Iletişim Fakültesine Maalesef Bu Yil Öğrenci Alinamiyor

Prof. Dr. Asaf Varol
avarol@firat.edu.tr

Fırat Üniversitesi İletişim Fakültesi hazırlıklarını yaparak 2000-2001 eğitim-öğretim yılında 25 öğrenci almak üzere hazırlıklarını tamamlamıştı. Öğrenci alımı için Üniversitemiz Senatosunun aldığı karar Yükseköğretim Kurulu’na sunulmuş, ancak Yükseköğretim Yürütme Kurulu İletişim Fakültesi mezunu en az üç öğretim üyesi bulunması şartını göz önüne alarak öğrenci alım talebini uygun görmemiştir.

Konu hakkında YÖK Yürütme Kurulu’nun bazı üyeleri ile görüşüldüğünde, üç öğretim üyesi şartının tüm yeni açılacak bölümler için alınmış kesin ortak bir karar olduğu belirtilmiştir. Fırat Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin mevcut fiziki imkanları önceden açılmış birçok iletişim fakültesinde bulunmamaktadır. Ancak Fırat Üniversitesi’nde iletişim alanında yeterli sayıda öğretim üyesi bulunmadığı da bir gerçek olarak karşımıza çıkıyor. İletişim fakültesi mezunu olup öğretim görevlisi düzeyinde birkaç elemana sahip olan Fırat Üniversitesi İletişim Fakültesi için süratle öğretim üyesi sağlanması için çaba sarf edilmesi gerekecek.

Üniversitemize bu günlerde atanacak yeni rektörün, iletişim fakültesine eleman temini için büyük gayret sarf edeceği bekleniyor. Elazığ’da yerel medya belirli bir düzeye ulaşmış durumda. İletişim Fakültesi’ne öğrenci alınması durumunda, yerel medyada gelişme daha da hızlı sağlanabilecek.

İletişim Fakültesi öğretim üyesi temini oldukça zor. Yıllardır hizmet veren iletişim fakültelerinin hemen hemen tümü batı illerimizde yer alıyor. Bu iletişim fakültelerinde çalışan öğretim üyelerinin önemli bir bölümü düzenlerini kurmuş ve diğer bir ile gitmeyi de macera olarak niteliyorlar. Çünkü öğretim üyelerinin maaşları tatmin edici düzeyden oldukça uzak.

Birkaç yardımcı doçent ile görüşmeler yaparak, Elazığ’a gelip gelemeyecekleri konusunda görüşlerini öğrenmek istedim. Tümünün görüşü olumsuzdu. Çünkü doğuyu çok farklı algılıyorlar. Ayrıca en azından kendilerine lojman verilip verilemeyeceğini sorduklarında, garanti olamayacağını söylediğimde “Buradaki yaşamdan daha cazip olacak nesi var?” dediklerinde suskun kalmak zorunda kalıyordum.

İletişim Fakültesine öğretim üyesi temini için öncelikle kendi yöremizden olan ancak batıda çalışan öğretim üyeleri ile işe başlamak gerekir. Çünkü bu gruba giren öğretim elemanları, Elazığ’da yaşamın ne olduğunu bilmeleri bir avantaj olarak karşımıza çıkabilir.

İletişim Fakültemize en az yardımcı doçent seviyesinde öğretim üyesi bulmak için yoğun bir çalışma içerisine girmek zorundayız. Aksi takdirde yıllar çok çabuk geçer ve arkaya dönüp baktığımızda hiçbir gelişmenin yapılmadığını görürüz.

YAZIYI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Elaziğ’daki Görsel Medya Üzerine Bir Yorum

Prof. Dr. Asaf Varol
avarol@firat.edu.tr

Elazığ’da yerel düzeyde yayın yapan üç televizyon bulunmaktadır. Bunlar Kanal E, Kanal 23 ve Fırat RTV’dir. Yerel görsel medya deyip geçmemek lazım. Görsel yerel medya sayesinde Elazığ’da olayları zamanında öğrenme, kültürel programlarla geçmişimizi yeni kuşaklara aktarma, spor programlarıyla ilimizdeki spor faaliyetler hakkında bilgi sahibi olabiliyor ve açık oturumlarıyla gündemi evlere taşıyabiliyoruz.

Televizyon yayıncılığı başlı başına bir olay. Radyo yayınları ile kıyaslandığında aralarında çok büyük farklılıkların olduğunu herkes hemen fark eder. Televizyonun görsellik boyutu, çok dikkatli çalışmayı gerektirir.

Yerel görsel medyamızın yıllar itibariyle gelişim çizgisini irdelediğimizde çok güzel resimler ortaya çıkıyor. İlk yayın dönemlerinde bazı önemli hususlara dikkat etmediğimiz oluyordu. Örneğin haber okutturduğumuz spikerler çok sık yanlışlıklar yaparken veya Türkçe’yi tam anlamıyla yerli yerinde kullanamazken, bugün çok farklı bir tablo ortaya çıkıyor.

Kanal E, Kanal 23 ve FIRAT RTV’de haberleri okuyan arkadaşlarımızın konuşmaları ve diksiyonları takdire şayan. Büyük ulusal medyada spikerlik yapanlarla yarışabilecek durumda olanlar var. Diğer taraftan açık oturum düzenleyen program yapımcılarımızın önemli bir bölümü kendilerini çok geliştirdiler. Konuklarına yönelttikleri sorular ile can alıcı noktaları açıklığa kavuşturabiliyorlar.

Bu televizyon kanallarımız eğitim ve öğretime katkı sağlama açısından kendi kendilerine bir okul oldular. Yerel görsel medyada çalışanlar ise tüm güçlerini seferber ederek daha kaliteli bir program yapma için çaba gösteriyorlar.

23 Haziran 2000 tarihinde FIRAT RTV’de Özcan Karakaya’nın yaptığı “Panorama” programının konukları FIRAT RTV’de çalışan Serpil, Erkan, Vedat, Zeki ve Gürkan olunca, çok yoğun işim olmasına rağmen oturup neler dediklerini dinledim. Kendilerini FIRAT RTV’ye adadıklarını görmem, beni çok duygulandırdı. Gerçekten tümü büyük özveri ile çalışıyordu. Diğer kanallarda çalışanlar da benzer durumdadırlar. Bu çocukların daha gelişmesini sağlamak için ele ele vermemiz gerekir. O nedenle İletişim Fakültesi Dekanı olarak üzerime ne düşüyorsa, yasal sınırların dışına çıkmamak kaydı ile hizmete hazırım.

Kanal E, Kanal 23 ve FIRAT RTV birlikte Elazığ halkına hizmeti amaç edinmelidir. Daha başarılı hizmetler vermek üzere biri biri ile yarışmalıdır. Ancak sağdan soldan aldıkları duyumlarla birbirlerini yıpratma yolunu hiçbir zaman gündeme getirmemelidirler. O nedenle ilk fırsatta bir araya gelip yeni bir strateji belirleyerek, yayın hayatımızı daha da güzelleştirme yoluna girmeliyiz.

YAZIYI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Iletişim Fakültelerinin Dekanlari Izmir’de Toplaniyor

Prof. Dr. Asaf Varol
avarol@firat.edu.tr

İletişim Fakültelerinin Dekanları 6 Mayıs’ta Ankara Karagöl’de toplantı yapmış ve müteakip toplantının 30 Haziranda Ege Üniversitesinde yapılmasını kararlaştırmıştı. İletişim Fakültelerinde yeniden yapılanmayı ve birlikteliği sağlamak için seri toplantılar yapılıyor. Bu toplantıya çalışma grupları yaptıkları ön hazırlıkları getirecek ve tartışmaya sunacaklar.

İletişim Fakülteleri sosyal ağırlıklı puan ile öğrenci almaktadır. Nitekim bu yıl sözel puan türü ile iletişim fakültelerine girilebilecek. Oysa 1991’li yıllarla birlikte özel radyo ve televizyon yayınlarının Türkiye’de çoğalması ile, iletişim fakültelerinin önceki imajında önemli değişiklikler olmuştur. Yeni teknolojilerin devreye girmesi ile, radyo ve televizyon yayın teknikleri çok büyük değişimler göstermiştir. Bunun sonucu olarak da iletişim fakülte mezunlarında aranan özellikler değişime uğramıştır.

Özel radyo ve televizyon şirketlerinin ulusal ve mahalli düzeyde çoğalmış olması, iletişim fakültesi mezunlarına olan talepte önemli artış göstermiştir. İletişim fakülteleri mezunları da artık kullanılan teknolojinin özellikleri hakkında da bilgi sahibi olması gerekir. Örneğin bilişim ve iletişim alanındaki yeni teknolojiler alanında bilgi sahibi olan bir yönetmenin bir senaryoyu uygulamaya almasıyla, bu bilgilerden yoksun bir yönetmenin aynı işi yapması elbette ki farklı düzeylerde olacaktır. Bugün Avrupa ülkelerinin üniversitelerinde yetiştirilen insan tipinde önemli değişiklikler uygulanıyor. Örneğin tamamen sosyal bir bölümde okuyan bir öğrencinin yeni teknolojileri öğrenmeleri için, teknoloji dersleri okutuluyor veya tam tersi mühendislik eğitimi yapan bir öğrencinin sosyal bazı dersleri okuması zorunlu kılınıyor.

İletişim Fakültelerine öğrenci alımında sözel puan türü yerine eşit ağırlık türü puanla öğrenci alması gerekir. Çünkü eşit ağırlık; sözel ve sayısal puan türlerinin aritmetik ortalaması olup, teknolojik gelişmelere uyum sağlamada sayısal puan türünün öne çıktığı göz ardı edilemez. O nedenle gelecek yıldan itibaren İletişim Fakültelerinin artık eşit ağırlık puan türü ile öğrenci alması gerekir.

Diğer bir konu ise İletişim Fakültelerinde okutulan dersler ve içerikleridir. Bir iletişim Fakültesi mezunu İnternet üzerinden yapılan radyo ve televizyon yayınlarından bihaber olmamalıdır. Özel radyo ve televizyonlarının çoğalması ile birlikte, görüntü ve ses kirliliği kavramları önem kazanır oldu. O halde iletişimin bir de ortaya çıkardığı çevre sorunları söz konusudur. Seçim sonuçlarının bilgisayar ekranından aktarılması veya reklamlar için kullanılacak programlar, animasyon ve iletişim istatistiği türünden derslere ihtiyaç doğuruyor.

O halde İletişim Fakültelerinde köklü bir yeniden yapılanma söz konusu olmalıdır. Fırat Üniversitesi yeni kurulan bir fakülte olarak tüm bu durumları nazara alarak, ders ve içeriklerini hazırlamıştır.

YAZIYI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Fikir Ve Sanat Eserleri Kanunu

Prof. Dr. Asaf Varol
avarol@firat.edu.tr

5.12.1951 tarihli ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, Türkiye’nin fikrî haklar alanındaki ihtiyaçları için uzun yıllar kullanılmıştır. Ancak, elli yıla yaklaşan bu süre içinde dünyada ve Türkiye’de önemli değişiklikler meydana gelmiş ve söz konusu Kanun ihtiyaçlara cevap vermez duruma gelmiştir.

21 inci yüzyıla girerken, çağdaş teknolojideki her gelişme, yaratıcı ifade biçimi açısından yeni imkânlar sunmakta ve her gelişme beraberinde yeni hukukî dengelerin oluşturulması zorunluluğunu ortaya çıkartmaktadır. Uluslararası anlaşmalar nedeniyle, kanunlarımızın yetersiz kaldığı durumlar yaşanabilmektedir. Uluslararası anlaşmalara imza koyan ülkeler iç hukuklarını bu değişim ve gelişmelere paralel olarak ve bu anlaşmalara uyum sağlayacak şekilde düzenlemek zorunda kalmaktadırlar. Bu nedenle, ilk olarak 1983 yılında, 2936 sayılı Kanunla 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun bazı maddeleri değiştirilmiştir.

Gümrük Birliği çerçevesinde 1/95 sayılı AT-Türkiye Ortaklık Konseyi Kararı Ek No. 8’de yer alan sorumluluklarımız doğrultusunda, Konsey Direktiflerine uyum sağlamak amacıyla 12.6.1995 tarihinde yürürlüğe giren 4110 sayılı Kanunda bazı değişiklikler yapılmıştır.

4110 sayılı Kanunun kabulünden sonra, “İcracı Sanatçılar, Fonogram Yapımcıları ve Yayın Kuruluşlarının Korunmasına Dair Roma Sözleşmesine” ve “Edebiyat ve Sanat Eserlerinin Korunmasına İlişkin Bern Sözleşmesinde Değişiklik Yapan ve 1979’da Tadil Edilen Paris Metnine” Katılmamızın Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkındaki Kanunlar 12.7.1995 tarihli ve 22341 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Ancak 4110 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yeniden teknik düzeyde yapılan çalışmalar sonucunda, Kanunun bazı maddelerinin yukarıda sözü edilen uluslararası sözleşmelerle uyumsuz olduğu tespit edilmiştir.

Bilişim ve İletişim alanındaki hızlı teknolojik gelişmeler yüzünden kısa sürede ihtiyaçlara cevap vermeyen kanun, tüzük, yönetmelik ve yönergelerle karşılaşmak mümkündür. Örneğin İnternet’in yaygın kullanılması sonucunda, İnternet üzerinden kullanıma sunulacak bilgiler ile ilgili Türkiye’de henüz yasal bir düzenleme ortada bulunmamaktadır. Web ortamında sunulan bir eseri, birileri izinsiz kullansa ne ceza verileceği henüz bilinmiyor. O nedenle yeni teknolojilere uygun yasal düzenlemeleri zaman geçirmeden devreye sokmak gerekir.

YAZIYI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

İletişim Fakülteleri Yeniden Yapılanıyor

Prof. Dr. Asaf Varol
avarol @firat.edu.tr

İletişim Fakülteleri Dekanları 5-6 Mayıs 2000 tarihleri arasında Ankara’da toplanarak önemli bazı kararlar aldılar. Toplam 19 İletişim Fakültesinden Akdeniz, Anadolu, Ankara, Atatürk, Behçeşehir, Ege, Fırat, Galatasaray, Gazi, İstanbul, İstanbul Bilgi, Maltepe, Mersin (İletişim Fakültesi kurulma çalışmaları halen devam ediyor) ve Selçuk Üniversitelerinin dekan veya dekan yardımcıları bir araya gelerek, tek bir güç olarak ortaya çıkmak amacıyla aşağıdaki kararları aldılar.

-İletişim Yüksek Konseyi kurularak, iletişim sorunlarının en üst düzeyde tartışılması, kararlar alınması ve öneriler üretmesi sağlanacak.
-Bilişim ve İletişim Teknolojileri Çalışma Grubu oluşturularak, yeni teknolojilerin iletişim topluluğu tarafından yoğunluklu kullanılması sağlanacak. Bu çalışmalar Bilgi, Fırat ve Selçuk Üniversitelerinin İletişim Fakültelerinin dekanları tarafından yürütülecek. Bu balgamda ilk etapta İnternet Ağı üzerinden dekanlar arasında bir tartışma listesi oluşturulacak. İletişim Fakültelerinin Web sayfaları hazırlanarak İnternet kullanıcılarının hizmetine sunulacak.
-Sinema ve Telif Eserler Çalışma grubunda ise Bahçeşehir, İstanbul, Maltepe ve Mersin Üniversiteleri İletişim Fakülteleri Dekanları görev aldılar. Bu grup, telif eserlerin koruması konusunda çalışmalar yapacaklar.
Basınla ilgili kurulan çalışma grubunda ise Akdeniz, Anadolu, Ege, Galatasaray, Gazi İletişim Fakültelerinin dekanları görevlendirildiler.
-Bilgi Üniversitesi Dekanı Prof. Dr. Aydın Uğur ile Fırat Üniversitesi Dekanı Prof. Dr. Asaf Varol, hazırlanacak tüm çalışmalarda dil ve anlatım birliğini sağlamak üzere eşgüdüm içinde sekreteryayı yürütecekler.
-Fırat Üniversitesi İletişim Fakültesi ile ilgili hazırlanan 60 sayfalık bir tanıtım kitapçığı, diğer Dekanlar tarafından takdirle karşılanmış ve 1992 yılından beri FIRAT TV’nin çalışmaları konusunda yapılan bilgilendirme sunuşu büyük ilgi toplamıştır.

Dekanların oybirliği ile almış olduğu diğer önemli bir konu ise Üniversitelerin radyo ve televizyon yayınları yapabilmesi için öncelikle ve ivedilikle yasal düzenlemelerin yapılması konusunda gerekli girişimlerde bulunulması kararlaştırılmıştır.

Bundan böyle İletişim alanında yapılacak sempozyum ve kongreler için de bir düzenleme getirilmiştir. İletişim 2. kongresinin Ekim 2000’de veya 2001 yılının Şubat ayını geçmeyecek şekilde düzenlenmesi görevi ise İstanbul Üniversitesi Dekanı Prof. Dr. Nükhet Güz’e verildi.

2001 Nisan Ayında Anadolu Üniversitesi İletişim Fakültesi’nce düzenlenecek olan “Uluslararası İletişim Sempozyumu” çalışmalarının desteklenmesi ve Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin 2002 Yılındaki İletişim Sempozyumunun ikincisini düzenleme talebi uygun görüldü.

İletişim alanında yapılan yüksek lisans, lisans ve doktora tezlerinin listeleri Fırat Üniversitesi İletişim Fakültesine ulaştırılacak ve Üniversitemizde İnternet kullanıcıların hizmetine sunulması işlemi gerçekleştirilecektir.

İletişim Fakültesi dekanlarının bundan böyle ortak hareket etmeleri konusunda aldıkları karar, kısa süre içerisinde meyvelerini vermeye başlayacaktır.

YAZIYI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ