Milli Eğitim Bakanı Sayın Bostancıoğlu Aramızdaydı

Prof. Dr. Asaf Varol
avarol@firat.edu.tr

İletişim fakültesi dekanları altıncı kez Ankara’da toplanırken, önemli konukları da kendileriyle birlikte idi. 27-28 Ekim 2000 tarihleri arasında yapılan toplantıya birinci günü RTÜK Başkanı Nuri Kayış, RTÜK Yayın İzleme Dairesi Başkanı Yusuf Turan, RTÜK Uluslararası İlişkiler Dairesi Başkanlığından Uzman Belma Örs, Bora Sönmez ve Cengiz Karakaşoğlu yanında Aydın Doğan Vakfı Başkanı Orhan Birgit, Erdoğan Gönüllü gibi şahsiyetler katılırken; ikinci gün Milli Eğitim Bakanı Sayın Metin Bostancıoğlu, MEB Müsteşarı Sayın Bener Cordan, Müsteşar Yardımcısı Sayın Mehmet Temel, Öğretmen Yetiştirme ve Eğitimi Genel Müdürü Aydın Özyar ile iletişim meslek liselerinin müdürleri ve diğer bazı ilgililer katıldılar.

RTÜK Başkanı Nuri Kayış, iletişim fakültelerinin radyo ve televizyon yayınları yapabilmelerinin sağlanması gerektiğini açık bir biçimde ifade etmiştir. İletişim fakülteleri dekanları, “Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun, Basın Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu İle Kurumlar Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” üzerinde yapılmasını önerdikleri değişiklikleri tüm katılımcılara gerekçeleri ile anlattılar.

Milli Eğitim Bakanı Sayın Metin Bostancıoğlu iletişim meslek liseleri ile ilgili görüşlerini dile getirdi. İletişim fakülteleri dekanlarının bazıları konu hakkındaki görüşlerini belirtiler. Bendeniz de söz alarak, radyo ve televizyon, gazetecilik ve iletişim meslek lisesi mezunlarının iletişim fakültelerini tercih etmeleri halinde nasıl mağdur edildiklerini, örneklerle açıkladım. Bu konuşma, sayıları 10 civarında olan Anadolu İletişim Meslek Lisesi müdürlerinin yüreklerine su serpti. Okul müdürlerini temsilen söz alan Anadolu İletişim Meslek Lisesi Müdürü Çetin Erturan, mezunlarının iletişim fakültesi bölümlerini seçmeleri halinde orta öğretim başarı puanlarının 0,2 yerine hiç olmazsa 0,5 ile çarpılarak öğrencilerin mağduriyetlerinin bir nebze giderilmesini istemiştir. Oysa ben, orta öğretim başarı puanının 0,5 katsayısına ilaveten 0,15’lik katsayı ile de çarpılması gerektiğini savunuyorum. Bu konu hakkında yarın sizlere daha ayrıntılı bilgi vereceğim.

Müsteşar Sayın Bener Cordan’a ise “25-26 Kasım 1996 tarihleri arasında Ankara’da yapılan “1.Anadolu Basın-Yayın Kurultayında, 3984 Sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkındaki Kanunun üniversitelerimizin radyo ve televizyon yayınları yapmasını engelleyen maddelerinin kaldırılması gerektiğini size hatırlattığımda bu değişiklik için destek sağlayacağınızı belirtmiştiniz ve ifadeleriniz video kaseti olarak elimde mevcuttur” dediğimde, sözünü tutan birisi olduğunu ve destek sağlayacağı sözünü yineledi. Bir akademisyen olarak söz konusu yasanın değişeceği günü sabırsızlıkla bekliyorum.

YAZIYI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Anadolu Gazete, Radyo Ve Televizyon Yayıncıların Birliğinin İstekleri

Prof. Dr. Asaf Varol
avarol@firat.edu.tr

Anadolu Gazete Radyo ve Televizyon Yayıncıları Birliği (AGRT) 1994 Yılında kurulmuş bir sivil toplum örgütü. Anadolu’da yerel yayın yapan 800 gazete, 1162 radyo ve 228 televizyon yayıncısının bazıları bu örgütün üyesidir. AGRT, Konrad Adenauer Vakfına bir teklif götürerek, yerel yayın kuruluşları tarafından üretilen haberlerin elektronik posta ile toplanarak, İnternet’te oluşturulacak bir site üzerinden yayımlanarak, karşılıklı haber alış verişi yapılmasını istemiştir.

25-26 Kasım 1996 tarihleri arasında Ankara’da yapılan 1.Anadolu Basın-Yayın Kurultayında, “Yerel Radyo ve Televizyonların Sorunları Komisyonunda” çalışmalar yapmıştım. AGRT’nin yayın organı olan Anadolu isimli derginin 1996 yılında yayımlanan Ekim sayısının 22-25 sayfalarında “Gazete, Radyo ve Televizyon Yayıncıları Birliği’nin Üstlenebileceği Görevler” hakkında görüşlerimi belirtmiştim. 1997 yılında İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesinin VI numaralı Dergisinin 145-147. sayfalarında ise “Televizyonla Uzaktan Eğitim ve Mahalli Radyo ve Televizyon Kuruluşlarının Sıkıntıları” konularını işlemiştim.

24 Nisan 1998 günü Fırat Havzası Gazetecileri Cemiyeti Başkanlığı ile Fırat Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Dekanlığı’nın ortak organizasyonu sonucunda, Elazığ’da “Anadolu Medyasında Gelişim Çizgisi” başlığını taşıyan panele ve 8-9 Ekim 1998 tarihleri arasında Fırat Üniversitesi FIRAT RTV’de Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve Konrad Adenauer Vakfı tarafından basına yönelik olarak düzenlenen “Yerel Gazetecilik, Televizyonculuk ve Radyoculuk Meslek İçi Eğitimleri” çalışmalarına katılarak, yerel medya konuları üzerinde görüşlerimi uygulamadan gelen kimliğimle açıklamıştım. Çünkü 1991’de Fırat Üniversitesi Araştırma Fonuna sunduğumuz bir projenin ürünü olarak 1992’de FIRAT Televizyonu ortaya çıkmıştı. O zamanlar Elazığ’da diğer bir yerel televizyon yoktu. Türkiye üniversiteleri arasında kesintisiz 8 yıl yayın yapan ilk yerel televizyonu olmanın haklı gururu FIRAT Televizyonuna aittir. Defalarca sanık sandalyelerinde ifade vermemiz bizi bıktırmadı. Bu mücadele kapsamında Yerel televizyon yayıncılığının sıkıntılarını da bizzat yaşamış olduk.

AGRT’nin yerel medya konusunda ileri sürdüğü aşağıdaki görüşleri bizler de yıllarca savunduk.

• İletişim Fakülteleri bulundukları bölgelerde yayım yapan yerel medya kuruluşları ile ortak çalışmalar yaparak yerel medyanın gelişmesi için görüş ve önerilerde bulunmalı,
• İletişim Fakültesi mezunlarının yerel medya kuruluşlarında istihdam edilmelerinin sağlanması,
• Yerel medyada çalışan sarı basın kartı sahibi gazeteciler veya diğer çalışanlar için İletişim Fakültelerinin hızlandırılmış hizmet içi eğitim seminerleri düzenlemeleri,
• İletişim Fakültesi öğrencilerinin yerel medyada stajyer olarak çalışmalarının sağlanması,
Görüşlerimizden sadece bazılarıdır. Yerel medyanın gelişebilmesi için yapılacak birçok yenilik mevcuttur.

Bunun için de önce yasal düzenlemeler gerekir. Bu konuda Fırat Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı kimliğimle, öncelikle yerel medyanın ve yerel gazeteciler cemiyetlerinin desteklerine talibim.

YAZIYI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

RTÜK Başkanı Aramızdaydı

Prof. Dr. Asaf Varol
avarol@firat.edu.tr

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Sedat Nuri Kayış ve Daire Başkanı Yusuf Turan, İletişim Fakültesi Dekanlarının Safranbolu’da yaptıkları toplantıya katıldılar. RTÜK Başkanının aramıza katılması, sorunlarımızı dinlemesi ve kendi görüşlerini dile getirmesi, İletişim Fakültesi Dekanlarınca çok olumlu bir gelişme olarak karşılandı.

RTÜK Başkanı toplantının başında bir açıklama yaptı. “Gazeteciliğin en temel kurallarından biri suçlu olduğu yargı kararıyla kesinleşmedikçe, kimsenin suçlu ilan edilemeyeceğidir. Ama bu kural televizyon haberlerinde sık sık çiğnenmekte, sadece bir iddia ile karşı karşıya olan kişiler azılı suçlular olarak tanıtılabilmektedir.

Gazeteciliğin önemli kuralarından biri de kişilerin özel yaşamının kamu çıkarlarının gerektirdiği durumlar dışında yayın konusu yapılmayacağı şeklindedir. Ne var ki bu kurallar hiçe sayılmakta, ünlü kişilerin yaşamları adete didik edilmekte, en mahrem sırları açıklanmaktadır. Bazı şarkıcı ve mankenlerin sevgililerinin çetelesini tutan ve onlardan kimilerinin özel yaşantılarını sık sık ekranlara taşıyan televizyonların bu tutumlarıyla nasıl bir kamu çıkarı gözettiklerinin merak konusu olduğunu” belirten Nuri Kayış; “Televizyonlardaki abartılmış şiddet görüntülerinin de izleyicileri ciddi şekilde rahatsız ettiklerini yaptıkları araştırmalarla tespit ettiklerini” belirtmiştir.

“Meclis gündeminde bulunan 3984 Sayılı kanunda değişiklik öngören tasarıya, İletişim sektöründe İletişim Fakültesi mezunlarının çoğunlukla istihdamını öngören bir maddenin de eklenmesinde hayati önem vardır. Bu tasarıya İletişim Fakültelerinin eğitim amaçlı radyo ve televizyon istasyonu kurmalarını sağlayıcı bir madde konulmasını da gerekli buluyorum” diyen Sedat Nuri Kayış’ın bu görüşü, İletişim Fakültesi Dekanları tarafından memnuniyetle karşılanmıştır. Türkiye’de İletişim sektörünün düzene girmesi için İletişim Fakültelerinin çok önemli bir fonksiyon üstlendiğine inandığını bu nedenle RTÜK olarak üniversitelerle her türlü işbirliğine hazır olduklarını söyledi.

Prof. Dr. Asaf Varol, Fırat Üniversitesi’nin 1992 yılından beri yerel anlamda sürekli yayın yapan bir televizyon biriminin olduğunu, “3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluşları Hakkındaki Kanunun” ise 1994’de yayımlandığını ve bu kanunun Üniversitelerimizin radyo ve televizyon yayınları yapmasını engellediğini, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nın 1999 Aralık ayında yayımlandığı “Üniversitelerarası İletişim ve Bilgi Teknolojilerine Dayalı Yükseköğretim Yönetmeliği” ile Türkiye’de Uzaktan Eğitimi teşvik ettiğini ve gelişmiş ülkelerde birçok üniversitenin radyo, televizyon, İnternet vb yöntemler kullanarak uzaktan eğitim yaptığı bir dönemde, 3984 sayılı Kanunun çağ dışı kaldığı ifadeleri, toplantıya katılan diğer Dekanlar tarafından da tamamen desteklenmiştir. Dekanlar yasanın değiştirilerek üniversitelerin radyo ve televizyon birimleri kurarak uzaktan eğitim yapmalarını engelleyen maddelerinin kaldırılmasını istemişleridir.

YAZIYI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Iletişim Fakülteleri Dekanları Toplantısı

Prof. Dr. Asaf Varol
avarol@firat.edu.tr

İletişim Fakülteleri Dekanları; İletişim Fakültelerinin yeniden yapılandırılması, aralarındaki ilişkilerin kuvvetlendirilmesi, İletişim Fakültelerinin radyo ve televizyon birimleri kurarak özel radyo ve televizyonlara benzer yayınlar yapmasını engelleyen 3984 Sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkındaki Kanunun değiştirilmesi, İletişim Fakülteleri arasında Uzaktan Eğitim yöntemleri ile karşılıklı olarak derslerin verilmesinin sağlanması, sinema ve telif haklarının gözden geçirilmesi, basının sorunlarının ele alınması vb konularda görüşmelerde bulunulmak üzere, 21 Eylül 2000 tarihinde Safranbolu’da toplandı.

Toplantıya Yeditepe Üniversitesi’nden Prof. Dr. Aysel Aziz, Bilgi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Aydın Uğur, Ege Üniversitesi’nden Prof. Dr. Işık Özkan, Selçuk Üniversitesi’nden Dursun Ali Dinç, Fırat Üniversitesi’nden Prof. Dr. Asaf Varol, Mersin Üniversitesi’nden Dursun Gökdağ, Gazi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Alemdar Yalçın, Ankara Üniversitesi’nden Oğuz Onaran, Galatasaray Üniversitesi’nden Prof. Dr. Merih Zırhlıoğlu ve Yrd. Doç. Dr. Dilruba Çatalbaş, Başkent Üniversitesi’nden Prof. Dr. Belma Akşit, Bahçeşehir Üniversitesi’nden Prof. Dr. Zafer Doğan, Maltepe Üniversitesi’nden Ersan İlal ve Anadolu Üniversitesi’nden de Yrd. Doç. Dr. Nejdet Atabey katıldılar.Toplantıya katılanların mensup oldukları üniversitelere dikkat edilecek olursa, vakıf üniversitelerinin önemli bir bölümünün öncelikle İletişim Fakültelerini kurarak eğitim verdikleri görülür. İletişim Fakültelerinin “Radyo, Televizyon ve Sinema”, “Gazetecilik” ve “Halkla İlişkiler ve Tanıtım” bölümlerinden mezun olan öğrencilerin son yıllarda çoğalan özel radyo ve televizyon şirketleri sayesinde iş bulmalarının kolaylaştığı belirtiliyor. Ancak özel radyo ve televizyon şirketlerinde çalışan birçok elemanın İletişim Fakültesi mezunu olmadıkları da bilinen bir gerçek olarak karşımıza çıkıyor.

Yerel yayın yapan radyo ve televizyon şirketlerinde program sunucusu, spiker olarak çalıştırılacak elemanların Türkçe’yi çok iyi kullananlar arasından seçilmesi zorunluluğunun getirilmesi gerekir. Çünkü bu konumda olan kişilerin kullandıkları Türkçe, toplum bireylerinin kullandıkları Türkçe üzerinde etkili olabilmektedir. Çocuklarımız radyo veya televizyondan işittikleri bir argo sözcüğü önce taklit amacıyla kullanmaya başladıkları, ancak bilahare o sözcüğün kalıcı olarak çocuklarımızın diline yerleştiği durumlar ortaya çıkabilmektedir.

İletişim Fakültesi Dekanları toplantılarında önemli kararlar alınarak ilgili yerlere sunuluyor. Çözüm olarak gösterilen önerilerin bazılarının yetkililerce kabul görmesi sevindiricidir. Bazı önerilerin kanun değişikliği gerektirmesi ise ancak Türkiye Büyük Millet Meclisimizdeki milletvekillerimizin konuya gösterdiği ilgi kapsamında ilerleyebiliyor. O nedenle milletvekili de olsalar, vizyon değişikliği için bazılarına hizmet içi eğitimler verilmeli diye düşünüyorum.

YAZIYI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Safranbolu 1. Altın Safran Belgesel Film Festivali

Prof. Dr. Asaf Varol
avarol@firat.edu.tr

Bugün Safranbolu’da 1. Altın Safran Belgesel Film festivali başlıyor. 1000 yıllık bir tarih ve onlarca medeniyete ev sahipliği yapan Anadolu’nun zengin kültürel varlıklarını açığa çıkarmak, belgelemek, tarihi korumacılık bilincini geniş kitlelere yaymak ve aynı zamanda bütün bunları gelecek kuşakların bilgisine ve yararına sunmak, bu festivalin temel amacını oluşturmaktadır.

Kültürel Miras ve Korumacılığın ana tema olarak belirlendiği bu festivalde, belgesel film yarışması, senaryo yarışması, kültürel miras ve tarihi korumacılık konulu çeşitli film gösterimleri, fotoğraf sergileri, söyleşiler, paneller, toplantılar ve benzeri değişik etkinler ön plana çıkacaktır.

Türkiye’deki Üniversitelerin Sinema Televizyon eğitimi veren okullarındaki öğrencileri, film yapımı ve senaryo yazımı konusunda teşvik etmek ve geleceğin sinema ve televizyoncularını bir araya getirerek kültürel mirası korumacılık konularında duyarlığın artırılmasını sağlamak, konuyu kamuoyunun dikkatine sunmak; profesyonelinden amatörüne, öğrencisinden hocasına, konu uzmanlarından izleyicisine kadar festivale katılanlar arasında mesleki, kültürel, eğitsel her türlü alışverişi sağlamak, profesyonel ve amatör sinemacıları yeni projeler için teşvik etmek gibi hedefleri olan bu festivalin diğer çok önemli bir yanı da iletişim fakültelerinin geleceği ile ilgili bazı önemli konuların masaya yatırılmasıdır.

3984 Sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkındaki Kanun’un, üniversitelerimizin radyo ve televizyonla yayın yapmalarını engelleyen maddeleri, RTÜK’ten gelecek bazı üyelere brifing şeklinde sunulacak. Bu amaçla Maltepe Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ersan İlal, Doğu Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi eski Dekanı Prof. Dr. Aysel Aziz, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nükhet Güz, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ünsal Oskay ve Fırat Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Asaf Varol’dan oluşan bir komisyon kuruldu.

1995 yılından beri 3984 Sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkındaki Kanun’un, üniversitelerimizin radyo ve televizyonla yayın yapmalarını engelleyen maddelerini değiştirebilmek için sürekli mücadele veren ve her platformda tartışmaya açan kimliğimle, kanunun değişeceği günü sabırsızlıkla bekliyorum. Kanunun değişimini müteakiben Türkiye’deki İletişim Fakültelerinin bazıları, yeni projelerini devreye sokacak. Fırat Üniversitesi İletişim Fakültesi de bu değişim süreci içerisinde yeni projelerini öncelikle Elazığ Halkına, daha sonra da bölgeye ve Türkiye’ye sunmak için gereken her türlü çabayı gösterecek.

YAZIYI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ