Fakültenin bir an önce layık olduğu konuma gelmesi için yapacağım çalışmalarda, Elazığ’daki tüm sivil toplum örgütleri, kamu kurum ve kuruluşlarının desteğine ihtiyacım olacaktır. Adı geçen oluşumların İletişim Fakültemizi destekleyeceklerine olan inancımı belirtir, bu konuda her türlü görüş ve önerilerinizi memnuniyetle karşılayacağımı bildirmek istiyorum.

YAZIYI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Doğu Anadolu Projesi’nin İletişim Boyutu

Prof. Dr. Asaf Varol
avarol@firat.edu.tr

6-12 EYLÜL 1999 SAYI:233 SAYFA:32

Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı tarafından 1988 Yılı’nda GAP Ana Planı yaptırılmıştır. Bu plan çerçevesinde Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yatırımlar devam etmektedir. GAP Ana Planının uygulanmaya konulması, bölgede hızlı bir gelişme sürecini başlatmıştır. Nitekim 1983-1997 yılları arasında yıllık ortalama büyüme hızı Türkiye genelinde %4,9 iken, Güney Doğu Anadolu Bölgesi’nde %7,2 olarak gerçekleşmiştir. Öte yandan Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde cazibe merkezi niteliğinde olan Şanlıurfa; 1987-1997 döneminde tarım, sanayi ve Türkiye genelinde en yüksek GSYİH artış hızına sahip il konumuna gelmiştir.

Ekonomik göstergeler itibariyle Güney Doğu Anadolu Bölgesi’nde görülen hızlı gelişme, Doğu Anadolu Bölgesi’nde görülmemektedir. Doğu Anadolu Bölgesi; 1983-1997 yılları arasında %2,3’lük yıllık ortalama büyüme hızı ile bölgelerimiz arasında en son sırada yer almaktadır. Bu nedenle Doğu Anadolu Bölgesi’nin gelişmesine hız kazandırmak amacıyla, Bölgede yer alan Ardahan, Ağrı, Bingöl, Bitlis, Elazığ, Erzurum, Erzincan, Hakkari, Iğdır, Kars, Malatya, Muş, Tunceli, Van illeri ile Doğu Karadeniz Bölgesi’nde bulunan Bayburt ve Gümüşhane illeri için Doğu Anadolu Projesi Ana Planı yapım çalışmaları 27 Ağustos 1998 tarihinde Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı tarafından başlatılmıştır.

Bu proje; Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı koordinatörlüğünde, Doğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan Atatürk, Fırat, İnönü, Kafkas ve Yüzüncü Yıl Üniversitelerinin oluşturdukları Ortak Girişim tarafından yürütülmektedir. DAP Genel Koordinatörlüğü görevini, Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Eyüp Günay İsbir yürütmektedir.

Doğu Anadolu Projesi’nin (DAP) amaçları

•Bölgenin diğer bölgelere göre geride olan sosyo-ekonomik gelişmesini hızlandıracak politika ve uygulamaları ortaya koymak,
•Sektörel gelişmeleri hızlandırmak üzere tarım, hayvancılık, su ürünleri, kentleşme, eğitim, sağlık, alt yapı ve belediye hizmetleri, konut, çevre, enerji, ulaştırma, haberleşme, küçük ve orta ölçekli işletmelerin geliştirilmesi, turizm, ticaret ve göç politikaları ve ilgili diğer alanlarda sektörel analizler yapmak ve öncelikleri belirlemek,
•Bölgede kırsal ve kentsel gelişmeyi sağlamaya yönelik önemli kamu yatırımlarını belirlemek ve özel kesim yatırımlarını özendirici politika ve uygulamaları ortaya koyarak, bölgesel gelişmeyi kamu, yerel yönetimler, özel kuruluşlar ve sivil toplum örgütleriyle işbirliği içinde geliştirmek,
•Bölgesel istihdamın geliştirilmesi açısından önem taşıyan işgücü arz ve talebinin sektörel ve mekansal analizini yapmak, bölgedeki insan kaynaklarının geliştirilmesi konusunda sektörel yeni projeler önermek,
•Bölgedeki ve/veya bölge dışındaki girişimcilere (yabancı sermaye yatırımları dahil) yatırım alanlarının belirlenmesi, yatırım projelerinin hazırlanması, uygulanması, işletme yöntemi, teknoloji, finansman, pazarlama imkanlarının geliştirilmesi ve nitelikli eleman temini konularında somut öneriler geliştirmek,
•Seçilmiş yatırım konularında mevcut potansiyelin değerlendirilmesi ve yatırımcılara yön göstermek amacıyla değişik konularda fizibilite raporları hazırlamak,
•Sonuç olarak orta ve uzun dönemde bölgenin sosyo-ekonomik seviyesini Türkiye ortalamasına ulaştırmaktır.
Türkiye’de haberleşme

Son yıllarda Türkiye’de haberleşme alanında önemli gelişmeler olmuştur. Telekomünikasyon hizmetlerinin yaygınlaştırılmasında büyük kolaylık ve fayda sağlayan TÜRKSAT1-B isimli ilk Türk uydusu 10 Ekim 1994 tarihinde hizmete girmiştir. Telekomünikasyon alanında devlet tekeli devam etmektedir. Telekomünikasyon sektörünün serbestleşmesi ve kısmen özelleştirilmesine olanak sağlayan yasalar yeniden düzenlenmiş ve bununla ilgili olarak gerekli çalışmalara Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca sürdürülmektedir.

Ses, görüntü, data ve faks gibi temel servislerin sayısal bir ortamda birleştirilip iletilmesinin sağlandığı hizmet olan ISDN hizmeti, 23 Şubat 1998 tarihinden itibaren 8 ilde hizmete girmiş olup, ISDN PRI (çoklu erişim) abone sayısının 1998 yılı sonunda 480, 1999 yılı sonunda ise 2.000 olacağı tahmin edilmektedir. ISDN BRI (temel erişim) abone sayısının da 1998 sonunda 50, 1999 yılı sonunda ise 3.000 olacağı tahmin edilmektedir.

DAP bölgesindeki illerde haberleşme ve bilgi teknolojileri

Türkiye geneli ile karşılaştırıldığında, DAP Bölgesi telefon abone yoğunluğu sıralamasında yüzde 12,4 ile sonlardadır. En fazla abone yoğunluğu yüzde 34,8 ile Marmara Bölgesi’ndedir. Yine mobil telefon abonesi yoğunluğu açısından DAP Bölgesi yüzde 0,44 ile en son, Marmara ise yüzde 3,50 ile ilk sıradadır. Diğer taraftan kırsal alan telefon irtibatları sıralamasında, DAP Bölgesi Karadeniz Bölgesi’nden sonra ikincidir.

1997 yıl sonu itibariyle DAP bölgesinde 1 Milyon hatta ulaşan telefon santral kapasitesinin illere göre dağılımında yüzde 15 ile Malatya ilk sırada yer alırken, yüzde 1,9 ile Bayburt sonuncudur. Diğer taraftan telefon abone yoğunluğu açısından DAP Bölgesi yüzde 12,4’a ulaşmış ve bölge illerinde telefonlaşma yüzdesi, en yüksek yüzde 20,70 ile Elazığ ilindedir. Buna karşılık, Van ili telefon bekleyenler sıralamasında 7.327 bekleyeni ile ilk sıradadır. Iğdır ve Tunceli illerinde ise telefon bekleyen yoktur.

DAP Bölgesi’nin şehir içi dağıtım şebekesine bakıldığında 3 bin kilometrenin üzerinde fiber optik hat döşeli olup, iller bazında 500 kilometreye yakın fiber optik hattı ile Elazığ ön plandadır. Bölgede mobil telefon abone yoğunluğuna göre, yüzde 0,88 ile Erzincan ili ilk sıraya yükselmiştir. Ayrıca bölgede en çok TURPAK abonesi bulunan il, 83 abone ile Erzurum ilidir.

DAP Bölgesi gerek meteorolojik ve gerekse coğrafi şartlarından ötürü Türkiye’nin iletişim yönünden en güç alanına sahiptir. Türk Telekom, coğrafi konumu nedeniyle kablo ile ulaşılamayan DAP Bölgesi’nin dağlık ve ulaşımı zor olan bölgelerinde IBS (Intelsat Business Service) yer istasyonları ile telefon şebekesi irtibatını sağlamaya çalışmaktadır.

Haberleşme teknolojileri ekonomik ve toplumsal etkileri sebebi ile nerede ise bütün dünyada kritik bir yatırım alanı olarak görülmekte ve yaygın olarak kullanılması devletler arasında teşvik edilmektedir. Telekomünikasyon alanında iyi bir tüketici olmanın ekonomiye getireceği katkının yanı sıra, bu alanda böylesine büyük ve hızla büyümeye devam eden bir pazar vardır. Dolayısıyla dünya çapında güçlü bir ekonomiye sahip olmak isteyen ulusların bu pazarda üretici olarak yer almaya çalışacakları açıktır.

Sayısal veri şebekesi kapsamında başlangıçta Lefkoşa dahil 58 il merkezine 197 adet, toplam 3.000 port kapasiteli “Newbridge” TDM nodu kurulacaktır. Daha sonraki aşamalarda ise gelecek abone talepleri doğrultusunda söz konusu TDM (Time Divison Multiplexer) şebekesinin DAP illerini de kapsayacak şekilde genişlemesi planlanmıştır. 1998 yılının ikinci yarısında hizmete verilmesi planlanan sayısal veri şebekesinin 1. ve 2. faz montajları Ekim 1998’de tamamlanmış olup söz konusu şebekeden kamu kuruluşlarının yanı sıra bankalar, basın kuruluşları, servis sağlayıcılar gibi özel kuruluşların da yararlanması beklenmektedir. İlk aşamada sayısal veri şebekesi kapsamında TDM nodlarının kurulacağı 58 il merkezi arasında bulunan DAP illeri; Elazığ, Erzincan, Erzurum, Kars, Malatya ve Van’dır.

İletişim alanında yaşanan tüm olumlu gelişmelere karşın ülkemize özgü doğa koşullarından dolayı, özellikle DAP Bölgesi’nde haberleşme hizmetlerinin götürülemediği köy ve mezra gibi küçük yerleşim birimleri bulunmamaktadır. Normal şebekeler ile ulaşılamayan bu tür yöreler için Türk Telekom yeni alternatifler geliştirmektedir. Kendi uydusuna sahip olmanın avantajını kullanarak santrali bulunmayan köy ve mezra gibi küçük yerleşim birimlerindeki abonelere kaliteli ve güvenli bir haberleşme hizmeti sağlamak amacı ile TÜRKSAT uyduları üzerinden santralsiz doğrudan telefon olanağı ya da ilçe/köy gibi küçük tip santralleri bulunan yerleşim birimlerine de uydu üzerinden PSTN şebekesine geçiş imkanı sağlayacak uydu yer sistemleri (TES) projesini hayata geçiren Türk Telekom proje kapsamında ihaleyi kazanan Hughes Network Systems firması ile 15.10.96 tarihinde 1 adet şebeke kontrol ve 4 adet Gateway uydu yer istasyonu ile 25 adet tip-2 TES terminali ve 15 adet tip-1 TES terminali satın alınması amacı ile bir sözleşme imzalanmıştır. Ülkemiz için hazırlanan TR-TES projesi kapsamında bütün şebekenin kontrolü Ankara Gölbaşı uydu haberleşme merkezi müdürlüğünde kurulu bulunan yedekli şebeke kontrol ve monitör merkezi tarafından gerçekleştirilmektedir. DAP Bölgesi’ndeki üniversitelerinin Ulaknet üzerinden sağlanan Internet alt yapısı Tablo 1’de verilmiştir.

Devam eden, programlanan ve planlama aşamasında olan yatırımlar/projeler

•ATM Genişbant Birleşik Servisler Sayısal Şebekesini (BISDN–Broadband Integrated Services Digital Network) gerçekleştirmek için uluslar arası standartlar kuruluşu ITU-T tarafından seçilen teknolojidir. Bu teknoloji modern telekomünikasyonun önemli ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde geliştirilmektedir. Türk Telekom veri haberleşmesi ve internet hizmeti sağlayacak ATM alt yapısının kurulması için planlama çalışmalarına devam etmektedir.
•Kullanıcıların, yüksek hız gerektiren, gecikmeye hassas uygulamalar için olan ihtiyaç ve taleplerini karşılayabilmek için TURPAK şebekesinin yenileştirilmesi, diğer bir deyişle temel bilgi alt yapısı kimliğinin zenginleştirilerek bilgi otoyolu kimliğine dönüştürülmesi gerekmektedir. Bu amaçla, TURPAK şebekesinin ana çatısının yüksek hızlı frame/cell anahtarlama temelli bir yapıya dönüştürülmesi planlanmaktadır.
•TURPAK şebekesi üzerinden verilmesi planlanan diğer bir servis ise bankamatik ve kredi kartı doğrulanması uygulamalarında kullanılabilecek olan T3POS servisidir. Bu servis sayesinde banka kartlarının çevirimiçi olarak anında ve hatasız olarak sorgulanması sağlanacaktır. T3POS servisinin bankacılık uygulamaları yanı sıra, kullanılması düşünülen ve hatta uygulanabilirliği saptanan otomatik bilet makineleri, alarm servisleri ve sosyal güvenlik uygulamaları gibi alanları da kapsamaktadır.
•Frame–Relay Servisi, TURPAK şebekesi üzerinde planlanan başka bir servis olup BISDN içerisinde standartlaşmış bir veri servisi olma yolundadır. Ses, veri, görüntü gibi her türlü trafiğin koordinasyonu ile mevcut iletişim ortamlarının en verimli bir biçimde taşındığı geleceğin çoklu ortam ATM şebekeleri ile tamamen uyumlu bir servistir. Frame–Relay servisinden yaralanacak tipik uygulamalar olarak; anlık trafik motifine sahip ve düzensiz biçimde yüksek bant genişliğine gereksinim duyan yerel iletişim ağları (LAN) bağlantıları, ana bilgisayarlar arası veri tabanı koordinasyonu, video konferans gibi uygulamalar sayılabilir. Frame-Relay ülkemizde artmakta olan LAN’lar arası bağlantı gereksinimlerine, sanal bağlantılar ve anahtarlama özelliklerini kullanarak zaman ve maliyete etkin bir biçimde cevap verebilir.
•TURNET servisi, İnternet dünyasındaki gelişmelere paralel bir biçimde teknolojik olarak kaliteli bir alt yapı servisi vermeyi amaç edinmiş olup, iletişim alanındaki tüm gelişmelerin TURNET’e de uyarlanmasını sağlayacak, frame-relay ve ATM gibi teknolojilerin entegrasyonu planlanmaktadır.

SONUÇ

Tüm dünyada hızlı bir ivme ile gelişen adeta bir bilgi devrimi sayılabilecek internetin DAP Bölgesi’nde benimsenip yaygınlaşması devam etmektedir. Özellikle servis sağlayıcı sorunları yaşanmaktadır. Bölgede bilgi toplumunun alt yapısını oluşturacak olan elektronik ticaret ile ilgili teknik altyapı konusunda gerekli düzenlemeleri yapmak ve yönlendirmek; ayrıca, bilgi ağına erişimi yaygınlaştıracak olan doğru teknolojiler ivedi olarak desteklenmelidir.

Bölgenin coğrafi yapısının ve yerleşim alanlarının düzensiz dağılması sonucu ortaya çıkan birtakım olumsuzluklar; haberleşme teknolojisinin getirdiği çağdaş hizmet imkanlarıyla aşılabilir. Böylece telekomünikasyon sisteminin DAP Bölgesi’ndeki vatandaşlara sağladığı yararlar artacaktır. Sağlık ve eğitim alanında en ücra bölgelere dahi hizmet götürülebilecektir. Haberleşme sistemi DAP ekonomisinin en önemli alt yapısını oluşturacaktır.

Telekomünikasyon teknolojileri ulusal haberleşme alt yapısı yoluyla topluma ve ekonomik faaliyet gösteren sektörlere yayılmadıkça; ekonomik ve toplumsal hedeflere ulaşmak kolay olmayacaktır. Bir başka deyişle, haberleşme politikaları bölgenin toplumsal ve ekonomik hedeflerini gerçekleştirmeye yardımcı olmalıdır. Haberleşme politikası bölgenin elektronik/enformatik sanayilerinin üretimdeki yerel katkı oranını optimum bir şekilde yükseltmeyi ve yeni iş alanları açmayı hedeflemelidir.

Özellikle kırsal alanlarda oturan ve eğitimleri için full-time vakit ayıramayan DAP Bölgesi’nde yaşayan vatandaşlar için telekomünikasyon sistemi çok çeşitli imkanlar sağlamalıdır. Eğitim amaçlı uydular ve TV yardımı ile sürekli eğitim programları verilebilir. Ayrıca bölgesel TV ve Telekomünikasyon sistemleri ile eğitim programları evlere ulaştırılabilir.

TURPAK, Dial-up, TURNET ve TTNet Bölgede veri iletişiminde güçlü alt yapı ve hızlı erişim ağları ile bölge 21. yüzyıla hazırlanmalıdır. Çağdaş telekomünikasyonun alt yapısını oluşturan fiber optik kablo şebekesi mevcut haliyle yetersizdir. Kesintisiz mobil haberleşmede NMT’nin kapasitesi artırılmalıdır.

Ulusal bir DTTV ve DAB uygulaması mevcut UHF/VHF/FM’deki frekans problemlerinin tamamını ortadan kaldıracaktır. RTÜK’ün analog frekans planından sonra Dijital Frekans Planını da bir an önce çıkarıp Türkiye Frekans Arazisini gelişen teknolojiye hazır hale getirmelidir.

YAZIYI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Fırat Televizyonu’nun Kuruluşunun Kısa Öyküsü

17-23 AĞUSTOS 1998 SAYI:180 SAYFA:14
FIRAT Televizyonu’nun kurulma çalışmaları, Fırat Üniversitesi Araştırma Fonu’na 25.03.1991 tarihinde sunduğum ve “Uydu Anteninin Mikrobilgisayarla Yönlendirilmesi ve Yayın Aktarımı” başlığını taşıyan proje ile başlatılmıştır. Bu proje çalışmasını amacı, uydu yayınlarını alabilmek için kullanacağımız çanağın hareketlerinin bilgisayarla kontrolünü yapmak ve aldığımız yayınları bir verici üzerinden Elazığ halkına aktarmaktı. Bu amaçla 1 W gücünde kendimiz bir verici imal ettik. Kendi imalatımız verici için kullandığımız anten; televizyonlarda VHF yayınlarını almaya elverişli kullanılmış bir antendi. Vericimiz, VHF 11 kanalına ayarlanmıştı. Küçük kapasitedeki bir verici ile ancak Elazığ şehrinin bir bölümüne yayın yapabilmekteydik. O zamanlar henüz FIRAT TV yayınlarını başlatmadığımız için, mevcut bir uydu yayını Elazığ halkına aktarmak fikrini benimsedik. Tabi vereceğimiz bu yayının ses getirmesini de istiyorduk. Sonuçta CNN yayınlarını Elazığ halkına seyrettirmeyi uygun gördük.O dönemlerde Elazığ’da sadece TRT’nin yayınları izlenebilmekteydi. Ayrıca hiç kimsede çanak-receiver (alıcı) -LNB de yoktu. Ancak Elazığ Belediyesi, Star 1 yayınlarını Elazığ’a seyrettirebilmek amacıyla çalışmalarını yeni başlatmıştı ki, Üniversite olarak bizlerin CNN yayınlarını seyrettirmemiz, büyük olay yaratmıştı. Özellikle Üniversite çevresinden çok olumlu destek aldık. Çünkü dünyanın en büyük haber kanalı Elazığ’da da seyrediliyordu. Hocalarımız, televizyondan İngilizce haber dinleme lüksüne kavuşmuşlardı.

Bu olumlu gelişmeyi görünce, Elazığ halkına diğer yayınları seyrettirmeyi de planladık. Bu amaçla güçleri 5 W civarında olan birkaç verici satın aldık ve Haziran 1992 Ayı’nda Elazığ halkına Deutsche Welle, TV5, RAIUNO, RAIDUE yayınlarını da seyrettirdik.

Bu yayınların tahminimizden çok fazla ilgi görmesi üzerine, Üniversite olarak da kendi yayınlarımızı vermeyi düşündük. Ancak elimizde hiç bir aletimiz yoktu. Çünkü en azından bir-iki kamera, video, radyo vb. aletlere ihtiyacımız olacaktı. Çözüm olarak evlerimizdeki aletleri (kamera , video, radyo vs.) okula getirerek, deneme yayınlarını Temmuz 92’de başlattık.

İlk yayınlarımızda hazır kasetleri kullanıyorduk. Bu arada FIRAT TV’nin alt yapısını oluşturacak cihazların alımını da iki kanaldan sağlamaya çalışıyorduk. Fırat Üniversitesi Araştırma Fonu’na sunduğum proje ile bazı temel cihazları alabilmiştik. Ancak asıl kaynak, Teknik Eğitim Fakültesi Döner Sermayesi’nden sağlanan maddi destek idi. Elektronik-Bilgisayar Eğitimi Bölümü olarak Elazığ halkına bilgisayar kursları, bilgisayar montajı, bakımı ve program yazma şeklinde yaptığımız hizmetlerden sağlanan gelirlerin önemli bir bölümünü, FIRAT TV’nin gelişmesine harcadık.

FIRAT Televizyon yayınlarını resmi olarak başlattığımız tarih, 2 Ekim 1992‘dir. Yani 1992/93 Eğitim-Öğretimin açılışının yapıldığı gün, FIRAT TV; mesai günlerinde her gün 1 saat yayın yapmak üzere başlatılmıştır. Çok iptidai şartlar altında, ancak özverili çalışan birkaç elemanla yayınları başarı ile sürdürüyorduk.

Rektörümüz Prof. Dr. Eyüp G. İSBİR; FIRAT TV’nin gelişmesi için her türlü desteğini bizlere vermiştir. İstediğimiz malzemeleri almak için azami gayret göstermiştir. Bu vesile ile benim için çok büyük bir anlam taşıyan bir olayı burada aktarmak istiyorum. Yayınlarımız aksatılmaksızın süründürülüyordu. Ancak cihaz imkanlarımız çok kısıtlı idi. Rektörümüz Prof. Dr. Eyüp G. İsbir’e çok acil olarak 1 video oynatıcı ve 37 ekran bir televizyona acil ihtiyacımız olduğunu belirttim. Ancak ilgili ödeme fasılları araştırdığımı ve hiç paranın kalmadığını söyledim. “Bana bir iki gün müsaade et, inşallah bir çözüm bulurum” dedi. Üç gün sonra Rektörümüz; istediğim bu cihazları bana gönderdiğinde şaşırmıştım, bu alımları hangi kaynaktan yaptı diye? Araştırdığımda, Rektörümüzün bu cihazları bizzat kendi imkanları ile satın aldığını ve bize hibe ettiğini duyduğumda, gelişmeye inanmışlığın ne fadekarlıkları beraberinde getirdiğini çok daha iyi anlamıştım. O dönemler bu durumu duyurmak istediğimde, bana izin vermemişti. Ancak aradan tam 6 yıl geçtiği için, artık bu olayı açıklamanın zamanı gelmiştir diye düşünüyorum.

FIRAT TV her geçen gün daha da gelişmektedir. Bu amaçla televizyon kulesi inşaatı ile çok modern bir stüdyo binası yapılmıştır. Dünya Bankası’ndan Teknik Eğitim Fakültesi’ne gelen ve televizyon yayıncılığında kullanılabilecek tüm cihazlar, FIRAT TV’ye aktarılmıştır. Bugün mahalli düzeyde yayın yapan televizyonlar içerisinde, en mükemmel donanımlara sahip televizyonlar arasında, FIRAT TV’de yer almaktadır.

Günümüz fiyatlarıyla Fırat Televizyonu’nun sahip olduğu stüdyo, verici kulesi, vericiler, yayın aktarımında kullanılan tüm donanım maliyetleri, yaklaşık 800 milyar civarındadır. Fırat Televizyonu akşamları her gün 7 saat süre ile eğitim, kültür, spor, güncel konular, bölge haberleri ve benzeri programları halka ulaştıran ve Elazığ’ın ilk mahalli televizyonu kimliğini taşıyan bir birimdir.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın 22.08.1997 tarihli ve 22354 sayılı yazısı üzerine, 28.03.1997 tarihli ve 2809 sayılı kanunun ek 30’uncu maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 09.09.1997 tarihinde Fırat Üniversitesi bünyesinde İletişim Fakültesi kurulmasına karar verilmiştir. Bu karar 11.09.1997 gün ve 23115 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Fırat Üniversitesi’nde İletişim Fakültesi’nin kurulmasının sebebi, Fırat Televizyonu’dur.

Fırat Üniversitesi; 24-26 Eylül 1997 tarihleri arasında Fırat Televizyonu Stüdyosunda “Türkiye, Türk Cumhuriyetleri ve Asya Pasifik Ülkeleri, Uluslararası Eğitim Sempozyumunu” gerçekleştirerek; uydu aracılığı ile Türkiye, Avrupa, Türk Cumhuriyetleri ve Asya Pasifik ülkelerine uzaktan eğitim vermek üzere çalışmalarını başlatmıştır. İlk uzaktan eğitim çalışmalarını 1992’de Fırat TV ile başlatan Üniversitemiz, yakın gelecekte uzaktan eğitimin tüm imkanlarını kullanarak diplomaya yönelik eğitim vermeyi hedeflemektedir.

İletişim Fakültesi öğrenci alımına başladığında, Fırat Televizyonu; İletişim Fakültesi ve Teknik Eğitim Fakültesi Elektronik-Bilgisayar Eğitimi Bölümü bünyesinde çalışmalarını yeni ufuklara yönlendirecektir. Yeni ufukların ayak sesleri şimdiden duyuluyor gibi… Özbekistan ile uzaktan eğitim için ön hazırlık çalışmaları başlatıldı bile… Fırat Üniversitesi yeni ufuklara hızla ilerlerken, üniversitelerimizin kitlelere televizyon yayının yapmasını, (dolayısıyla uzaktan eğitim verilmesini engelleyen), mevcut yasadaki (3984) çelişkilerin kısa sürede değiştirileceği ümidiyle…

YAZIYI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ