Bişkek Yolunda

Prof. Dr. Asaf Varol
varol.asaf@gmail.com

Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi ev sahipliğinde 3. Uluslararası İletişim Sempozyumu Stratejik İletişim Yönetimi adıyla 5-7 Haziran 2014 tarihleri arasında Bişkek’te yapılacak etkinlik için yollardayım. Bu sempozyuma Kırgızca, Türkçe, Rusça ve İngilizce bildiriler sunulabilmektedir. Katılımcı listesine bakıldığında farklı ülkelerden ilginç bildirilerin sunulacağı görülüyor. Ben de bu sempozyuma, Sosyal Medyada Yayımlanan Tapelerin Toplumsal Etkileri başlıklı bir bildiri sunmak üzere katılıyorum.

Bilindiği üzere 17 Aralık 2013 rüşvet ve yolsuzluk soruşturması olarak gündeme bomba gibi düşen ses kasetleri, kamuoyunu günlerce meşgul etmişti. Üstelik bu ses kayıtlarının 30 Mart 2014 yerel seçimler öncesi yayımlanmış olması, kamuoyunu oldukça etkileyeceğini gösteriyordu. Sosyal medyaya her gün yeni bomba tesiri yapan ses kayıtları düşüyordu. Taraflar karşılıklı birbirlerini suçlarken, sade vatandaş kime inanacağını şaşırmıştı.

Tabi adli bilişim alanında ABD’de geçen sonbaharda Sam Houston State Üniversitesinde bir yarıyıl ders verince, dersin konuları arasında ses analizi ile kişinin kimliğinin nasıl tespit edilebileceği konusunda da uygulamalar yapmıştım. Aralık ayı içerisinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen konuşmalar Youtube’da yayınlanıyordu. Hemen ilgili ses dosyasını bilgisayarıma indirmiş ve analizini yapmıştım.

Ses analizinde kullandığım yazılım Audacity idi. Bu yazılım açık kodlu olup herkes tarafından ücretsiz kullanılabilmektedir. Günlerce ses konuşmaları ile ilgili analiz yapıp gerçekten de söz konusu konuşmaların Başbakan ile oğluna ait olup olmadığını araştırdım. Bunu yapabilmek için de daha önceden gene sosyal medyada yayınlanmış önceki seslerin de analizine ihtiyaç vardı. Bunları da gene kolayca Youtube’tan indirdim.

Wilmington Üniversitesinden Joshua Marpet isimli öğretim elemanı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile oğlu Bilal Erdoğan arasında geçen konuşmaların montaj olup olmadığı konusunda bir rapor yayımlamıştı. Aslında Marpet bu raporu kendisine gelen bir talep üzerine yapmıştı. Birileri kendisine konuşmaları servis etmiş ve kaydın montaj olup olmadığı konusunda bir rapor düzenlemesini talep etmişti. Joshua Marpet büyük bir ustalıkla öyle bir rapor hazırlamıştı ki ne şiş yansın ne kebap misali bir görüş bildirmişti. Sonuçta kendisine iletilen ses kayıtlarında “bir montajın olmadığı bir kayda benziyor” diyor. Bu cümleyi yazarak, söz konusu konuşmanın montajlanmadığını, Başbakan Erdoğan ile oğlu Bilal Erdoğan arasında gerçek bir konuşma olduğunu ima etmeye çalışırken, hemen akabinde de ses kaydının orijinalinin üzerinde bir analiz yapılmadığı sürece, montajlanıp montajlanmadığının söylemeyeceğini belirterek, topu taca atmış oluyordu.

Bu rapor taraflarca kendi leylerine yorumlanmıştı. Ama kafalarda soru işaretleri bitmemişti. Bu konuşmalar montaj mı değil mi? Türkiye’den de çeşitli görüşler ortaya atıldı. Sonuçta kimse net bir sonuç üretemedi diyebilirim.
Biliyorum şimdi sizler merak ediyorsunuzdur. Acaba benim yaptığım analizler neyi işaret ediyor. İşte ben bu konuda Bişkek’te bir bildiri sunacağım ama ben de bildiride Joshua Marpet’in raporu ile Devlet Bahçeli hakkında ATV’de yayımlanan görüntülü konuşmalarda Abdullah Öcalan ile ilgili söylediği iddia edilen sözlerin temeline ineceğim ve bu ses tapelerinin toplumu nasıl etkilediğini anlatacağım.

Ama şu kadarını açıkça söyleyebilirim. Ülkemizde bu ses analizini yapabilecek kişiler var. Ama eminim ki Joshua Marpet’in talebi gibi onlar da konuşmaların kaydedildiği ilk orijinal versiyonunun kendilerine ulaştırılmasını isteyeceklerdir. Bu da mümkün olmayacağına göre, bu muamma devam edip gidecektir.

Kaynak: http://www.gunisigigazetesi.net/y-7126-b-BISKEK-YOLUNDA.html

YAZIYI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyeti ve Beklentiler

Prof. Dr. Asaf Varol
varol.asaf@gmail.com

Sivil toplum kuruluşlarından; vatandaşın, toplumun ve ülkenin sorunlarına katkı sağlamaları, ürettiği fikirler ve çözüm önerileriyle yol gösterici olmaları beklenir. Sivil toplum örgütleri, faaliyetlerde bulunabilmek ve çalışmalarını yasal bir zeminde sürdürebilmek için Dernekler Kanununa bağlı olarak bir yapılanma gerçekleştirir. Osmanlı toplumunda dernek kurma tasarrufu, 1908 yılında gündeme gelen siyasal, ekonomik, toplumsal ve kültürel dönüşümlerin doğal sonucu olarak ortaya çıkmıştır. “Hürriyet’in İlanının” ardından ülkenin dört bir yanında cemiyetlerin kurulduğu, bu birimlerin yaşamın bir parçası haline dönüştüğü ve nihayet 16 Ağustos 1909 günlü Cemiyetler Kanunu ile yasal bir zemine oturtulduğu görülmektedir.

Adı ister cemiyet ister dernek olsun, netice itibariyle bu kuruluşlar sivil toplum örgütleridir. Elazığ’da dernek sayıları çok olmakla birlikte bunlar içerisinde birkaçı faaliyetlerini yoğun biçimde sürdürmektedir. Kamuoyu önünde bazı dernekler, üstlendikleri misyon gereği ciddi gözetim altında tutulurlar.

Medya alanında faaliyetlere 1991 yılında kurmuş olduğum Fırat Televizyonu ile başladım. Bu tarihten itibaren medya ile ilişkilerim hiç kesintiye uğramadan süregelmiştir. Bazı örnekler vermem gerekirse, 8-9 Ekim 1998 tarihleri arasında Türkiye Gazeteciler Cemiyetinin sorumluluğunda gerçekleştirilen “Yerel Gazetecilik, Televizyonculuk ve Radyoculuk Meslek İçi Eğitime” Fırat Televizyonu olarak ev sahipliği yapmıştık.

Bedrettin Keleştimur’un Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı yaptığı dönemde “1999 Rahmi Akman Başarılı Gazeteciler Ödülü” faaliyetlerine katılmıştım. Fırat Üniversitesinin 25. kuruluş yıldönümü münasebetiyle Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyeti ile Fırat Üniversitesinin ortaklaşa düzenledikleri “Anadolu’da Medya Panelinde” aktif rol üstlenmiştim. Bedrettin Keleştimur’un Cemiyet Başkanı olarak görev yaptığı dönemde Elazığ Emniyet Müdürü Feyzullah Arslan ile birlikte “Bıçağı Bırak, Kalemi Al” sloganı ile düzenlediği etkinliğe, dönemin İletişim Fakültesi Dekanı olarak katkılar sağlamıştım.

26 Ocak 2002 tarihinde Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyetinin olağanüstü yapılan Genel Kurulunda Şükrü Kacar hocamız Cemiyet Başkanlığına seçilmişti. Şükrü Hocam döneminde yapılan Yönetim Kurullarının önemli bir bölümüne davet edilmiştim. Hatta kurum ve kuruluşlara birlikte ziyaretler yapıyorduk. O dönemlerde “Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyetinin Ödül Verme ve Ödüle Aday Gösterme Yönergesi” tarafımdan hazırlanmıştı ve 3 Şubat 2002 tarihinde yapılan Yönetim Kurulunda bu yönerge oy birliği ile kabul edilmişti.

Gene Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyetinin (Bedrettin Keleştimur dönemi) “Türk’çe Konuşacaksak Türkçe Konuşalım” faaliyetlerine katkı sağlamıştım. 08.11.2003 Tarihinde Gazeteciler Federasyonunun Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Celal Şener ile birlikte organize ettikleri “6. Yerel Medya Seminerinde” aktif görevler almıştım. Bir dönemler yayında olan Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyeti web sayfasını da gene ben hazırlamıştım.

Yukarıda belirttiğim olaylar, Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyeti ile sıkı ilişkilerimin olduğunu teyit etmektedir. Bu cemiyet kurucusu olan Mehmet Topal’ı, kendisine yeniden başkan seçmiştir. Dolayısıyla bu cemiyetten beklentilerimiz de çok fazladır.

Cemiyet, faaliyetleri ile Elazığ ve Türkiye kamuoyuna sesini duyuracak etkinliklere süratle girmelidir. Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyetinin geçmişinde etkinlik yoğunluklarının üst düzeylere çıktığı dönemler olmuştur. Üye olarak beklentimiz, etkinliklerin çoğaltılması, Elazığ yazılı ve görsel medyasına katkı sağlayacak faaliyetlere girişilmesidir. Başkan Mehmet Topal’ın bu tür girişimleri yakında başlatacağına inanıyorum. Bu faaliyetlerde biz üyelere tevdi edilecek her türlü görevi yerine getirmek için hazır olduğumuzu da bu vesile ile bildirmek istiyorum.

YAZIYI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

İletişim Fakülteleri Dekanları Erzurum’da!

Prof. Dr. Asaf Varol
varol.asaf@gmail.com

Dile kolay tam 14 yıldır iletişim fakülteleri dekanları her yıl en az bir defa toplanıyor ve eğitim sorunlarını masaya yatırıyor. 2000 yılında Fırat Üniversitesi İletişim Fakültesi kurucu dekanı olarak göreve başladığımdan beri iletişim fakülteleri dekanları toplantısına 2005 yılı hariç (yurt dışında uzun dönem görevli olmam münasebetiyle) her toplantısına katılabilme, sadece bana nasip oldu. İlk yıllarda bazen her yıl 2-3 toplantı yapıyorduk. Bu yıl 30 Mayıs -1 Haziran 2013 tarihleri arasında Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi ev sahipliğinde bu toplantıyı Erzurum’da gerçekleştirdik.

İletişim fakülteleri dekanları ilk yıllarda bir araya geldiklerinde herhangi bir yürütme kurulu mevcut değildi. Ev sahipliği yapan fakülte tüm organizasyondan sorumlu idi. 2006 yılında Mayıs ayında Mersin’de yapılan toplantıda İLDEK adıyla (İletişim Fakülteleri Dekanları) Yürütme Kurulunu oluşturduk. Organize olmak ve güç birliği yapmak açısından bu kurulu oluşturmak, önemli bir karardı.

İLDEK’in 2006 yılından beri sürekli Yürütme Kurulu içerisinde farklı görevler aldım. Bazen Yürütme Kurulu Başkanı, bazen Genel Sekreter, bazen üye bazen de Sekreterya işlerinden sorumlu üyelikler yaptım. Bu görevlerin tümünü iletişim fakülteleri dekanlarının teveccühleri doğrultusunda elde ettim. Her toplantının kapanış oturumunda Yürütme Kurulu üyeleri belirlenirken, “Asaf Bey zaten kurulun daimi üyesi, diğer yeni üyeleri seçeceğiz” söylemlerinin ağır yükünü omuzlamak, gerçekten zor bir durum. Hata yapmamaya, elimden gelen her türlü destek ve çalışmayı yapmak için bu söylem beni kamçılıyor.

İşin ta başından beri bu oluşum içerisinde yer almış olmak çok farklı bir duygu. Her türlü gelişmeden haberdarsınız. Geçmişte neler yapıldığını biliyorsunuz. İletişim fakültelerinin tarihsel gelişimin bir bakıma canlı şahidi oluyorsunuz. Belgesel nitelikli bilgilere sahipsiniz. Bundan daha yüce bir görev olabilir mi?
İletişim fakülteleri dekanlarının bu oluşum içerisinde yer almış olmaları, büyük bir güçtür. İç meseleler genel kurullarda tartışılıyor ve sonuç almak için birlikte mücadele ediliyor. Bunun sonucunda da iletişim fakültelerinde arzu edilen değişim sürecini hızlandırabiliyorsunuz.

Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hikmet Koçak’ın tam desteği, İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Uğur Yavuz’un iş bitiriciliği ve kararlı davranışları, organizasyonun mükemmel seyretmesini sağladı. Oturumlarda ele alınan konular, iletişim fakültelerinin belli başı sorunları arasında yer alıyordu. Alınan kararların yürürlüğe konulması ve sonuçların elde edilmesi için Yürütme Kuruluna tam yetkiler verildi. Yeni Yürütme Kurulu üyeleri belirlenirken de stratejik hedefler doğrultusunda üyelerin seçimi sağlandı. Yürütme Kurulu kendi aralarında yaptıkları seçim sonrasında; Prof. Dr. S. Ruken Öztürk (Ankara Üniversitesi, Yürütme Kurulu Başkanı), Prof. Dr. Ümit Atabek (Yaşar Üniversitesi, Yürütme Kurulu Başkan Yardımcısı), Prof. Dr. Uğur Yavuz (Atatürk Üniversitesi, Web sitesi ve Elektronik İletişim Sorumlusu),Prof. Dr. Mehmet Küçükkurt (Kırgızistan-Manas Üniversitesi, 22. İLDEK Toplantı Sorumlusu),Prof. Dr. Süleyman İrvan (Doğu Akdeniz Üniversitesi, Akreditasyon Komite Başkanı) ve Prof. Dr. Asaf Varol (Yürütme Kurulu Sekretaryası, Fırat Üniversitesi) şeklinde bir görev dağılımı gerçekleşti.

Yeni başkan Prof. Dr. S. Ruken Öztürk, Ankara’ya varır varmaz sonuç bildirgesini YÖK’e, RTÜK’e ve RATEM’e gönderdi. Başkanın bu hızlılığı dikkatlerden kaçmadı ve yeni dönemde iletişim fakülteleri sorunlarının çözümü için kararlı bir durumun sergileneceğini hissettirdi.

İletişim fakülteleri dekanlarının önemli bir bölümünün toplantıya bizzat katılmış olmaları, sorumluluklarını taşıdıkları fakülteye verdikleri önemin göstergesi şeklinde yorumluyorum. Sayıları az da olsa bazı dekanlar yerlerine yardımcılarını göndermişlerdi. Ama bu tasarrufu yapanların genelde ya vekâleten dekanlığı yürütenler ya da iletişim fakültesi dekanı olmalarına karşın fakülte konularına hâkim olmayıp toplantıda tartışılacak konularda Fransız kalacaklarından çekindikleri için katılmadıkları düşüncesindeyim. Düşünüyorum da bir fakültenin dekanı olacağım, fakültemle ilgili yılda bir defa yapılan bir toplantıya çeşitli bahanelerle katılmayacağım! Kanımca hastalık ya da Allah korusun bir yakının ölümü haricinde sebep ne olursa olsun dekanlığı yürüten kişinin yılda bir kez yapılan bu toplantıya katılması gerekir. Bu durum fakülteye sahip çıkma, fakülteyi benimseme, elemanlarının ve de öğrencilerinin haklarını koruma adına yapılması gereken tasarruftur diye değerlendiriyorum.

YAZIYI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

İLDEK ve Eskişehir Toplantısı

Prof. Dr. Asaf Varol
varol.asaf@gmail.com

27-29 Nisan 2012 tarihleri arasında İletişim Fakülteleri Dekanları Eskişehir’deki Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi ev sahipliğinde 20. Toplantılarını gerçekleştirdi. Her yıl mutlaka en az bir defa İletişim Fakülteleri Dekanları toplanmakta ve İletişim Fakültelerini ilgilendiren konularda görüş bildirmektedir. Bu toplantı sonucunda yayımlanan Sonuç Bildirgesi aşağıda verilmiştir.
“2000 yılından beri her yıl düzenli olarak yapılan İletişim Fakülteleri Dekanları Toplantısının yirmincisi Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanlığı ev sahipliğinde 27-29 Nisan 2012 tarihleri arasında Eskişehir’de yapıldı. Ekte listesi sunulan dekanların veya temsilcilerinin katılımıyla yapılan toplantı sonucunda aşağıdaki kararların alınmasına ve alınan kararlara işlerlik kazandırılması amacıyla İLDEK Yürütme Kuruluna yetki verilmesine oybirliği ile karar verildi.

1. Bir önceki İLDEK toplantısında oluşturulan İletişim Fakülteleri Akreditasyon Hazırlık Komitesinin raporu Prof. Dr. Süleyman İRVAN tarafından sunuldu. Rapor üzerinde yapılan tartışmalardan sonra İletişim Fakültelerinin Akreditasyon çalışmalarını yürütmek üzere tüzel bir kimlik kazanılması gerektiğinden hareket edilerek İLDEK adı ile bir dernek kurulmasının uygun olacağına ve çalışmaların hemen başlatılıp tamamlanması için İLDEK Yürütme Kuruluna yetki verilmesine oybirliği ile karar verildi.

2. İletişim Fakültelerinin Öğretim Üyesi ihtiyacının karşılanması ve ÖYP’nin durumu konusunda, ÖYP yöntemi ile eleman yetiştirmede mevcut uygulamada çeşitli sıkıntıların yaşandığını, konunun sadece ÖYP ile sınırlı olmadığı, 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunun 35. Maddesi ve 50/d maddesi kapsamında görev yapan öğretim elemanlarının da benzer sorunlarla karşılaştığı, bu sorunlar karşısında YÖK nezdinde girişimlerde bulunmak üzere İLDEK Yürütme kuruluna yetki verilmesine oybirliği ile karar verildi.

3. İletişim eğitimi konularının masaya yatırılması ve çok boyutlu tartışılması için Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi ev sahipliğinde Nisan 2013 ayı içinde Uluslararası katılımlı ve içerisinde çeşitli çalıştayların yer alacağı bir sempozyumun düzenlenmesine, bu sempozyumun kapsam ve katılımcılarının kimlerden oluşacağının Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi tarafından belirlenecek Düzenleme Komitesince saptanmasının uygun olacağına karar verildi.

4. ILDEK genel kurulu toplantısının Mayıs 2013 ayı içerisinde Erzurum Atatürk İletişim Fakültesi ev sahipliğinde yapılmasında oybirliği ile karar verildi.

5. ILDEK ile ilgili her türlü içeriğinin saklanıp sürdürülebilmesi için Prof. Dr. Asaf Varol’un görevlendirilmesine ve ildek.org uzantılı bir web sitesi kurmasına oybirliği ile karar verildi.

6. Yeni yürütme kurulunun aşağıdaki üyelerden oluşmasına oybirliği ile karar verilmiştir.

Prof. Dr. Suavi Aydın (Hacettepe Üniversitesi)
Prof. Dr. Önder Barlı (Atatürk Üniversitesi)
Prof. Dr. Nezih Orhon (Anadolu Üniversitesi)
Prof. Dr. Dilruba Çatalbaş (Galatasaray Üniversitesi)
Prof. Dr. Yusuf Devran (Marmara Üniversitesi)
Prof. Dr. Asaf Varol (Yürütme Kurulu Sekretaryası)”

İLDEK adıyla yapılan bu toplantılar sayesinde geçmişte önemli gelişmeler yaşandı. Dekanlar şimdi de dernek kurarak faaliyetlerini daha da yoğunlaştırmaya çalışmaktadırlar.

YAZIYI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

İletişim Fakülteleri Dekanları…

Prof. Dr. Asaf Varol
varol.asaf@gmail.com

2000 yılında Fırat Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanlığına atanmıştım. O dönemde İletişim Fakültelerinin sayıları çok azdı. 2000’li yıllarla birlikte Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı olan Prof. Dr. Alemdar Yalçın’ın girişimleri ve bizlerin destekleri ile İletişim Fakülteleri Dekanları toplantıları yapılmaya başlandı. İlk yıllarda bazen yılda üç-dört toplantı yapıyorduk. Toplantılarımızın asıl amacı, İletişim Fakülteleri arasında işbirliği çalışmaları başlatmak, iletişim eğitiminin standartlarını artırmak, ortak projeler sürdürmek ve bu fakültelerin ülkede medya hizmetlerini veren sektör üzerinde iyileştirme ve geliştirme bağlamında liderlik pozisyonunu üstlenmesini sağlamaktı.

Dönüp arkama baktığımda aradan koskoca bir on iki yıl geçmiş ve biz bu on iki yıl içerisinde toplam 18 toplantı yapmışız. Bu toplantıların 19. ise 27-29 Nisan 2012 tarihleri arasında Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi ev sahipliğinde Eskişehir’de yapılacak.

İletişim Fakülteleri Dekanları toplantılarına bir kimlik kazandırmak amacıyla yürüttüğümüz faaliyetler sonucu İLDEK (İletişim Fakültesi Dekanları) Yürütme kurulu oluşturduk ve yıllardır bu Yürütme Kurulu iletişim fakülteleri bağlamında ulusal düzeyde birçok faaliyeti başarı ile sürdürdü. Kendimi şanlı hissediyorum, çünkü İletişim Fakülteleri Dekanlarının yaptıkları bu toplantılara en çok katılan bir üyesi konumundayım. Aslında bu birlikteliğin yürütülmesi konusunda da bazı dekanlarımız ve ben çok büyük emekler sarf ettik dersek, gerçeği deklere etmiş oluruz.

İLDEK Yürütmek Kurulunda Yürütme Kurulu Başkanlığı ve Koordinatörü görevlerini yürütme fırsatını buldum ve halen de Kurulun Sekreterlik görevini sürdürmekteyim. Bugüne kadar İLDEK oluşumu içerisinde daimi görev alan tek kişiyim dersem abartmamış olurum. İleriki dönemlere kalıcı bilgiler bırakmak için büyük bir çaba gösterdim. Yapılan tüm toplantıların tümünün arşivini oluşturdum. Konuşma metinlerini kitap haline getirdim (Bir kitabı da şu anda İletişim Fakültesinde görev yapan Derya Çetin ile birlikte hazırlamıştık) ve bunları web sayfamda tümünü yayımladım.

http://www.asafvarol.com web adresimde -sağ sütunda “Bilimsel Çalışmalar” linkinin altında “Basılan Kitaplar” nesnesinde bu arşive ulaşmak mümkündür. Belgesel nitelikteki toplantı konuşmalarını yayımlayarak, gelecek nesillere çok önemli eserler bıraktığımızı düşünüyorum. Bu tür çalışmaları yürütmek, gerçekten çok emek ve zaman istiyor. Tüm konuşulanları belgeleri ile kitap haline getirmek ve bu işe süreklilik kazandırmak kolay iş değil! Bu tür arşivlemeleri severek yapıyorum, Allah kısmet ettiği sürece de İLDEK ile ilgili faaliyetleri yayınlamaya devam edeceğim. Toplantılarda birçok mevzu konuşuluyor. Ama aradan zaman geçince söylenen sözler çabuk unutulabiliyor. O nedenle yazılı belgeler çok önemli kanıt niteliği kazanıyor.

İLDEK toplantıları sayesinde özellikle de Fırat Televizyonunu da yakından ilgilendiren olumlu gelişmelerin yaşanması sağlanmıştır. İLDEK toplantıları ülkemizde farklı dekanlıklar içerisinde en düzenli yapılan ve etki yaratan diye bir nitelendirme yapılabilir. Bu oluşum sayesinde iletişim eğitiminin güncellenmesi ve müfredatlarının teknolojiye uyarlanması bağlamında da önemli gelişmelerin sağlandığı bir gerçektir.

YAZIYI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ