İletişim Fakülteleri Dekanları Mersin’de

Prof. Dr. Asaf Varol

2000 yılından beri her yıl en az bir defa olmak üzere iletişim fakülteleri dekanları, bir iletişim fakültesinin ev sahipliğinde toplanmaktadır. Hatırlanacağı üzere 2004 yılı Mayıs ayında Fırat Üniversitesi ev sahipliğinde iletişim fakülteleri dekanlarını ve medyanın bazı tanınmış isimlerini Elazığ’da toplamıştık. Dekanlar toplantısına paralel olarak aynı zamanda görkemli bir ödül törenini de o yıl gerçekleştirmiştik. İletişim fakülteleri dekanları toplantısı bu yıl 06-08 Nisan 2006 tarihleri arasında Mersin Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanlığı ev sahipliğinde yapılıyor.

ABD’de iken, çalışmalar yaptığım üniversitenin iletişim fakültesi ile sıkı ilişkiler içerisinde bulunuyordum. Müfredatlarını ve öğrencilerine nasıl bir çalışma ortamı hazırladıklarını incelemek amacıyla, zaman zaman fakültede araştırmalar yapıyordum. Oradaki incelemelerim ışığında, Fırat Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin geleceğini yakından ilgilendiren bir proje hazırladım. Bu projeyi Fırat Üniversitesi yönetimine brifing biçiminde sunmayı çok arzulardım. Bu sunuyu yapabilmem, şu ana kadar çeşitli nedenlerle mümkün olamadı. Benden kaynaklanmayan sebeplerle anlatamadığım projeyi, inşallah bir gün dinleyenler çıkabilir ümidiyle beklerken, Mersin Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanından özel bir davet yazısı aldım.

Birçok iletişim fakültesi dekanı, yurda döndükten sonra telefonla “Hoş geldin” demek için beni aramışlardı. Bu aramalar esnasında da ABD’de iletişim fakültelerini ilgilendiren bir proje hazırladığımı, bazı dekan arkadaşlarıma bahsetmiştim. Dekanlar aralarında yaptıkları görüşmelerde, Mersin’de yapılacak toplantıya mutlaka katılmamı ve bu projeyi kendilerine anlatmamı kararlaştırmışlar. Bunun sonucu olarak da Dekanlar toplantısına katılıp “İletişim Fakülteleri Akademik Değerlendirme ve Kalite Geliştirme Projesi” isimli projemi sunabileceğim.

İletişim fakültelerinin eğitim, öğretim ve araştırma faaliyetlerini değerlendirilmek, iletişim eğitiminin sorunları üzerinde görüş alışverişinde bulunmak, iletişim eğitiminin etkin ve verimli bir biçimde yürütülmesini sağlamak üzere öneriler geliştirmek, bu önerilerin gerçekleştirilmesi yönünde çaba sarf etmek, iletişim fakültelerinin kalitelerini geliştirilmek, kalite düzeylerinin onaylanması ve tanınmasını sağlamak ve belirtilen alanlarda gerekli girişimlerde bulunmak, bu projenin öncelikli amacını oluşturmaktadır.

Projenin ikinci amacı ise, ulusal ve yerel medyanın ihtiyaç duyacağı alanlarda hizmet içi eğitimler sunmak, iletişim meslek liselerinin müfredatları ile uyuşacak biçimde iletişim fakülteleri müfredatlarını iyileştirici çalışmalarda bulunmak, ulusal ve yerel medya sorunlarına çözüm önerileri geliştirmek ve RTÜK ile ortak projelerin yürütülebilmesi için alt yapı oluşturmaktır.

Modern iletişim araçları kullanılarak, iletişim fakültelerindeki eğitim-öğretim standardının Avrupa ve Amerika’daki gelişmiş iletişim fakülteleri seviyesine çıkartılmasını hedefleyen bu proje, Mersin’de oluşturulacak bir konsorsiyum aracılığı ile nihai biçimine kavuşturulacak. Tamamen İngilizce olarak hazırlanacak proje, netice itibari ile maddi kaynak temini için Avrupa Birliği tarafından desteklenen bir kuruluşa sunulacak.

YAZIYI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Yerel Gazeteler ve Teknoloji

Prof. Dr. Asaf Varol
asaf_varol@yahoo.com

Yerel gazeteler ait oldukları yörenin gözü kulağıdır. Bir ildeki yerel gazetelerin çeşitliliği ve çokluğu, o ilin okumaya verdiği önemin bir göstergesidir. Sadece gazete çıkartmış olmak veya bir kimlik kazanmak için yola çıkanlar olduğu gibi, belirli bir siyasi görüşü dayatmak amacıyla da basılan yerel gazeteler mevcuttur.

Amerika’da küçük şehirlerin dahi onlarla ifade edilebilecek gazeteleri mevcuttur. Örneğin üniversitesinde çalışmalar yaptığım Morgantown şehri oldukça küçük bir şehir olup üniversite kenti olarak bilinmektedir. West Virginia Üniversitesinin öğrenci sayısı 25 bin. Bu rakam eklendiğinde şehrin nüfusu 60-70 bin oluyor. Nüfusu az ama, burada yayımlanan çok kaliteli yerel gazeteleri bulunuyor. West Virginia Üniversitesi bile her gün “Daily Athenaeum” isimli bir gazete çıkarıyor. Bu gazete on binlerce baskı yapıyor ve ücretsiz olarak hem kente hem de üniversitenin tüm binalarına bırakılıp öğrencilerin eline geçmesi sağlanıyor. Bu yetmiyormuş gibi gazete aynı zamanda Internet üzerinden yayımlanarak tüm internet kullanıcılarının hizmetine sunuluyor. Internet üzerinden bir gazetenin yayınlanmış olması çok büyük bir olaydır. Çünkü gazeteyi her yere gönderemezsiniz, ama elektronik bilgileri bilgisayar aracılığı ile dünyanın en ücra noktasına kadar ulaştırabilirsiniz.

Başımdan geçen bir olayı size aktarmak istiyorum. Burada Ekim ayında futbol maçına gitmiş ve Amerika futbolu ile ilgili bir yazı yazmıştım. Bu yazı 25 Ekim tarihinde www.elaziz.net online gazetesinde “ABD’de Futbol Fanatikliği ve Elazığspor” başlığı ile yayımlanmıştı. ABD’li bazı arkadaşlarım ne yazdığımı merak ettiler ve İngilizceye çevirmemi rica ettiler. Ben de ana fikrine bağlı kalarak metni İngilizceye çevirdim ve www.elaziz.net gazetesinde İngilizcesinin de yayınlanmasını sağladım. Amerikalı arkadaşlar yazdıklarımı webte görüp birbirine göstermişler.

Sonuçta bu yazı bir şekilde Morgantown’ın en büyük gazetelerinden Dominion Post Newspaper Spor İşleri Direktörü Bob Herztel’in eline geçiyor. Bob Hertzler 31 Ekim 2004 tarihli gazetede spor bölümünün baş sayfasına “No Wire Fences (Tel Örgüsüz)” başlığı ile benim yazıyı yorumlayan uzun bir yazı yazmış (Bu yazıya internet üzerinden ulaşmak için http://www.dominionpost.com/a/sports/2004/10/31/ad/ adresine bakılabilir). Bunun haricinde yazdığım yazı Üniversitenin her gün yayımlandığı “Daily Athenaeum” gazetesinde de 11 Kasım’da yayımlandı.

Yukarıda anlattığım olay, dünyanın ne kadar küreselleştiğine güzel bir örnek teşkil ediyor. Küreselleşmeyi sağlayan ise bu olayda Internet gazeteciliğidir. Bu noktadan yola çıktığımızda Elazığ’da yayımlanan yerel gazetelerimizde büyük bir eksiklik görüyorum. Türkiye’de birçok ilin gazeteleri aynı zamanda Internet’te yayımlanırken, maalesef Elazığ’da günlük yayımlanan basılı gazetelerden aynı zamanda online yayımlanan hiç yok. Bu çok büyük bir eksikliktir. Sadece www.elaziz.net ve Elazığ Valiliğinin (http://www.elazig.gov.tr) web sayfaları uzakta yaşayan Elazığlıların sınırlı da olsa bazı haberlere ulaşmasını sağlıyor. Hatta Elazığ Valiliği yerel gazetelerin ilk sayfasının resmini de yayımlıyor. Ancak sadece başlıkları okunabiliyor. Oysa uygun yazılım ve donanım kullanılarak, sayfaların hepsi okunur hale getirilebilir. Tabi Elazığ’da yayımlanan yerel gazetelerden beklentimiz ise normal gazete baskısı yanında, bir an önce online yayına da geçmeleridir.

YAZIYI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

İletişim Fakültemize Mansiyon Ödülü

Prof. Dr. Asaf Varol
avarol@firat.edu.tr

Fırat Üniversitesi İletişim Fakültesinin kuruluşunun üzerinden daha tam 3 yıl dahi geçmedi. Ancak öğrencilerimiz büyük projelere şimdiden imza attılar bile. Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğü, ‘Geleceğin Sineması’nın yaratılmasına katkıda bulunacak sinema öğrencilerinin, eğitimleri sırasında yaptıkları kısa filmlere destek olmak amacıyla, TÜRSAK Vakfı’nın danışmanlığında ve üniversitelerin işbirliği ile sinema-iletişim öğrencilerinin film projelerini destekleme kararı almıştı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğü Temsilcisi Asaf Koçtürk; yapımcı Leyla Özalp; yönetmen Barış Pirhasan; SİYAD Üyesi Yeşim Tabak; yönetmen Atıf Yılmaz ve TÜRSAK Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Engin Yiğitgil’den oluşan seçici kurul, 13 Mayıs 2004 tarihinde yaptığı toplantıda `Geleceğin Sineması’ Destekleme Programı’nda 2.500.000.000TL’lik maddi destek alan 12 projeyi değerlendirdi.

Fırat Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo TV ve Sinema Bölümü 3. sınıf öğrencisi Sercan Kehribar’ın `Her Neyse’ adlı projesi, jürinin ortak kararı ile mansiyona değer bulundu. Bu ödül bizim için çok büyük bir anlam taşımaktadır. Türkiye’deki birçok iletişim fakültesinin katıldığı bir yarışmada, mansiyon ödülüne layık görülmemiz, iletişim fakültemiz için çok önemli bir gelişme…

Kurucu dekanı olarak atandığım günden beri, iletişim fakültemizi layık olduğu seviyeye çıkartabilmek için ben ve arkadaşlarım birlikte büyük mücadeleler vermekteyiz. Bu bağlamda her dersimizde öğrencilerimizin daha ilk yıllardan itibaren eserler hazırlayarak yarışmalara katılmalarını önermekte ve bu bağlamda teşvik etmekteyiz.

Sercan Kehribar’ın “Her Neyse” adlı projesi, bizim öğrencimiz tarafından hazırlanan bir çalışma. Bu çalışma, yarışmaya gönderilmeden önce Prof. Dr. Asaf Varol, Arş. Gör. Derya Çetin ve Arş. Gör. Sinan Altundağ’ın oluşturduğu ön eleme jürisi tarafından incelendi ve fakültemizi temsilen yarışmaya gönderilmesine karar verildi.

Jüri tarafından ödüle layık görülen kişiler ve projeler şöyle. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi 4. sınıf öğrencisi Bora Altun’un belgesel projesi birinci seçildi. Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-TV Sinema Bölümü 3. sınıf öğrencisi Selin Suar’ın `Balık’ adlı projesi `ustalıklı senaryosu’ ile ikinciliğe; Selçuk Üniversitesi Gazetecilik Bölümü 3. sınıf öğrencisi Itır Sema Ertaş’ın `Ölüm Düşleri Gerçektir’ adlı projesi `orijinal senaryosu’ ile üçüncülüğe ve Fırat Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo TV ve Sinema Bölümü 3. sınıf öğrencisi Sercan Kehribar’ın `Her Neyse’ adlı projesi jürinin ortak kararı ile mansiyona değer bulundu.

Ödüller, 4 Haziran 2004 Cuma günü saat 19.30’da Atatürk Kültür Merkezi’nde, Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Erkan Mumcu’nun da katılacağı `Ödül Töreni’nde sahiplerini bulacak. Fırat Üniversitesi İletişim Fakültesinin bu törende adının dördüncü sırada okunacak olması, biz öğretim elemanlarının en büyük mutluluğu… Her zaman, başarılı öğrencilerimizin arkasında olacağız ve mutlaka ödül törenlerinde Fırat Üniversitesinin adını duyurmaya devam edeceğiz. Ödül kazanan öğrencimiz Sercan Kehribar’ı da başarısından ötürü candan kutlarız.

YAZIYI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Üniversite ve Elazığ Medya Gündeminde

Prof. Dr. Asaf Varol
avarol@firat.edu.tr

Geçen hafta sonu iletişim fakülteleri dekanları toplantısı ve 2003 yılı Başarılı İletişimciler Ödülü töreni etkinlikleri nedeniyle üniversitemiz ve Elazığ ulusal ve yerel medya da yeterince işlendi. İlk defa en çok katılımlı iletişim dekanları toplantısı yapıldı. İlk defa 13 ayrı iletişim fakültesi öğrencilerin oyu ile 2003 yılı başarılı iletişimciler ödülleri dağıtıldı. Gene ilk defa 13 iletişim fakültesi dekanlarının organize ettiği “Dekan Özel Ödülü” verildi.

İlkler bitmiyor devam edecek olursak, CNN Türk ilk defa FIRAT RTV stüdyolarında çekim yaptı ve Elazığ’lı başarılı iş adamımız Sayın Süleyman Orakçıoğlu’nu konuk etti. Düşünebiliyor musunuz ulusal bir televizyon (CNN Türk), televizyonda yayımlanma süresi açısından çok uzun sayılabilecek bir programı, Elazığ için ayırabiliyor. Ali Atıf Hoca, 9 Mayıs 2004 tarihli Hürriyet Gazetesinde yayımlanan “Atıf Hoca’nın Not Defteri” isimli köşesinde Üniversiteye ve Kolordu Komutanlığına teşekkürlerini sunuyor ve toplantılar için “Rüya gibi geçen Elazığ toplantısı” tabirini kullanıyor.

Maraton programı sunucusu Şansal Büyüka, kendi programlarına verilen ödülün büyüklüğünden ve öneminden söz ediyor. Fenerbahçe futbol takımının şampiyonluğunun konuşulduğu bir programda, Elazığ ve Üniversitemizden söz ettirmek, her halde çok büyük başarı olsa gerek.

Bu yazıyı kaleme aldığımda “Ali Atıf Hoca İle Reklam ve Rekabet” isimli program henüz yayımlanmamıştı. Bu program Pazartesi günleri saat 23.05 de CNN Türk’te yayımlanmakta. Eminim ki o programda da Elazığ ve Fırat Üniversitesi, Türkiye çapında duyurulmuş olacak.

Hulki Cevizoğlu ve Kenan Işık da kendi programlarında mutlaka bu etkinliklerden bahsedeceklerdir. Keza diğerleri de… Milyarlarca ödeme yapılsaydı bu kadar başarılı bir tanıtım gerçekleştirilemezdi. Ama planlı ve programlı bir etkinlik sayesinde, tüm ülkeye kendinizi duyurabiliyorsanız, bu toplantı ve etkinliklerin hedefine ulaştığının göstergesidir.

Bu tür etkinliklerin başarılı geçmesinde elbette ki ekip çalışmasının çok önemli katkıları vardır. İletişim fakültemiz henüz çok yeni bir fakülte. Buna rağmen çok büyük bir organizasyona girebilmesi, azimle çalışan ve sayıları bir elin parmakları kadar olan bir ekibin mücadele gücünden kaynaklanmıştır. Bu etkinlikleri gerçekleştirmek de ancak alınabilecek desteklerle sağlanabilir.

Bu etkinliklerin başarılı geçmesi için Rektörümüz Sayın Prof. Dr. A. Feyzi Bingöl bizlere her konuda tam destek sağlamıştır. 8. Kolordu Komutanımız Sayın Ethem Erdağı, Orduevinin tüm imkânlarını bize tahsis etmiştir. Keza sponsorlarımızın her biri işin bir ucundan tutarak, başarılı bir etkinlik yapmamıza vesile olmuşlardır. Kanal 23, FIRAT RTV programı canlı yayımlamışlardır. Tek cümle ile her şey mükemmel cereyan etmiş ve başarılı bir etkinlik yapılmıştır. Katkısı olan herkese sonsuz şükranlarımı sunuyorum.

YAZIYI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Yerel Seçimler ve Medya

Prof. Dr. Asaf Varol
avarol@firat.edu.tr

28 Mart 2004 tarihi, ülkemiz açısından önemli bir gün. Çünkü yerel yönetimlerin başkanlarını seçmiş olacağız. Televizyon, radyo, gazete gibi medya unsurları, seçimlerde çok etkili olmaktadır. Bizleri yönetmeye talip adaylar görücüye çıkmakta ve yarış içerisine girmektedir. Bilinçli halkımız da bu adayları dinleyerek, iş yapacak adayları belirlemeye çalışmaktadır.

“Bilinçli halkımız” ifadesini özellikle kullandım. Çünkü maalesef özellikle bölgemizde seçmenlerin önemli bir bölümü, hala aday belirlemede öz iradelerini kullanmaktan yoksundur. Eşinin, akrabalarının veya kendisinin saygı duyduğu tanıdıklarının etkisinde kalarak oyunu belirlemeye çalışmaktadır. En kötüsü ise, toplumun önemli bir bölümünü oluşturan fertlerinin; bölgemizde aslında toplumu kendi menfaatleri doğrultusunda sömürmeyi amaçlayan bazı sözde din adamlarının yanlış ve aldatıcı telkinlerinin etkisinde kalarak oylarını kullanmalarıdır.

Bireylerin hür iradelerini kullanarak seçimlerde oy kullanmaları için daha uzun yıllara ihtiyacımız olacak. Toplumun eğitim düzeyinin yükselmesi, doğru ve yanlışları ayırt edebilmeleri sonucunda, ancak gerçek anlamda bir demokratik seçimden bahsedilebilir.

Yıllar öncesi ile kıyasladığımızda, halkımızın artık yavaş yavaş gerçekleri görerek oy verdiklerine şahit olabilmekteyiz. Nitekim bu yüzdendir ki son yıllarda hükümet olan partiler ile yerel yönetimleri kazanan partiler arasında çok farklı tablolar yaşanabilmektedir.

İllerde yerel televizyonların seçimlerdeki etkisi, çok etkili olmaya başladı. Adaylar yapacaklarını anlattıkları televizyon programlarında konuya ne kadar hakim olduklarını, söylediklerinin ne kadar gerçeklere dayandığını görmek artık çok kolay. Yeter ki konuşulanlar biraz dikkatli izlenebilsin. Yerel medya çalışanlarında bu tür programları yöneten program yapımcıları da tuzak sorularla adayı hırpalayabilmekte ve adayların gerçek durumlarını ortaya koyabilmektedirler.

Adaylar televizyona çıkmadıklarında gizemli bir görüntü verebilirken, televizyona çıktıktan sonra yöneltilen sorular karşısında bocalamaları veya kelimeleri yuvarlamaları yüzünden, çok oy kaybedebilirler. Çünkü bilinçli seçmen önceden sempati duyduğu bir adayın, sorular karşısındaki tutarsız savunmaların fark ettiğinde, körü körüne söz konusu adaya oy vermenin yanlış olacağını görebilmektedir.

Elazığ’da da yerel seçim atmosferi çok heyecanlı bir duruma büründü. Adaylar televizyonlara çıkarak projelerini anlatmaya çalışmaktadırlar. Bir seçmen olarak tek arzum, kazanacak adayın dürüst bir biçimde Elazığ’ın daha da ileriye gitmesine canla başla çalışmasıdır. Proje üretmek, ekip çalışmaları ve de beyin fırtınası denilen olguların harekete geçirilmesi ile sağlanabilir. Tüm adaylara başarılar dilerken, 29 Mart sabahını da büyük bir heyecanla beklediğimi ifade etmek istiyorum. Elazığ’a kim daha iyi hizmet verecekse, seçimi o adayın kazanması, tek arzumuzdur.

YAZIYI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ