Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyetinde Görev Değişikliği

Prof. Dr. Asaf Varol
avarol@firat.edu.tr

Toplam 45 üyesi bulunan Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyeti Olağan Genel Kurulu 26 Ocak 2002 günü 31 üyenin katılımı ile yapıldı. Divan Başkanlığı görevi tarafımdan yürütülen bu toplantı, demokrasi kurallarının azami düzeyde uygulandığı bir atmosferde gerçekleştirildi.

Önceki Cemiyet Başkanı Bedrettin Keleştimur’un, ısrarlara rağmen seçilecek yeni yönetim kurulunda görev almak istemediğini belirtmesi üzerine, üyeler tarafından 14 farklı aday ismi önerildi. Her aday bu 14 adaydan istediği 7 kişiyi listesine yazdı. Gizli oylama sonucunda Ahmet Teyfik Ozan, Recep Bağcı, Yücel Çakmak, Şükrü Kacar, Yusuf Boydak, Şerif Kaya ve Celal Şener yeni yönetim kurulu üyeleri olarak seçildiler.
Denetleme Kurulu üyeliklerine Muammer Aksoy, Lütfü Parlak ve Hüseyin Göçeri ve Üst Kurul Üyeliklerine ise Bedrettin Keleştimur, Asaf Varol ve Celal Şener seçildiler.

Yeni seçilen Yönetim Kurulu kendi aralarında yaptıkları seçim sonrasında Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığına Şükrü Kacar hocamızı getirdiler. Bu olağan kongre sonrasında Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyeti Yönetimi el değiştirmiş oldu. Seçimlere hazır liste olarak girilmemesi, her önerilen ismin yönetim ve denetleme kurulu üyeliklerine yazılması ve gizli oylama sonucunda sıralamanın belirlenmiş olması, gerçek anlamda bir demokrasi örneğinin yaşanmasına vesile olmuştur.

Yeniden görev almak istemeyen Bedrettin Keleştimur ve arkadaşları, yönetimleri döneminde başarılı çalışmalara imza attıklarına şahit olmuştuk. Yaptıkları bazı etkinlikler sayesinde, Elazığ İlimizin ulusal medyada tanıtılması sağlanmıştır. Çeşitli kamu kurum ve kuruluşları ile ortak düzenlenen etkinlikler sayesinde birleştirici ve kaynaştırıcı rolü oynayan Sayın Keleştimur’un herhalde en üzüldüğü konu, kendi dönemlerinde Elazığ’da ikinci bir Gazeteciler Cemiyetinin (Elazığ Gazeteciler Cemiyetinin) kurulması olsa gerek.

Elazığ’da iki ayrı Gazeteciler Cemiyetinin varlığı bana göre gereksizdir. Çünkü ikinci cemiyetin kurulmasının nedeni, Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyetinden bir grup basın çalışanlarının ayrılması sonucu gerçekleşmiştir. Ümit ediyorum ki, yeni yönetim birleştirici bir misyon üstlenerek Elazığ Gazeteciler Cemiyeti ile Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyetinin bir araya gelmesini sağlayabilir.

Genel Kurulda yaşanan en önemli unsur isteyen üyenin görüşlerini rahatlıkla beyan edebilmesi idi. Yapıcı eleştiri olarak algılanabilecek konular arasında ödüller ve basın mensuplarına yapılan saldırıların Cemiyet tarafından yeterince desteklenmediği hususları idi.

Geçen dönemlerde adeta ödül enflasyonu yaşanıyordu. Kanımca ödül sayısının çok fazla oluşu, gerçek anlamda ödüle layık olanları üzüyordu. Ödül verilirken hatır ve gönül işi yapılmamalıdır. Herkesin kendisini ödüle layık görerek müracaat etmesi doğaldır. Ancak, seçici jüri, değerlendirmeleri yaparken çok titiz davranmalı ve gerçek ödül sahiplerini bulmalıdır. Hocamız Sayın Şükrü Kacar ve ekibini kutlar, her türlü olumlu faaliyetlerinde kendilerini destekleyeceğimizi belirtir, kendilerine başarılar dilerim.

YAZIYI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Safranbolu’Da Film Festivali

Prof. Dr. Asaf Varol
avarol@firat.edu.tr

3. Altın Safran Belgesel Film Festivali 19-22 Eylül 2002 tarihleri arasında Safranbolu’da yapıldı. Birincisi 2000 yılı içinde yapılan bu festival, her sene büyük gelişme gösteriyor. Bizdeki Hazar Şiir Akşamları, nasıl her yıl daha görkemli hale geliyorsa, benzer bir gelişmeyi Safranbolu’daki film festivallerinde yaşamak mümkün.

Bu festivalin en büyük özelliklerinden biri de iletişim fakülteleri öğrencilerinin eserleri ile çeşitli ödüllere aday olmalarıdır. Fırat Üniversitesi İletişim Fakültesi geçen yıl öğrenci almaya başladığı için henüz bizim öğrencilerden bu festivale katılan olmadı. Ancak bu yıl ikinci sınıf öğrencilerinden birkaçını, hazırlık yapmaları için teşvik edeceğim ve gerekli desteği vermeye çalışacağız.

Festival yanında iletişim fakülteleri dekanları olarak, iletişim fakültelerinde yapılan eğitimin aksayan yönlerini karşılıklı tartıştık ve çeşitli komisyonlar kurduk. Bu komisyonlar içerisinde Fırat İletişim Fakültesi olarak görev almamız yönünde diğer iletişim fakültesi dekanlarının tekliflerini memnuniyetler karşılamaktayım. Çünkü yeni eğitime başlayan bir fakültenin komisyonlara girmesinin istenmesi, bugüne kadar yapılan çalışmaların olumlu yönde gelişimine işaret etmektedir.

Tören sırasında Bilkent Senfoni Orkestrası eşliğinde soprano Yelda Kodallı’nın konseri büyük alkış aldı. Doğrusunu söylemek gerekirse, Safranbolu halkının kültüre ve bu tür festivallere olan ilgisini kıskanır oldum. Safranbolu evlerine verilen ehemmiyet, halkın atalarımızın mirasına olan saygısını tescil etmeye yetiyor.

Safranbolu Film Festivalinde slogan olarak “Koruyarak Yaşamak, Yaşayarak Korumak” ve tarih bilinci içerisinde sahip olunan değerleri gelecek kuşaklara gelişen “Korumacılık anlayışıyla” taşımak azim ve kararlılığını gördüm Safranbolu yöneticilerinde.

Safranbolu Film Festivalini gördükten sonra, Elazığ’da Kültür Kurultayını” yapmanın ne kadar ulvi bir görev olacağını, her Elazığ’lının çok iyi bilmesi gerekir. Hazar Şiir Akşamları münasebetiyle düzenlenecek etkinliklerin başlangıcında, yani 27 Eylül 2002 Cuma günü öğle sonu saat 14.00 de Fırat Üniversitesi Atatürk Konferans salonunda “Kültür Kurultayı” ile ilgili yapılan çalışmaların genel bir raporunu sunmaya çalışacağım.

Kültür Kurultayının finaline doğru bir küçük film festivalinin de beraberinde düşünülmesi ve iletişim fakültesi öğrencilerinin bu festivale katılmasının sağlanması, ilimizdeki kültür değerlerinin tanıtılması açısından büyük önem taşıyacaktır. Kültür değerlerimizi ön plana çıkartmak ve kültür mirasımıza sahip çıktığımızı belgelemenin etkili yollarından birisi de düzenlenen festivaller olacaktır.

YAZIYI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyeti Ödül Töreni

Prof. Dr. Asaf Varol
avarol@firat.edu.tr

Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyeti 2001 Yılı Başarılı Gazeteciler Ödül Töreni 31 Mayıs’da yapılıyor. Ancak törenler aslında 27 Mayıs’ta başlatıldı. 27 Mayıs akşamı Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyetinde ETSO Başkanı Suat Öztürk, “Elazığ 2. Sanayi ve Ticaret Fuarına Doğru” konulu bir konuşma yaptı.

Suat Öztürk, geçen yıl yapılan fuardaki aksaklıkların dikkate alınarak, bu yıl mükemmel bir fuar düzenlemek amacıyla Makro Fuarcılık adı ile bir şirket kurduklarını ve bu şirkette profesyonel elemanların görev aldıklarını belirtti.

Fuar süresince her iki günde bir halk konserlerinin olacağını belirten Sayın Öztürk, İbrahim Tatlıses’in de katılımcı sanatçılar arasında yer alacağını ve fuar alanının 50-60 bin kişiyi alacak şekilde yapılandırıldığını belirtti.

28 Mayıs akşamı ise Karakoçan Kaymakamı Süleyman Elban, “Karakoçan’daki Ekonomik Gelişmeler” konulu konuşmasını yaptı. Sayın Elban, Karakoçan’da kurdukları yem fabrikası için verdikleri mücadeleleri anlattı. Verdiği mücadeleler dinlendikçe, hedeflerin iyi belirlenmesi ve azimle çalışılması durumunda, yapılması zor işlerin dahi başarı ile sonuçlanabileceği konusunu, kendisi açıkça ortaya konmuş oldu.

Devekuşları ile ilgili Sayın Kaymakamın anlattıkları çok ilginçti. Çünkü önceden hiç bilgi sahibi olmadan başlanılan işlerde verilen zayiatın fazla olabileceğini vurgulanıyordu. Elazığ ve yöresinde devekuşu beslemek isteyenlerin, bu tür bir faaliyete başlamadan önce mutlaka Kaymakam Elban’a danışmalarını öneririm.

Mevzuatlar yüzünden çektikleri sıkıntıları da dile getiren Sayın Elban, mera kanunu, orman kanunu, Kültür ve Tabiatı Koruma Kanunu vb mevzuatlar yüzünden yem fabrikasını tarım arazisi üzerine kurmak durumunda kaldıklarını anlattı. Çünkü diğer kanun ve yönetmelikler karşısında en rahat arsa alınabilecek alanların tarım arazileri olduğunu belirtti. Bu ifadesi ile bir devlet yöneticisi bile karmaşık mevzuatlar yüzünden çekilen sıkıntıları itiraf etmekten çekinmiyordu.

Cemiyet Başkanı Eğitimci Yazar Şükrü Kaçar ise büyük bir vefa örneği sergileyerek, Elazığ’a hizmet ettikleri halde unutulan kişileri hatırlamak için birer plaket hazırlattırdıklarını söylemesi, bana göre çok anlamlıydı. Çünkü maalesef bizler hizmet edenleri çok çabuk unutabiliyoruz. Sayın Kaçar’ın dediği gibi “Bizler büyüklerimizi, hizmet edenleri hatırlamalıyız ki, bizden sonra gelecekler de bizleri hatırlasınlar”.

Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyeti ödülleri bu yıl da biraz fazla sayıda oldu. Ancak kategoriler çoğaldıkça mecburen ödül sayısı da artmaktadır. Bu arada mutlaka ödüle layık oldukları halde gözden kaçmış veya değerlendirmeye alınmamış kişiler de olabilir. Bu durumda olanların da hoşgörülü davranacaklarını umuyorum.

YAZIYI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Iletişim Fakülte Dekanlarinin Birlikteliği

Prof. Dr. Asaf Varol
avarol@firat.edu.tr

İletişim Fakülteleri dekanları, Türkiye’deki İletişim Fakülteleri arasında koordinasyonu sağlamak amacıyla iki yılı aşkın bir süredir birlikte çalışmaktadırlar. İşbirliği amacıyla zaman zaman yapılan toplantılarda, iletişim fakültelerinin geleceği ile ilgili önemli bir dizi kararlar alınmaktadır.

Alınan bazı önemli kararlar şöyle sıralanabilir:

1. İletişim Fakülteleri ders programlarını, sektör ihtiyaçlarını saptayıp analiz ederek geliştirmelidir.
2. Kuramsal temeller bütün fakültelerde standart ve ortak olmalıdır.
3. Fakülteler, üçüncü, dördüncü yıl derslerinde bilgi, teknik-teknolojik ve kadro alt yapıları dikkate alınarak uzmanlaşmış programlara yönelmelidir.
4. İletişim fakültelerinde yan dal ve çift ana dal programlarını gerçekleştirmek üzere fakülte programları bu yönde düzenlenmelidir.
5. Daha önce TRT ile başlayan işbirliği kapsamında, iletişim fakülteleri arasında öğrenci stajları yeniden değerlendirilmeli ve iletişim alanında sözlük çalışmaları başlatılmalıdır.
6. İletişim Fakülteleri Eğitim Konseyi kurulmalıdır.
7. Fakülteler arası kısa ve uzun süreli öğrenci ve öğretim elemanları değişimi yapılmalıdır.
8. Bilimsel çalışmaların ve öğrenci yapıtlarının fakülteler arasında dolaşımı sağlanmalıdır.
9. İletişim fakülteleri harçları, iletişim eğitiminin maliyeti düşünülerek, yeniden düzenlenmelidir.
10. İletişim fakülteleri mezunlarının istihdam olanaklarını artırmak için, iletişim eğitimi veren orta öğretim kurumlarının öğretmen ihtiyacını karşılamak amacıyla, mezunlarına pedagojik eğitim verilmelidir.

Yukarıdaki ortak kararların yürürlüğe sokulabilmesi için her iletişim fakültesinin kendi üniversitesi içerisinde bazı çalışmalar başlatması kaçınılmazdır. Bu işbirliği sayesinde iletişim fakülteleri birbirinden haberdar olmakta ve ortak çalışmalar yapabilmektedirler.

Ortak alınan kararlardan en önemlisi ise iletişim fakülteleri kendi aralarında konsorsiyum oluşturarak, ortak kamuoyu araştırmaları başlatmaları kararıdır. İletişim Fakültesi, “Bir elin nesi var, iki elin sesi var” misali elbirliği içerinde yoğun çalışmaktadırlar. Hedefleri ise, daha kaliteli eğitim-öğretim sunmak ve mezunlarına yeni iş sahaları açmaktır.

YAZIYI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

İletişim Fakültesi Açılış Töreni Ve Unuttuklarımız

Prof. Dr. Asaf Varol
avarol@firat.edu.tr

15 Kasım günü Fakültemizin açılışı üniversitemiz akademik ve idari personeli, öğrencilerimizin katılımı ve Elazığ medyasından gelenlerle gerçekleştirilmiş oldu. Açılışta Fırat Televizyonundan başlayarak İletişim Fakütesinin öğrenci alımına kadarki süreci özetleyen bir sinevizyon sunumu yapıldı. Toplam 7 dakika süren VTR sunusunda 10 yıllık bir Fırat TV geçmişini ortaya koymak kolay değil.

Zaten tören yapmayı 12 Kasımda kararlaştırdık, 3 gün sonra da töreni gerçekleştirdik. Yani tüm hazırlıklar üç gün içinde yapıldı. Yazılan senaryoya uygun görüntülerin yerleştirilmesinin kolay olmadığı, bu alanda çalışanlar tarafından çok iyi bilinir. Bu nedenle her zaman unutulanlar olabilir.

Fırat TV’de çeşitli yıllarda televizyon programı yapan birçok değerli üniversite mensuplarımız ve bireylerin tümünün görüntülerini vermek, VTR’nin hazırlanma sürecinin kısalığı ve her görüntüye ulaşmadaki arşivleme problemleri yüzünden mümkün olamıyabiliyor. Ama Fırat TV’deki arkadaşlarımız söz konusu VTR’yi hazırlarken kasıtlı davranmadıklarına inanıyorum.

Gene teşekkür belgesi hazırlarken de acelecilik yüzünden gözden kaçırdıklarımız olabiliyor. Açılış töreninde karşılaştığınız bir kişinin katkısı aklınıza geldiğinde, teşekkür belgesi düzenlemediğiniz için mahcup olabiliyorsunuz.

Törenlerde mümkün olduğunca katılımcıları sıkmamak için konuşma metinlerinin kısa tutulması taraftarıyım. Bu nedenle de konuşma metnini bitirdikten sonra nerelerden kısaltma yapabilirim diye çabalayıp duruyorum. Köşe yazılarımda da vermek istediğim mesajı bir sayfaya sığdırmak bazen çok zor olabiliyor.

Örneğin açılış konuşmamda, “24 Nisan 1998 günü Elazığ’da “Anadolu Medyasında Gelişim Çizgisi” paneli; 8-9 Ekim 1998 tarihleri arasında basına yönelik olarak düzenlenen “Yerel Gazetecilik, Televizyonculuk ve Radyoculuk Meslek İçi Eğitimleri” ve 29 Mayıs 2000 tarihinde Üniversitede “İletişim Panelinde”Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyeti adı yerine “Siz medya mensupları” ifadesini kullanmıştım. Çünkü Cemiyet Başkanı Sayın Bedrettin Keleştimur da oradaydı ve üstelik tanıtım VTR’sinde kendi görüntüsüne yer verilmişti. Oysa konuşmamda kapalı ifade yerine açık ifade kullanmam dah uygun düşerdi.

Sonuçta hiçbir ard niyet taşımadan, birlikte bir açılış töreni yapmak için yola çıktığımıza herkesin inanmasını istiyorum. İsmini zikretmeyi ve VTR’de görüntüsünü vermeyi unuttuğumuz dostlarımızdan özür diliyor, İletişim Fakültemizin açılışının ülkemiz ve milletimize hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum.

YAZIYI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ