FHGC’de Yeni Dönem

Prof. Dr. Asaf Varol
avarol@firat.edu.tr

Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyeti’nin kuruluş yılı 1988. Aradan geçen 24 yılda birçok yönetim kurulu üyesi seçildi. Her bir yönetim kendi çapında işler yaptı. Bazı dönemler FHGC yaptığı etkinliklerle ses getirdi. Bazı dönemlerde varlığı ile yokluğu pek fark edilmedi, birçok dernek gibi sessiz bir süreç geçirdi. Yakın bir tarihe kadar mekan sorunu yaşadı. 4. Kuvvet medya olgusunun bu cemiyete sağladığı güç bazen hiç fark dahi edilemedi.

1997 yılından beri sürekli basında yazıyorum. 1997-2000 yılları arasında Türkiye genelinde yayımlanan BT/Haber’de köşe yazarlığı yaptım. 2 Mayıs 2000 tarihinden beri Günışığı Gazetesinde köşe yazarlığına başladım. Üstelik ilk yıllarda haftanın üç günü köşe yazısı yazıyordum. O tarihlerde aynı zamanda Fırat Üniversitesi İletişim Fakültesi Kurucu Dekanı olarak görev yapıyordum. Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyeti ile çok sıkı ilişkiler içerisinde bulunuyorduk. Ortak birçok projede Cemiyetle İletişim Fakültesini bir araya getirmiştik.

Üstat Şükrü Kacar hocamızın Cemiyet Yürütme Kurulu Başkanı olduğu dönemlerde ben de yürütme kurulunda görev almış ve Cemiyeti kurumsallaştırma amacıyla bazı mücadelelere girişmiştik. Cemiyetin Yürütme Kurulu içerisinde görev aldığımda sorunlarını çok daha iyi izleme fırsatını yakalamıştım.

Önceleri Elazığ’da iki ayrı Gazeteciler Cemiyeti vardı. Bu bölünmüşlük aslında birçok kişinin işine geliyordu. Çünkü her zaman bir kurum ve kuruluş bazı konularda haksız da olsa bu iki cemiyetin aralarındaki çekişmeyi kullanarak, sürekli yanlarında bir grup medya mensubunu bulabiliyordu. Cemiyeti daha güçlü kılabilmek için tek çatı altında toplanmaları gerektiğini her platformda söylüyordum. Nihayet Elazığ’da bu iki gazeteciler cemiyeti bir araya gelmeyive tek çatı altında toplanmayı başardılar.

Medya mensuplarını bir araya getirmek gerçekten çok zor. 2007 yılında Siirt Üniversitesi Kurucu Rektörlük görevini sürdürdüğümde, Siirt’teki medya mensuplarını bir araya toplamak için büyük çaba sarf ettim. Hatta derneği dahi kurmayı başardık. Ancak Genel Kurul ‘da sen-ben kavgası nedeniyle bir süre sonra derneği feshetme zorunda kaldık. Orada bir çatı altında toplanamamanın en büyük nedeni,birçok medya mensubunun lider olma ısraları ya da karşılıklı husumetleri büyük rol oynamıştı. Siirt medyası hala bir çatı altında toplanmayı başaramadı. Bu durum Siirt’teki kamu kurum ve kuruluşlarının da işine geliyor. Çünkü iç çekişme nedeniyle her defasında birileri,haksız da olsalar yanlarında mutlaka birkaç medya mensubunu bulabiliyorlar.

FHGC’nin mekan sorunu Başkan Eşref Turan’ın zamanında çözüldü. Bu mekan kiralık ve kira borcu yok. Diğer taraftan yeterli demirbaşa da sahip.Çok eski yıllardan başlayarak kooperatif birliklerinin, Elazığspor’un, FHGC’nin, EMKD’nin vb Sivil Toplum Kuruluşlarının Genel Kurullarında görevler aldım. En sakin Genel Kurulu 7 Ocak 2012 tarihinde FHGC’nin Genel Kurulunda yaşadım. Bu Genel Kurulun Divanını bendeniz, Bedrettin Keleştimur ve Bünyamin Eroğlu birlikte oluşturduk.

Yönetim Kurulu ve Denetleme Kurulu asıl ve yedek listesi sorunsuz bir şekilde kabul gördü. Yönetim kendi arasında yaptığı seçim sonrasında da Erkan Köse Cemiyetin yeni başkanı oldu. FHGC’de yeni birdönem başladı. Görev değişiklikleri sürekli bir dinamizmi beraberinde getirir. Erkan Köse ve ekibini de bekleyen bazı sorunlar bulunmaktadır. Cemiyetin artık kiralık yerlerde değil, kendisine ait bir apartman katında ya da binada hizmet verme zamanı gelmiştir. Elazığ’ı Türkiye’nin gündemine oturtabilmek için bazı önemli etkinliklere imza atmalıdır. Bu tür etkinliklerde diğer sivil toplum kuruluşlarını, İletişim Fakültesini, Necip Güngör Kısaparmak Anadolu İletişim Meslek Lisesini yanına almalıdır. Elazığ’ın sorunlarının çözümü bağlamında mücadele vermeli, her zaman dik bir duruş sergilemelidir. Her ne pahasına olursa olsun kameralarını, kalemlerini her zaman haklının lehine kullanma dirayetini göstermelidir. Bu vesile ile Cemiyetin yeni Yönetim ve Denetleme Kurulu üyelerini ve 10 Ocak Çalışan Gazeteciler gününü kurtlar, başarılı ve ses getiren bir dönem geçirmelerini dilerim.

YAZIYI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

İletişim Fakülteleri Dekanları Tepkili

Prof. Dr. Asaf Varol
avarol@firat.edu.tr

2000 yılından beri İletişim Fakülteleri Dekanları her yıl en az bir defa bir araya gelerek iletişim fakültelerinin sorunlarını ele almakta ve bu fakültelerde eğitim ve öğretimin daha kaliteli bir duruma getirilmesi için çaba göstermektedirler. 2000 yılında Fırat Üniversitesi İletişim Fakültesi dekanlığına atanmam ile birlikte bu faaliyetin süreklilik kazanması için büyük mücadeleler verdim. Bu girişim o dönemlerde Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı olan Prof. Dr. Alemdar Yalçın tarafından başlatılmıştı. 2000 yılından beri 19 toplantı yapıldı. Bu toplantıların sadece 2005 yılında Kocaeli Üniversitesinde yapılan toplantısına Amerika’da bulunmam münasebetiyle katılamamıştım. Diğer tüm toplantılarında bulundum ve aktif görevler aldım. 2006 yılı ile birlikte bugüne kadar İletişim Fakülteleri Yürütme Kurulu içerisinde farklı görevler üstlenmekteyim.

Bu yıl İletişim Fakülteleri Dekanları (İLDEK) Toplantısı Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi ev sahipliğinde Kayseri’de 7-8 Nisan 2011 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde öğrencisi bulunan iletişim fakültelerinin hemen hepsi toplantıda temsil edildi. İletişim Fakülteleri Dekanları 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanunun bazı maddelerine tepkili idiler. Bu kanun hazırlanırken İletişim Fakülteleri Dekanları tarafından ileri sürülen bazı görüşlerin göz ardı edilmesi, İletişim Fakülteleri Dekanları tarafından kabul edilemez diye nitelendirdi.

Halen Radyo ve Televizyon yayını yapan İletişim Fakülteleri (Fırat, Selçuk, Erciyes ve Atatürk Üniversiteleri) Radyo ve Televizyon Üst Kuruluna (RTÜK) yazılı müracaat ederek, kendi yayın organlarının yeni kanun kapsamında nasıl bir sürece girdiğini sorguladılar. RTÜK bu konuda aşağıdaki açıklamayı yapmıştır:
“3984 sayılı Kanunun Geçici 6 ncı maddesi kapsamında yayınlarına karasal ortamda devam eden radyo ve televizyon kuruluşlarının, Üst Kurulca televizyon ve radyo yayınları için sıralama ihalesi yapılıp karasal yayın lisansları verilene kadar yukarıda belirtilen geçecek süreler içerisinde yayınlarına devam edebileceği anlaşılmaktadır. Her ne kadar Meteoroloji Radyosu ve Polis Radyosuna, ulusal, bölgesel ve yerel; iletişim fakültelerine, yerel bazda frekanslar ve kanallar 3984 sayılı kanunun 24 üncü maddesine göre ücretsiz olarak tahsis edilmiş ise de; söz konusu radyo ve televizyonların karasal ortamda yayınlarına devam edebilmesi 3984 sayılı kanunun Geçici 6 ıncı maddesine göre mümkün olabilmiştir. Bu nedenle bu radyo ve televizyon yayınları da 6112 sayılı kanunun Geçici 4 üncü maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bu bağlamda, 6112 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte yayında olan ve hakkında yayın yapmasına izin verildiğine dair Üst Kurul kararı bulunan, Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde yayın yapan Meteoroloji Radyosu ile Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde yayın yapan Polis Radyosunun, üniversitelerin radyo-televizyon bölümleri bulunan iletişim fakültelerinin, Üst Kurulca televizyon ve radyo yayınları için sıralama ihalesi yapılıp karasal yayın lisansları verilene kadar, yukarıda televizyon yayınları ve radyo yayınları için ayrı ayrı belirlenen geçecek süreler içerisinde, radyo ve televizyon yayınlarına devam edebileceği değerlendirilmiştir.
Sıralama ihalesi yapılıp karasal lisanslar verildikten sonra da kamu kurum ve kuruluşları, 6112 sayılı Kanunun “Frekans Planlanması ve Tahsis” başlıklı 26 ıncı maddesinin 3 üncü fıkrasında yer alan şartlara göre yayın yapabileceklerdir. Buna göre; adı geçen kamu kurum ve kuruluşlarının; ikaz, duyuru ve eğitim maksadıyla karasal radyo ve televizyon yayını yapma talebinde bulunmaları halinde, bu talepleri, yapılacak protokol çerçevesinde Türkiye Radyo-Televizyon Kurumundan hizmet alınarak karşılanabilecektir. 6112 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 03.03.2011 tarihi itibariyle kendi kanunlarında radyo ve televizyon yayını yapabileceklerine ilişkin hüküm bulunan kamu kurum ve kuruluşlarından ise Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu tarafından herhangi bir ücret alınmayacaktır.
RTÜK tarafından hazırlanan yazı ile FIRAT TV rahat bir nefes almıştır. Ancak yazıdan da görüleceği üzere süreci iyi takip etmek gerekecektir.
19 uncu iletişim Fakülteleri Dekanları toplantısında alınan kararlar aşağıda sunulmuştur. Umarım iletişim eğitim alanında yaşanan sıkıntılar kısa sürede çözüme kavuşturulabilir.

19. İLETİŞİM DEKANLARI TOPLANTISI SONUÇ BİLDİRGESİ
2000 yılından beri her yıl düzenli olarak yapılan İletişim Fakülteleri Dekanları Toplantısı’nın 19.su Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanlığı ev sahipliğinde 7-8 Nisan 2011 tarihleri arasında Kayseri’de yapıldı. Ekte listesi sunulan dekanların veya temsilcilerinin katılımıyla yapılan toplantı sonucunda aşağıdaki kararların alınmasına ve alınan kararlara işlerlik kazandırılması amacıyla İLDEK Yürütme Kurulu’na yetki verilmesine oybirliği ile karar verildi.
1. Üniversitelerarası Kurul Doçentlik Sınav Komisyonu Sosyal, Beşeri ve İdari Bilimler Temel Alanı içerisinde yer alan ve Doçentlik Sınav Yönetmeliği’nin 4. maddesinin 2/c bendinin yanı sıra temel koşulların neler olabileceği konusunda İletişim Bilimleri alt komisyonunun hazırlamış olduğu taslak görüşüldü. Taslak üzerinde İLDEK Genel Kurulu’nda yapılan değişikliklerle nihai metnin Üniversitelerarası Kurul’a sunulmasına oybirliği ile karar verildi.

2. İlköğretim Okullarında seçmeli ders olarak okutulan Medya Okur Yazarlığı dersi konusunda Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı temsilcisinin sunmuş olduğu metin görüşüldü. Medya Okuryazarlığı konusunda toplumsal duyarlılığın arttırılması ve eğitim programlarında hak ettiği yeri alabilmesi için gerekli girişimlerde bulunması için Yürütme Kurulu’na yetki verilmesine karar verildi.

3. 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un üçüncü maddesi görüşüldü. Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haluk Hadi SÜMER tarafından hazırlanan ve RTÜK’e gönderilen yazı tartışıldı. Prof. SÜMER’in iletişim fakültelerinin yayın yapma hakkı konusundaki hukuki mütalâası oybirliği ile benimsendi.

4. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından hazırlanan rapor doğrultusunda Türkiye’de radyo televizyon rejimi çerçevesinde gelişen kaygıların dile getirilerek gerekli girişimlerde bulunulması konusunda Yürütme Kurulu’na yetki verilmesine karar verildi.
5. Bir yıl önce Kıbrıs Yakındoğu Üniversitesi ev sahipliğinde yapılan 18. İletişim Fakülteleri Dekanlar Toplantısında kararlaştırılan İLDEK İletişim Araştırmaları Dergisinin (İAD) yayımlanması konusu görüşüldü. Mersin Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ünsal YETİM tarafından hazırlanan rapor ele alındı. Ortak bir çevrimiçi dergi çıkarılmasının uygun olduğuna, hazırlık çalışması yapmak üzere Prof. Dr. Ünsal YETİM (Mersin Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı), Prof. Dr. Dilruba ÇATALBAŞ ÜRPER (Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı), Prof. Dr. Ümit ATABEK (Yaşar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı) ve Prof. Dr. Süleyman İRVAN’dan (Kıbrıs Doğu Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı) oluşan bir komisyon kurulmasına karar verildi.
6. Fakültelerin ortak yarışmalar düzenlemesi konusu ele alındı. Bu öneri doğrultusunda İLDEK adı altında belgesel ve/veya kısa metrajlı film yarışmaları düzenlemesi için Yürütme Kurulu’na yetki verilmesine karar verildi.

7. İletişim eğitimi sorunlarının tartışılacağı toplantılar düzenlemek üzere Yürütme Kurulu’na yetki verilmesine karar verildi.
8. Uluslararasılaşma bağlamında çalışmalar yapılması ve işbirliğine gidilmesi için Yürütme Kurulu’na yetki verilmesine karar verildi.
9. Mezunlarımızın istihdamı konusunda Basın İlan Kurumu başta olmak üzere diğer ilgili kamu kurum ve kuruluşlarıyla işbirliğine gidilmesi konusunda Yürütme Kurulu’na yetki verilmesine karar verildi.
10. İletişim Fakültelerindeki eğitimin standartlarının belirlenmesi ve yükseltilmesi amacıyla akreditasyon komisyonunun Prof. Dr. Haluk GÜRGEN, Prof. Dr. Nejdet ATABEK, Prof. Dr. Süleyman İRVAN, Prof. Dr. Dilruba ÇATALBAŞ ÜRPER, Prof. Dr. Serra GÖRPE’den oluşturulmasına karar verildi.

11. Bir sonraki İLDEK toplantısının Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi’nin ev sahipliğinde uluslararası düzeyde yapılmasına oybirliği ile karar verildi.
12. Yeni Yürütme Kurulunun Prof. Dr. Asker KARTARI, Prof. Dr. Nejdet ATABEK, Prof. Dr. Hamza ÇAKIR, Prof. Dr. Eser KÖKER ile Prof. Dr. Süleyman İRVAN’dan oluşmasına ve Prof. Dr. Asaf VAROL’un Yürütme Kurulu Sekreterliğini sürdürmesine oybirliği ile karar verildi.
13. İLDEK Genel Kurulu olarak basın özgürlüğü bağlamında aşağıdaki basın bildirisinin kamuoyuna duyurulmasına karar verildi:
“İLDEK, toplum içinde görüş ve düşüncelerini yayması engellenen her toplum kesiminin iletişim hakkının korunması gerektiğini, farklı görüş ve düşüncelerin yayılması doğrultusunda çalışan yayıncıların ve gazetecilerin mesleklerini yerine getirme çabalarının kısıtlanmasının demokratik toplum tahayyülü ile örtüşmediğini belirtir ve özgür yayın ortamı önündeki tüm engellerin kaldırılması gerekliliğini savunur.”

ÜNİVERSİTE AD-SOYAD
Akdeniz Üniversitesi Prof. Dr. M. Bilal ARIK
Anadolu Üniversitesi Prof. Dr. Nejdet ATABEK
Ankara Üniversitesi Prof. Dr. Eser KÖKER
Atatürk Üniversitesi Prof. Dr. Önder BARLI
Bahçeşehir Üniversitesi Prof. Dr. Haluk GÜRGEN
Başkent Üniversitesi Prof. Dr. Ahmet TOLUNGÜÇ
Beykent Üniversitesi Prof. Dr. Oğuz MAKAL
Cumhuriyet Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Ümit ARKLAN
Doğu Akdeniz Üniversitesi Prof. Dr. Süleyman İRVAN
Erciyes Üniversitesi Prof. Dr. Hamza ÇAKIR
Fırat Üniversitesi Prof. Dr. Asaf VAROL
Fırat Üniversitesi Prof. Dr. Esma ŞİMŞEK
Galatasaray Üniversitesi Prof. Dr. Dilruba Çatalbaş ÜRPER
Gazi Üniversitesi Doç. Dr. Ayhan BİBER
Hacettepe Üniversitesi Prof. Dr. Suavi AYDIN
İstanbul Arel Üniversitesi Prof. Dr. Şermin TEKİNALP
İstanbul Aydın Üniversitesi Prof. Dr. Hülya YENGİN
İstanbul Üniversitesi Prof. Dr. Aydemir OKAY
İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Prof. Dr. Aysel AZİZ
İzmir Ekonomi Üniversitesi Prof. Dr. Sevda ALANKUŞ
Kadir Has Üniversitesi Prof. Dr. Asker KARTARI
Karadeniz Teknik Üniversitesi Prof. Dr. Mustafa EMİR
Kocaeli Üniversitesi Prof. Dr. Füsun ALVER
Kocaeli Üniversitesi Doç. Dr. Hasan AKBULUT
Lefke Avrupa Üniversitesi Prof. Dr. Serra GÖRPE
Maltepe Üniversitesi Prof. Dr. Peyami ÇELİKCAN
Marmara Üniversitesi Prof. Dr. Melda Cinman ŞİMŞEK
Mersin Üniversitesi Prof. Dr. Ünsal YETİM
Selçuk Üniversitesi Prof. Dr. Haluk Hadi SÜMER
Yakın Doğu Üniversitesi Prof. Dr. Orhan ÇİFTÇİ
Yaşar Üniversitesi Prof. Dr. Ümit ATABEK
Yeditepe Üniversitesi Prof. Dr. Suat ANAR

YAZIYI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Fırat Televizyonunun Kazanılmış Hakkı Nerede?

Prof. Dr. Asaf Varol
avarol@firat.edu.tr

Geçen hafta “Elazığ Milletvekilleri Nerede?” başlığı ile kaleme aldığım yazıdan ötürü hem olumlu hem de olumsuz birçok tepki aldım. Hatta telefonla arayanlar oldu. Makaleme olumlu tepki verenlere teşekkür ediyorum. Görüşlerime katılmayarak eleştiri yapanların düşüncelerine de saygı duyuyorum. Ancak eleştiri yapan bazı kişilerin hissi davrandıkları görüşündeyim.

Bir okuyucum bana olaya politik yaklaştığımı iddia etti. Seçim öncesinde bu konuyu yazmamın doğru olmadığını söyledi. Bu görüş karşısında şaşırdım kaldım. Ne alâka demekten de kendimi alamadım. Bu kişinin yazımı dikkatli okumadığı görüşündeyim. Çünkü önerge vererek Kanunu iletişim fakültelerinin leyine çevirmek isteyenlerlerden bazıları hükümetin milletvekilleri değil mi?

Elazığ’ın milletvekilleri Genel Kurulda bir önerge vererek halen yayın yapan İletişim Fakültelerinin (dolayısıyla Fırat Televizyonunun) yayınlarını sürdürmelerini isteselerdi ne kaybederlerdi? Önerge gene reddedilirdi. Ama Elazığ Milletvekilleri Elazığ Kamuoyunda kahraman olurlardı.

Fırat Televizyonunun reklam geliri olsaydı, Elazığ’daki diğer yerel televizyonlar bu tasarruftan rahatsızlık duyabilirlerdi. Fırat Televizyonu ile Elazığ’daki diğer yerel televizyonlar arasında çok güzel diyaloglar var. Birlikte ortak yayınlar yapıyorlar. Biribirine eleman takviyesi ve hatta donanım desteğinde bulunuyorlar.

Geçen haftaki yazımda “ İletişim Fakültelerinden radyo ve televizyon yayını yapanlar, Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumundan hizmet almak yolu ile yayınlarını sürdürmek isterlerse, ücret ödemeyecekler” diye bir yorumda bulunmuştum. Bu yorumu yazarken de 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinin (2) paragrafının varlığından ümitlenmiştim. Bu paragrafta “(2) Açık Eğitim: Öğrencilere radyo, televizyon ve eğitim araçları vasıtasıyla yapılan bir eğitim – öğretim türüdür.” ifadesi yer alıyordu.

Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanununun 2 maddesinin f bendinde “Türkiye Radyo ve Televizyon Kanununa uygun olarak Radyo istasyonu kurmak ve işletmek” ifadesinin yer aldığını görünce, anladım ki “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Kanunlarında radyo ve televizyon yayını yapabileceklerine ilişkin hüküm bulunan kamu kurum ve kuruluşlarından Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu tarafından her hangi bir ücret alınmaz.” ile kastedilen, Meteoroloji Genel Müdürlüğünün yaptığı radyo yayınlarıdır. Belki bu şekilde TRT üzerinden ücretsiz yayın yapacak 1-2 kamu kurumu daha olabilir, kurumların kuruluş kanunlarını tek tek incelemek gerekecektir.

İletişim Fakültelerinin karasal yayın yapması Anayasaya aykırı bulunmuş (!) Gerekçede şu ifadeler yer alıyor. “Kamu Kurum ve Kuruluşları tarafından yapılacak radyo ve televizyon yayınlarının Anayasanın 133 üncü maddesi ile tek kamu radyo ve televizyonu olarak kurulan TRT tahsis edilen kanal ve frekanslardan yapılması öngörülmektedir. Bu şekilde diğer kamu kurum ve kuruluşlarının TRT imkânlarından yararlanmaları sağlanarak kaynak israfı engellenecek hem de yayıncılık açısından daha kaliteli hizmet sunulması sağlanacaktır.” deniliyor. İletişim Fakültelerine yayın hakkını veren 3984 sayılı Kanun 2002 de değiştirilmişti. Yani 8 yıl sonra mı Kanunun Anayasa’ya aykırı olduğunun farkına varıldı (!)

İletişim Fakültelerinden halen radyo ve televizyon yayını yapanların haklarını hukuk yolu ile aramalarının sonuç vereceğini düşünüyorum. Kazanılmış bir hak geri alınamaz! Asıl şimdi yapılan Anayasa’ya aykırıdır diye düşünüyorum.

YAZIYI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

RTÜK Üyeleri İletişim Fakültelerini Anlayamıyor

Prof. Dr. Asaf Varol
avarol@firat.edu.tr

Doğu Anadolu Sayısal TV Teknolojileri Semineri 1 Ağustos 2010 tarihinde Elazığ Öğretmenevi Konferans salonunda yapıldı. İletişim alanında televizyon ve radyo yayıncılığı bağlamında çok önemli konuların işlendiği bu seminerde IPTV, sayısal karasal yayıncılık, kablo yayıncılığı, İnternet temelli yayıncılık vb konular ele alındı. Bu seminerin diğer bir özelliği de RTÜK üyeleri Prof. Dr. Hasan Tahsin Fendoğlu, Dr. Zahid Akman ve Taha Yücel’in bu seminere katılmış olmaları idi. Protokol konuşmacıları arasında bana da söz verilmişti. İletişim Fakülteleri Dekanları Yürütme Kurulu Koordinatörü olarak söz alırken, iletişim fakültelerinin gelişmesinin önünde engel olarak gördüğümüz yeni RTÜK yasasının 37 inci maddesi aleyhine görüş bildirmek zorunda kaldım.

RTÜK tarafından hazırlanan “Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun Tasarısı Taslağı” başlıklı kanun tasarısının Frekans planlaması ve tahsis başlıklı 37 inci maddesinde “Kamu kurumlarının ikaz, duyuru ve eğitim maksadıyla karasal radyo veya televizyon yayını yapma talebinde bulunmaları halinde; bu talepler yapacakları protokol çerçevesinde, Türkiye Radyo-Televizyon Kurumundan hizmet alınarak karşılanır. Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu haricindeki kamu kurumlarına kanal veya frekans tahsisi yapılmaz.” ifadesi yer almaktadır. Bu yasa şu anda TBMM komisyonlarında görüşülüyor. RTÜK, İletişim Fakültesi Dekanlarının tümünün ısrarla talep ettiği mevcut 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkındaki Kanunun 24 üncü maddesinde yer alan “….., radyo-televizyon bölümleri bulunan iletişim fakültelerine yerel bazda frekanslar ve kanallar ücretsiz olarak tahsis edilir.” hakkının saklı tutulmasını görmezden gelmekte ve yeni yasa ile üniversitelerin karasal yayın yapma hakkını ortadan kaldırmak istemektedir.

Seminerde Fırat Televizyonunun Türkiye’nin İlk Yerel Üniversite Televizyonu olduğunu, ne tür zorluklarla bu televizyonunun bugünkü hale gelebildiğini dile getirdim. İletişim fakültelerinin karasal TV ve radyo yayınları yapmalarının, öğrencilerin eğitimi için önemini vurguladım. Benden sonra protokol konuşmasını yapan Dr. Zahid Akman, iletişim fakültelerine neden karasal yayın hakkı vermediklerini şöyle savundu. Üniversite televizyonlarının kamu desteği aldıkları için yerel özel televizyonlar karşısında avantajlı olduklarını, ülkemizde birçok iletişim fakültesi bulunduğunu ve her iletişim fakültesinin TV ya da radyo yayını yapmak isteyeceklerini ve reklam pastasından pay almalarının özel yerel televizyonları güç duruma soktuğunu belirtti.

Dr. Zahid Akman’ın bu söylemlerine katılmak mümkün değildir. Üniversite televizyonu olarak bizim diğer yerel televizyonlara maddi bağlamda rakip olmamız asla söz konusu olmamıştır. İşte Fırat TV 19 yıldır yayında. Elazığ’daki diğer yerel TV’lerle sürekli diyalog içinde olmadık mı? Hatta ilk yerel üniversite televizyon olması nedeniyle, diğer yerel televizyonlar yayına başladıklarında Fırat TV’den yetişen elemanlardan ve fikirlerinden yararlanmadılar mı? Fırat TV ilk kurulduğu yıllarda reklam almıştır, ancak 2002 yılında yasal hale geldikten sonra kesinlikle reklam geliri sağlamamıştır. Sadece bazı programlarımıza sponsorluk yapanlar çıkmıştır. Bu da stüdyoya kanepe, masa, sandalye şeklinde olmuştur. Şu anda İletişim Fakülteleri sayısı 56 rakamına ulaşmıştır. Ancak televizyon yayını yapan sadece Fırat, Selçuk, Erciyes, Atatürk üniversiteleridir. Dile getirildiği gibi her üniversite TV ya da radyo yayını yapamamaktadır. Televizyon stüdyosunun alt yapısını kurmak kolay mı?

RTÜK üyelerinin, özel yerel televizyonları maddi bağlamda korumak amacıyla yeni taslak yasada üniversitelerin karasal TV ve radyo yayınları yapmasını engelledikleri net biçimde anlaşılmıştır. Peki, iletişim öğrencisinin elindeki laboratuarını, stüdyosunu, çalışma atölyesini alarak alanlarında daha az bilgi dağarcığı ile yetişmelerine sebebiyet verdiklerinin acaba farkında mıdırlar? Öğrenci kendi programlarını hazırlayıp sunarak adeta kamuoyu önünde sınav verirken, şimdi uygulamasız teorisyenler olarak iletişim camiasına katılacaklar. TRT kanalı üzerinden eğitim yapabilecekleri yönündeki yukarıda belirtilen taslak kanun maddesi de çalıştırılamaz. Çünkü TRT ile protokol yapılacak ve hizmet alımı gerçekleştirilecektir. TRT hizmeti sunarken de öyle büyük rakamlar telaffuz edecek ki hiçbir üniversite bu bütçeyi bulamayacak veya Maliye Bakanlığı bu tür bir kaleme para konulmasına müsaade etmeyecektir.

RTÜK’ÜN bu tasarrufunu vahim bir durum olarak yorumluyorum. RTÜK üyelerinin bahane gösterdiği nedenler gerçeği yansıtmıyor. RTÜK’ÜN yasayı iletişim fakültelerinin aleyhine değiştirerek, bu alandaki eğitime vurduğu darbeyi yıllar sonra kamuoyu çok daha net görebilecektir. Taslak kanunu hazırlayan RTÜK üyeleri de bu tasarrufları nedeniyle ileride kamuoyu vicdanında mahkûm edileceklerdir.

YAZIYI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

İletişim Fakülteleri Dekanları Üzgün

Prof. Dr. Asaf Varol
avarol@firat.edu.tr

6-8 Mayıs 2010 tarihleri arasında Kıbrıs Yakındoğu Üniversitesi İletişim Fakültesi, 18 inci İletişim Fakültesi Dekanları toplantısına ev sahipliği yaptı. Bu toplantıya Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi, Türkiye’deki birçok İletişim Fakültesi dekanları ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetindeki Üniversitelerin İletişim Fakülteleri dekanları katıldı. Gündemin en önemli konusu; halen yürürlükte olan 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluşu ve Yayınları Hakkındaki Kanun ile bünyesinde Radyo ve Televizyon birimleri bulunan İletişim Fakültelerin radyo ve televizyonlarının yerel bağlamda karasal yayın yapma haklarının, yeni bir kanun tasarısı ile ortadan kaldırılmasının amaçlanmasıydı.

İletişim Fakülteleri Dekanları Yürütme Kurulunun geçen dönem Başkanlığını bendeniz yürüttüğüm için bir yıllık faaliyetler hakkında bilgiler verdim. Yasanın değiştirilmek istenmesine tepki gösterdim ve dekanlarımızın bu konu üzerinde hassasiyetle durmaları gerektiğini vurguladım. Şu anda ülkemizde televizyon yayını yapan dört üniversitemiz var. En eskisi ve ilk yerel üniversite televizyonu Fırat Üniversitesi televizyonudur. 1991 den beri yayınlarını sürdürmektedir. Diğer taraftan halen Selçuk, Erciyes ve Atatürk üniversiteleri de televizyon yayınları yapmaktadırlar.

Nasıl ki Tıp Fakültesi öğrencilerinin yetiştiği alan hastaneler ise, iletişim fakülteleri öğrencilerinin yetiştiği alan da stüdyolardır. Yayın yaptıkları için büyük bir heyecan duyan iletişim fakülteleri öğrencileri, kamuoyu önüne çıkabilmek için de büyük bir gayret içerisindedirler. Şimdi bu televizyonlar kapatılmak isteniyor ve öğrencilerin deneyimsiz yetiştirilmeleri hedefleniyor.
İletişim alanında yapılan ödüllü yarışmaların çoğunda halen radyo ve televizyon yayını yapan iletişim fakültelerimizin daha başarılı olduklarına şahit oluyoruz. Çünkü bu fakülteler, öğrencilerini uygulamalı bir eğitime tabi tutuyor ve öğrencilerin belgesel, güncel ve kültürel bağlamda programlar hazırlamalarını istiyor. Bu farkı en ileri seviyede götüren üniversitemiz Erciyes Üniversitesidir. 2003 yılında televizyon yayınlarına başlamalarına karşın, öğrencilerinin hazırladıkları belgesel ve diğer nitelikli filmlerle yarışmalara katılıyorlar ve ödüllerin önemli bir bölümünü kazanma başarısını gösteriyorlar.

Kıbrıs’ta yapılan toplantıda bu yeni yasa tasarısı, tüm dekanları derinden üzmüştür. RTÜK tarafından hazırlanan taslağın üniversiteler aleyhine kaleme alınmasına hiçbir anlam verilememektedir. Üstelik yeni yasa taslağının üniversitelerin yayın yapmasını, TRT üzerinden hizmet alımı şeklinde düzenliyor. Dönüşümlü bir yayın sistemi ve TRT’ye yüksek tutarlarda ödemeler yapılabilecek, üniversiteler sadece ilan, duyuru ya da eğitim amacıyla yayın yapabilecek! Taslağın yasallaşması halinde, örneğin Fırat Televizyonunun şu anki yayın formatının tamamen değişmesi ve eğitim dışında hiçbir program yapmaması gerekecek. TRT’ye yayın aktardığı için de üniversitenin ödemede zorlanacağı miktarlarda bir bedel istenebilecek. Herhalde bu kapsamda verilecek yayın süresi de haftada 1-2 saati geçemeyebilecek!

Kıbrıs toplantısında Yürütme Kurulu üyeliklerine Hacettepe Üniversitesinden Prof. Dr. Asker KARTARI, İzmir Ekonomi Üniversitesinden Prof. Dr. Sevda ALANKUŞ, Erciyes Üniversitesinden Prof. Dr. Hamza ÇAKIR, İstanbul Bilgi Üniversitesinden Prof. Dr. Nezih ERDOĞAN ve Yeditepe Üniversitesinden Prof. Dr. Suat ANAR seçildi. İletişim dekanlarının oyları ile Yürütme Kurulu Koordinatörlüğüne de ben seçildim. Bu seçim bana verilmiş en büyük ödüldür. Çünkü 2006 yılından beri Yürütme Kurulunun değişmeyen üyesi olarak hizmet ediyorum. Alınan karar gereğince Koordinatörlük görevim de süresiz olacak.

RTÜK tarafından hazırlanan yeni taslak yasadaki iletişim fakültelerinin karasal radyo ve televizyon yayınları yapmalarını engelleyen hüküm (37/4m), umarım Meclis komisyonunda değiştirilir. İletişim fakültelerinin yayın yapma hakları ellerinden geri alınmamalıdır. Şayet yasa tasarısı aynen bu şekli ile kanunlaşırsa, bunun tarihi vebalini RTÜK çekecektir.

YAZIYI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ